1. YAZARLAR

  2. Lütfi ŞAHİN

  3. Adı En Çok Duyulmuş 10 Müslüman İlim Adamı
Lütfi ŞAHİN

Lütfi ŞAHİN

Yazarın Tüm Yazıları >

Adı En Çok Duyulmuş 10 Müslüman İlim Adamı

A+A-
Tarih içerisinde Müslümanlar dünyaya bir çok şeyler vermişlerdir. Bilimde, sanatta, edebiyatta ve daha birçok sahada kazançlar sağlamışlardır. Muhtemelen bu kişiler kaplarına sığamayacak kadar kendilerini geliştirmişler ve daha sonra da insanlığa hizmet etmişlerdir.
Adı duyulan ilim adamları, yazarlar, sanatkarlar olduğu gibi, adları duyulmayanlarda vardır. Her ne şekilde olursa olsun, insanlığa hizmet etmiş olan bu kişileri rahmetle yad ediyoruz.
Dünya çapında adı duyulmuş Müslüman ilim adamlarının adlarını muhtemelen sizlerde duymuşsunuzdur. Bu kişiler kimdir? İsterseniz bunu bir irdeleyelim…

1-Mevlana: “Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Ben yaşadıkça Kur''an''ın bendesiyim
Ben Hz.Muhammed''in ayağının tozuyum
Biri benden bundan başkasını naklederse
Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...” (1)
Yukarıdaki sözlerin sahibi olan ve küçüklüğünü ifade ettikçe büyüyen bir alim: Mevlana. 30 Eylül 1207 yılında Belh şehrinde Dünya’ya gelen Mevlana, daha çocukluk yıllarından itibaren bilgisi ve aklıyla insanları etkilemiştir. Mevlana’nın babası “bilginlerin sultanı” lakabı ile anılan Bahaeddin Veled’dir. Mevlana’nın annesi ise Mümine Hatun’dur.
Birçok eser bırakan ve 17 Aralık 1273 günü Hakk’ın rahmetine kavuşan Mevlana’nın vasiyeti üzerine cenaze namazını Sadreddin-i Konevi kıldıracaktır, ancak Konevi Mevlana’yı o kadar sevmektedir ki; cenazesinde baygınlık geçirir. Bu nedenden dolayı cenaze namazını Kadı Siraceddin kıldırmıştır.
Bir çok öğrenci yetiştiren Mevlana’nın belli başlı eserlerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
-Mesnevi
-Büyük Divan
-Fihi Ma-Fih
-Mecalis-i Seb’a
-Mektubat

2-Şemsi Tebrizi: “Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler, ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lakin siz bunların hiçbirini göremezsiniz.” (1)
Bu sözleri söyleyen Mevlana; gönül ehli olan arkadaşının, sırdaşının yokluğu nedeniyle bu sözleri söylemiştir. O gönül dostunun adı:Şems-i Tebrizi’dir.
Şems-i Tebrizi 1185 yılında Tebriz şehrinde doğmuştur. Babası Melik Dad oğlu Ali’dir. Şems-i Tebrizi Şemseddin yani dinin güneşi lakabıyla anılmıştır.
Şems 1247 tarihinde yedi kişi tarafından katledilmiştir. Şems “beni öldürecekseniz namazdayken öldürün” demiştir. Kanlı mendilinin de Mevlana’ya ulaştırılmasını istemiştir.
Bugün Konya’da Mevlana Türbesi’nin olduğu yerde Şems makamı denilen yerde yatmaktadır.

3-Somuncu Baba: “İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendin bilmezsen
İlim nice okumaktır” (2)
Bu mısraların sahibi olan Yunus ilim sahibi insanların özelliklerini çok güzel bir şekilde ifade etmiştir.
Tarih içerisinde hem olduğu gibi görünen ve hem de kendini bilen büyük alimler yetişmiştir. Bu alimlerden birisi de; Hamid Hamidüddin’dir. Somuncu Baba adıyla tanınmasının sebebi ise halka somun dağıtmasıdır.
Somuncu Baba 1331 yılında Kayseri’nin Akçakaya köyünde doğmuştur. Şemseddin Musa Kayseri’nin oğlu olup soyu Peygamberimize ulaşır. Peygamberimizin 24. Kuşaktan torunudur.
Bu büyük zat 1412 yılında Darende’de vefat etmiştir. Kabri şerifleri Darende’de şimdiki Şeyh Hamid-i Veli Camii içerisinde yer almaktadır.
Birçok talebe yetiştiren Somuncu Baba’nın en tanındık talebeleri arasında Hacı Bayramı Veli, Aziz Mahmut Hüdayi, Akşemseddin gibi alimleri sayabiliriz.
Somuncu Baba’nın bugün bilinen birkaç eseri şunlardır; Şerh-i Hadis-i Erba’in, Zikir Risalesi, Silah’u-l Müridin.

4-Ali Kuşcu: Asıl adı Ali Bin Muhammed olan Ali Kuşcu 1403 tarihinde Semerkant’ta Dünya’ya gelmiştir. Babası olan Muhammed, Timur Kralı ve aynı zamanda astronomu olan Uluğ Bey’in kuşcusu olduğu için bu lakap verilmiştir.
16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.
Ali Kuşcu yaşamı boyunca bir çok eser yazmıştır. Eserlerinden bazıları şunlardır:
-Risale-i fi’l Hey’e
-Şerh-i Tici Uluğ Bey
-Risale-i fi’l Fethiye
-Risale-i fi’l Muhammediye
-Unkud-üz-Zevahir fi Man-ül- Cevahir

5-Hezarfen Ahmet Çelebi: Toplumumuzda asırlar önce yaşamış olan ve bilgisinin çokluğu nedeniyle Hezarfen lakabıyla anılan bir bilgin:Hezarfen Ahmet Çelebi.
1609 yılında doğan Hezarfen Ahmet Çelebi, bilgisinin çokluğu nedeniyle halk arasında “bin fenli” anlamına gelen Hezarfen lakabıyla anılmıştır.
Hezarfen 1640 tarihinde Cezayir’de vefat etmiştir.

6-Lagari Hasan Çelebi: Bizim toplumumuzda yetişmiş ve modern denilen Avrupa’nın yüzlerce yıl sonra yapmaya çalıştığı roket sistemlerini ilk defa yapan bir mucittir “Lagari Hasan Çelebi.”
1633 tarihinde Osmanlı Padişahı 4. Murat’ın kızının doğum gecesinde Lagari Hasan Çelebi yapmış olduğu roketi ateşleyerek yaklaşık 300 metre yükselmiştir. Daha sonra takma kanatlarıyla Sinan Paşa Kasrı önüne yumuşak bir iniş yapmıştır.
4. Murat, Lagari Hasan Çelebi’yi ödüllendirir ve bir kese akçe hediye eder. Ayrıca yetmiş akçelik bir maaş bağlanır ve sipahi ocağına kaydedilir.
Lagari Hasan Çelebi geri kalan ömrünü Kırım’da geçirir. Ne gariptir ki modern anlamdaki ilk roket denemeleri de yüzlerce yıl sonra Kırım’ı da içine alan Ukrayna’da gerçekleştirilmiş olmasıdır.

7-Biruni: 5 Eylül 978’ de Dünya’ya gözlerini açan ve adeta tarih içerisinde “astronominin ve matematiğin babası olacağım” diyecek kadar büyük bir dahi olan kişi:Biruni.
Tam adı Ebu Reyhan Muhammed Bin Ahmed El Biruni’dir. Harezm’de Dünya’ya gelen Biruni yaşamı içerisinde 180’den fazla eser yazmıştır. Ancak günümüze çok az eseri ulaşabilmiştir.
13 Aralık 1048 tarihinde vefat etmiştir.
Yaşamı içerisinde yüzlerce eser yazmış olan Biruni’nin en önemli eserleri şunlardır:
-El-Âsâr''il-Bâkiye an''il-Kurûni''i-Hâli-ye
-El-Kanûn''ül-Mes''ûdî
-Kitâb''üt-Tahkîk Mâ li''l-Hind
-Tahdîd''ü Nihâyeti''l-Emâkin li Tas-hîh-i Mesâfet''il-Mesâkin
-Kitâbü''l-Cemâhir fî Mâ''rifet-i Cevâ-hir
-Kitâbü''t-Tefhîm fî Evâili Sıbaâti''t-Tencîm
-Kitâbü''s-Saydele fî Tıp

8-Hacı Bayram-ı Veli: “İstanbul elbet feth olunacaktır. Onu feth eden kumandan ne güzel kumandandır, onu feth eden asker ne güzel askerdir.” (3)
Hz Muhammed’in bu müjdesinin oğlunun gerçekleştireceğini asırlar sonra 2. Mehmet’in babası 2. Murat’a söyleyen alim, mutasavvıf ve şair kişi: Hacı Bayram-ı Veli.
Doğum ismi Numan Bin Ahmet, lakabı Hacı Bayram olan bu büyük zat 1352 yılında Ankara’nın Çubuk Çayı üzerinde yer alan Zülfadl Köyü’nde Dünya’ya gelmiştir.
1429 yılında vefat eden bu büyük zatın türbesi kendi ismi ile anılan caminin yanındadır ve ziyaret edilmektedir.

9-Akşemsettin: Edison zamanının, Einstein zamanın nasıl ki büyük bilginlerinden; tarih sahnesinde yer alan diğer büyük bir bilginde “Akşemsettin” denilen kişidir.
1389 tarihinde Osmancık’ta Dünya’ya gelen bu alim kimsenin asıl adı “Şeyh Muhammed Şemsettin Bin Hamza” dır. Aslı Hz Ebu Bekir’e dayanan Akşemsettin’in babası da alim bir kimsedir.
Bir çok talebe yetiştirmiş olan ve bir çok eser bırakan Akşemsettin, 1459 yılında vefat etmiştir. Türbesi Bolu ilinin Göynük ilçesindedir.

10-Katip Çelebi: Asıl adı Mustafa olan Katip Çelebi 1609 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Katip Çelebi Doğu’da Hacı Halife, Batı’da ise Hacı Kalfa adıyla tanınır.
Katip Çelebi 1657 yılında vefat etti. Mezarı Vefa’dan Unkapanı’ndaki Mahmudiye Köprüsüne inen büyük caddenin sağ kenarındadır.

ALINTILAR: (1)Hz. Mevlana
(2)Yunus Emre
(3)Hz. Muhammed


 
Bu yazı toplam 95 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.