1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Adım Adım Referandum Ve Seçim
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Adım Adım Referandum Ve Seçim

A+A-
15 Temmuz Türkiye’de çok şeyi değiştirdi.
Bir çok insan bilerek veya bilmeyerek yaptığı hataları gördü. Kimisi hale direniyor, kimisi de “tövbekâr” oluyor.
Ne diyelim Allah hepimize akıl, izan vermiş.
Doğruyu- yanlışı görmek için göz vermiş.
Türkiye bir “Yenikapı” ruhu yaşadı. Ancak bunu bazı kimseler  hala  “tuzruhu” zannediyor.
Bakıyorum,üst üste; Yaşananlara …
 Başkanlık sistemi modelinin halka sorulabilmesi için sanki MHP’nin, AK Parti’ye destek verebilmesi için hayli yol alındığı gibi bir izlenim görünüyor.
İşte bu yönde 4 emare var.
AK Partililerin bile 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle neredeyse unuttukları Başkanlık sistemi tartışması bir anda gündeme oturdu. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin sürpriz bir şekilde gündeme getirmesi. Bu bir…
İkincisi;
Bir süre sonra, Bahçeli’nin bu yönde AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım’la özel bir görüşme yapması.
Üçüncüsü;
Gündemde görünmemesine rağmen bu kez de Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’da Saray’da bir araya gelmeleri.
Şimdi;
HDP’nin TBMM’yi boykot ettiği, Bu sözde partinin  sözde yöneticilerinin tutuklanması ve göz altına alınmaları, CHP’nin de peşinen “hayır” dediği bu konuda, referanduma gidebilmek için MHP’nin sürekli olarak AK Parti ile irtibatta olmaları ister istemez akıllara pek çok şey getiriyor.
Elbette ki;
Bu tablodan “bir pazarlık yapıldığı” kimilerine göre “pazarlık” yapıldı , kimilerine göre “değil” ama , zamanın her şeyin en iyi ilacı ve tarih bunları gelecekte su yüzüne çıkartacaktır.
Yaklaşık  üç hafta  içinde Başbakan Binali Yıldırım ile MHP lideri Devlet  Bahçeli’nin iki-üç kez bir araya gelmelerinin rutin bir durum olmadığı ortada.
Bana  anlatılanlar doğru ise, MHP ile AK parti şu konularda mutabık olmuşlar:
Durup dururken söylenen bir söz değil, Başbakan Binali Yıldırım’ınki.
İki gün önce bir kez daha özel olarak görüştüğü MHP lideri Devlet Bahçeli’den sonra yapılan “Anayasa değişikliğini MHP ile yapacağız ve başkanlık sistemini de hayata geçireceğiz” açıklamasının belli ki dayanakları var.
AK Parti ile MHP arasında adım adım gidilen bir uzlaşma var belli ki.
MHP’nin, AK Parti’ye destek verecek olma ihtimali pek şaşırtıcı bir durum değil.
Hatırlanacaktır;
Hükümetin OHAL isteği için de destek vermişti MHP.
İdam için de desteğe hazır MHP.
Başbakan Yıldırım’ın hayli iddialı bu açıklamasına bakıldığında, AK Parti ile MHP arasındaki görüşmelerin olumlu yönde tamamlandığını söylemek bile mümkün.
Peki ne oldu da bu noktaya gelindi?
Hani, başkanlık sistemini istemiyor ve parlamenter sistemin devamından yanaydı MHP?
İşte ulaştığım bilgiler :
MHP’nin çekincelerinin nasıl giderildiği anlatıldı.
MHP’nin kırmızı çizgisi olan mevcut Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değişmemesinde uzlaşılmış.
Siyasal sistem başkanlık olarak belirlenmiş ama devlet yapısı üniter (şimdiki gibi) olarak kalmış.
Yani;
Türkiye’nin eyaletlere bölünme iddiası ortadan kaldırılmış.
Hem Cumhuriyet ile ilgili bir tartışmanın da önüne geçilmiş hem de MHP’nin istediği parlamenter sistemin devamlılığı sağlanmış.
Hem parlamenter sistem, hem de başkanlık sistemi nasıl yürüyecek?
Anlatılana göre;
Başkanlık sisteminin monte edileceği mevcut anayasada başbakanlık makamı bulunmuyor.TBMM yine 550 milletvekilinden oluşuyor.
Bu milletvekilleri belki dar bölge veya daraltılmış bölge sistemi ile seçiliyorlar.
Devlet başkanı, bakanları dışarıdan atıyor.
Tıpkı ABD’deki gibi.
Bakanlar, milletvekili seçimine girmiyorlar yani seçilemiyorlar, sadece dışarıdan atanıyorlar.
Bir de;
Zamanlama konusu var.
Bize anlatandan şunu da sordum .Dedik ki;
“Eğer olur da, yeni yılın başında konu referanduma götürülür ve sandıktan (evet) çıkarsa, nasıl bir yol izlenecek?”
Söylenene göre bunun da formülü bulunmuş şimdiden. Eğer;
TBMM’de 330 bulunur ve referandumda da halk onay verirse, anayasadaki bu düzenlemelerin hayata geçmesi neredeyse iki yılı bulurmuş.
Referandumdan “evet” çıksa bile 2019’daki cumhurbaşkanlığı seçimine kadar mevcut sistemle devam edilecek, 2019’da da hem milletvekilliği hem de devlet başkanlığı seçimleri yapılacak.
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin de tamamen uygulanacağı bu model, aldığımız bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve TBMM’ye gitmek üzere bekliyor görünüyor.
Mehmet Barlas’ın önceki günkü yazısında belirttiği gibi Demokratik siyaseti takıntılarla sürdürmek mümkün değildir. Demokratik siyasete girmeye heves edenler, başka mesleklerde pek olmayan bir özelliği hep göz önünde tutmalıdırlar. Bu özelliği, “Kan davası gütmekten …Demokratik siyasete girmeye heves edenler, başka mesleklerde pek olmayan bir özelliği hep göz önünde tutmalıdırlar. Bu özelliği, “Kan davası gütmekten kaçınmak” şeklinde anlatabiliriz.
Her meslekte insanlar kavga ederler. Bu kavgalarda ölçü kaçtığı zaman, kavgacılar birbirleri hakkında çok ağır da konuşabilirler. Hatta yumruk yumruğa da gelebilirler. Siyaset dışı mesleklerin insanları için bu kavgalar ilişkilerin kopması anlamına da gelebilir. Ölene kadar küs kalabilirler. Ama siyasetçi için durum farklıdır. Bir gün önce en ağır ifadelerle suçladığı rakibini, bir süre sonra kucaklamak zorunda kalabiliyor...”
Yeni anayasa, başkanlık sistemi ve idam cezası gibi tartışmaları konularda, MHP’nin çekincelerinin giderilmesinin sağlanmaya çalışıldığı yönünde.
Çünkü;
MHP lideri Bahçeli’nin, partisi adına ifade ettiği bu çekincelerinin ortadan kaldırılabilmesi halinde, taslağın resmi olarak önlerine gelmesiyle, MHP’nin bu taslak için son kararını vermesi gerekecek ki, Türkiye sanki adım adım bir referanduma  ve erken  seçime gidiyor gibi görünüyor.
Bilmem siz nasıl görüyorsunuz.
Bu yazı toplam 147 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.