1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. Ahiret Hazırlığı
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahiret Hazırlığı

A+A-

Hadîs okuttu. Kendisinden Abdullah İbni Abbas, Câbir bin Abdullah, Sa’îd bin Müseyyeb, Mûsâ bin Sa’d ve diğer Eshâb-ı kiram ile oğullarından Sâlim, Abdullah, Hamza, tabiîn dahil pek çok âlim hadîs-i şerîf rivâyet etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden ve Peygamberimizden gördüklerinin bazıları şunlardır: Sa’d bin Ebî Vakkâsı ( radıyallahü anh ) abdest alırken, Resûlullah ( aleyhisselâm ) gördü. “Yâ Sa’d! Suyu niçin isrâf ediyorsun?” buyurdu. “Abdest alırken de isrâf olur mu?” dedik de, “Büyük nehirde de olsa, abdestde fazla, su kullanmak isrâf olur.” buyurdu. “Duâ şeklini de şöyle anlattı; “Resûlullah ( aleyhisselâm ) duâ ederken, mübârek ellerini kaldırırdı. Yağmur duâsında mübârek ellerini, mübârek yüzünün karşısına kadar başka duâlarda omuzları hizasına kadar kaldırırdı.” Bir genç ayağa kalktı ve “Yâ Resûlallah” dedi. “İnsanların en akıllısı kimdir?” Peygamber efendimiz şöyle buyurdular: “Ölümü en çok hatırlayan ve gelmeden önce ona en iyi hazırlananlar; işte en akıllıları onlardır!..” “Allahü teâlâya karşı sorumluluğunun şuuruna varan nice akıllı kişiler var ki, halk katında densiz ve değersizdir, ama yarın kurtulacaktır! Halk nazarında nice tatlı dilli, giyimli kuşamlı da vardır ki, yarın kıyâmet gününde kurtulamıyacaktır!” “İstediğini ye, istediğini giyin! İnsanları yanlış yola götüren isrâf ve tekebbürdür.”“Varlığı halinde veren kimse, yokluğu halinde bunu kabûl edenden daha çok sevâb kazanan değildir.”“Sizden biriniz Cuma namazına gelecek olsa, gusül abdesti alsın, temizlensin.”“Kader, Allah’ın sırrı, onu ifşa etmeyin.”“Nasîhat olarak ölüm yeter.”“Canı gargaraya gelmedikçe kulun tevbesi kabûl olur.”“Allahım Senden sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk isterim’’. “Ancak iki kişiye gıbta edilir. Bunlardan birine Allah servet vermiş, o da bu serveti hak yolunda sarf etmiştir. Diğerine de ilim vermiş o da ilmiyle amel etmiş ve başkalarına da öğretmiştir.”  Hazreti Peygamber ( aleyhisselâm ) Abdullah bin Ömer’e bir nasîhatinde buyuruyorlar ki: “Allah için sev, Allah için darıl, Allah için anlaş, Allah için bozul, velilik mertebesini ancak bununla elde edebilirsin. Namazı ve orucu çok olsa bile bu minval üzere olmayan kişi imânın tadını alamaz.”, “Abdullah! Sabahladığın zaman akşam için kendini kaygılandırma ve akşamladığın zaman, sabah için kendini kaygılandırma! Sağlığında hastalığın ve hayatında ölümün için (tedbir) al..” Resûlullah ( aleyhisselâm ), bir yanımdan tutarak bana şöyle buyurdu: “Abdullah! Dünyada bir yabancı veya yolcu gibi ol ve kendini kabir halkından say!” Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, “Bir kimse, tanıdığının kabri yanından geçerken selâm verirse, meyyit bunu tanır ve selâmına karşılık verir.” Abdullah İbni Ömer ( radıyallahü anh ) bunun için bir kabir yanından geçerken durup selâm verirdi. Hazreti Nâfi diyor ki, “Abdullah bin Ömer Resûlullah’ın ( aleyhisselâm ) kabri yanına gelir. “Esselâmü alennebiyy, esselâmü alâ Ebî Bekir, esselâmü alâ Ebî” derdi. Böyle söylediğini yüzden fazla gördüm.   Abdullah bin Ömer hazretleri buyurdu ki   “Ey Ademoğlu! Bedeninle dünyâda ol, kalbinle âhireti bul.”  “Kambur oluncaya kadar namaz kılsanız ve kıl gibi oluncaya kadar oruç tutsanız, haramdan kaçınmadıkça kabûl olunmaz.”  “Hikmet ondur; dokuzu sükût, biri de az konuşmaktır.”  “İnsanın mâhiyeti arkadaşından anlaşılır.” “Kendinden üsttekine hased, aşağıdakine tahakküm eden ehl-i ilim sayılmaz.” “Cenâb-ı Peygambere yaptığım bîati, bugüne kadar bozmadım ve değiştirmedim. Fitne ve kargaşalığa taraftar olan kişiye de bîat etmedim. Hiç bir müslümanı rahat döşeğinden uyandırmadım (rahatsız etmedim).”

 

Bu yazı toplam 251 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar