1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. AHİRET HAZIRLIĞI
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

AHİRET HAZIRLIĞI

A+A-

HIZIR AS'IN AYASOFYA 'YI KIBLEYE ÇEVİRDİĞİ DİREK VE PARMAK İZİ..                    
  Fatih sultan Mehmed İstanbul’u fethettikten sonra, ilk cuma namazını Ayasofya’da kılmak için kilisenin derhal camiye çevrilmesini emretmiş, ordudaki ustalar kısa sürede Ayasofya Kilisesi’ni, Büyük Fetih Camii’ne çevirmişler ve cuma namazına hazırlamışlar. Cemaat toplanmış Fatih Sultan Mehmed etrafındakiler:– Aranızda ikindi namazının sünnetini hiç kaçırmayan var mı? Diye sormuş. – Eğer kaçırmayan varsa bütün cemaatin başına o geçecek ve imamlığı o yapacak, demiş. Herkes büyüklere bakmaya başlamış. Fatih Sultan Mehmed’in orada bulunan lalası da diğer alimlere ve en son da Akşamseddin’e bakmış. Ama herkes başını yere eğmiş. Akşamseddin bile başını yere eğmiş ve:– Bir keresinde evime misafir geldi. Misafirleri kıramadığım ve çok meşgul olduğum için ikindi namazı kerahat vaktine girdi. Hayatımda sadece bir kez ikindi namazının sünnetini kılamadım, demiş. Akşemseddin’in bu sözü üzerine Fatih Sultan Mehmet:   – Ben hayatımda hiç ikindi namazının farzını ya da sünnetini kaçırmadım, demiş. Bunun için de oradaki heyet tarafından İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’da kılınacak ilk cuma namazına imamlık yapmaya Fatih Sultan Mehmet layık görülmüş. Yani hem padişah olduğu için hem de o kadar savaşın arasında ikindi namazının sünnetini kaçırmadığı için imamlığa geçmiş. Fatih Sultan Mehmet imamlığa geçtikten sonra namaza başlamak için tekbir getirir ama hemen sonra durmuş ve sağına soluna selam vererek namazını bozar. Sonra tekrar tekbir getirmiş ve tekrar durur sağa sola selam vererek namazını bozar. Üçüncüsünde de tekbir getirdikten sonra ellerini bağlar ve ilk cuma namazını kıldırmaya başlar. Cemaatten bazıları:“Padişah büyük kibre girdi o kibrinden dolayı namazı başlatamadı” diye düşünmüşler. Namaz kılındıktan sonra Fatih Sultan Mehmed’e namazı neden üç kere bozduğunu sormuşlar o da:– İstedim ki namaz sırasında bana ve bütün cemaate Kâbe görünsün, yani biz Kâbe’nin önünde namaz kılalım. Bu niyetle birinci tekbiri getirdim fakat Kâbe görünmedi. İkincisinde de tekbir getirdim Kâbe görünmedi. Fakat üçüncüsünde tekbir getirdim ve Kâbe gözümün önünde belirdi, demiş. Bunun sebebini de Akşemseddin Hazretleri’ne sormuşlar o da bu hadiseyi şöyle anlatmış. Demiş ki:– Padişahımız üç defa tekbir getirdi. Birinci tekbirde baktım ki, Ayasofya’nın yönü kıbleye bakmıyor. İçimden “İnşallah bir yanlış yapmayız” dedim. İkinci kez tekbir getirdi, tekrar namazı bozdu, namazı bozduğu için sevindim. Üçüncü tekbirde yine içimden:“İnşallah namazını bozar” dedim. Fakat o an bana manevi âlemde cemaatin en arka safı gösterildi. En arka safta, bir kişilik yerin eksik olduğunu gördüm. Bir an baktım ki Hızır Aleyhisselam, o bir kişilik yere doğru saf tutmak için gelirken terler direğe parmağını soktu ve Ayasofya’nın yönünü kıbleye doğru çevirdi. Ondan sonrada bir kişilik yerin eksik olduğu o safa geçti ve namaza durdu. Böylece padişah üçüncü kez tekbir getirdikten sonra Kâbe’yi tam karşısında gördü, bir daha selam vermedi ve böylece İstanbul'un fethetinden sonraki ilk cuma namazını kıldırdı.                      
BÜTÜN CANLILAR ALLAHI ZİKREDER.  
Âlimlerden süfyan (r. h. )şöyle diyor. :
Kurbağadan daha çok Allah'ı zikreden bir canlı olmadığı söylenir...
İmam- ı Zemahşeri (r.h. ) öyle diyor:
 Kurbağa ses çıkarırken: subhanel melikul- kuddus diye zikreder...
Bu konuyu biraz daha açacak olursak rivayete göre: Davud (a.s.) ‘’Bu gece Allah'ı öyle tesbih edeceğim ki mahlûkattan hiçbiri onun böyle tesbih etmemiş olacak dedi...""
 Evinin kenarındaki derede bulunan bir kurbağa ona söyle seslendi...""
"" Ey Davud ! Tesbihinle ne Allah'a karşı iftihar mı ediyorsun...""
70 yıldır dilim Allah'ı zikirden hiçbir zaman geri kalmamıştır Hele bir 10 gecem var ki o gecelerde iki cümle zikirle meşgul olduğum için ne bir yiyecek tattım ne de bir yudum su içtim.."
Davut (a.s.) o iki cümleyi sordu da Kurbağa dedi ki: bu cümlelerin manası:
Ey Her insan ile tesbih edilen ve her mekânda zikredilendir...""
Davut (a.s.)kendi kendine: Herhalde ben,  bundan daha üstün olamam dedi
                               

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar