1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. AHKAM KESMEK
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

AHKAM KESMEK

A+A-

Önce şükür beni sizlere kavuşturan Yüce Yaratan’a;

Sonra yine sizlerle buluşmamıza sebep olan kimselere.

Yazılarımı takip edenler bilirler.

Bir süre dinlenmek ve dinamizm kazanmak, beynimizdeki ve fiziki yapımızdaki istenmeyen şeyleri resedlemek, dinlenmek , kendimizi yenilemek  için sizlerden ayrıldım ve yeniden sizlerle beraber olmanın hazzını duyuyorum.

Bizde bir söz vardır:
“Yiyip içtiğin senin olsun, gezip gördüklerini anlat !”

Elbette güzel bir söz.

Yine bir söz daha vardır. Ben buna çok önem veriyorum.  Çok gezen mi bilir, çok yaşayan mı  ?

Ukalalık etmeyelim ama, kendi ölçülerime göre gerek yurt dışında, gerekse güzel ülkemizin hemen her köşesini gezmiş birisi olarak, ayrıca kitap okuyarak ve dinleyerek çok şey öğrendiğimi; bildiğimi zannediyorum.

Her yeni gün, her yeni saat bir şey görmenin, bir şey öğrenmenin, kısacası kendimi yenilemenin mutluğunu yaşamaktayım.

Bu yaz tatilinde  Akşehir’den Dinar’a uzandık. Burada   AK parti  Karaman Milletvekili ve Panko Birlik Genel başkanı, Konya hayran, Çiftçi dostu Recep Konuk ile ailecek kahvaltı yaptık. Sohbet sonrasında ayrıldık.

Daha sonra ben kızım Zeynep ve Eşim Kadriye’nin de isteği ile beni davet eden değerli dostum, Emekli Kıdemli Başçavuş ve  TEMAD   Konya eski şube Başkanı  Erhan KOLAĞASI  bizi eşi ve ailesi ile birlikte KUŞADASI’ında  konuk etti. Mükemmel bir gece geçirdik. Ertesi sabahta  adayı gezdik.  Kuşadası eski bildiğimiz gibi değil. Dağınık. Özellikle ünlü Kadınlar plajı temizlikten uzaktı. Esnafla konuştum. Turist yok, iş yok diye dert yanıyorlardı.

Daha sonra ise cennet yurdumuzun güzel köşelerinden bir yer olan FETHİYE’ye geldik.Ölü denizde kaldık. Kızım Zeynep  ile Ölü deniz’de yüzdük. Gerçekten burası dünyanın gözbebeği bir yer. Daha öncede buraları biliyordum.Her taraf Kuşadası’na göre daha temiz ve derli toplu idi. Burada bir şey dikkatimi çekti. Plajın bir köşesinde iki tane mescit vardı.Birisi Bay, diğeri bayanlar içindi. Allah kabul etsin bende ikindi namazımızı burada eda ettik.

Fethiye sokaklarına 2013 yılında astırdığı Türkçe ve Kürtçe bayram mesajı nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilen Behçet Saatcı, kararı beklemeden partisinden istifa etmişti.

Beni hangi partili olması pek ilgilendirmez ama, plaja  mescit yaptıran insanı takdir ederim. Burada her kesimden insan ve düşündüğü ve inandığı gibi yaşamaktadır. Burayı görünce galiba burada Laiklik tam anlamıyla uygulanıyor demekten kendimi alıkoyamadım.

Daha sonra ise Akdeniz’in güzelliklerini izleyerek yolumuza devam ettik.Manavgat üzerinden muz cenneti Anamur’a ulaştık. Anamur’da  Ordu kampında kısa süre kaldık. Daha sonra ise Bozyazı ilçesine yakın yerde  Pullu Orman kampında bir gündüz ve gece çadır kampında konakladık.

Yaşamanın ve gezmenin güzelliklerini içimize sindirdik. Bu arada küçük bir de kaza geçirdik. Eşim’in bir anlık dalgınlığımı ve herkesi kendisi gibi bildiğinden ve iyiniyetinden mi, yoksa unutkanlığımı diyeyim, çantasının içinden cüzdanını ve kimliklerimiz çaldırdık. Neyse buna biraz canımız sıkıldı ama, yapılacak bir şeyde yoktu.

Yolculuğumuz piknik yaparak, dinlenerek devam etti. Alanya yolundan  Mersin- Silifke Atakent’e bulunan konuklama yerimiz Türk-İş’e bağlı Yol İş sendikası kamp yerine ulaştık. Defalarca kaldığımız bu yer adeta kendi evimiz gibiydi. Her taraf ter temiz, her gittiğimizde yeniliklerle karşılaştık. Dinlenme alanları, plajı, ibadethanesi, futbol, basketbol ,voleybol sahası, odalarımızın klimalı ve ter temiz olması, yemekhanemizin düzen ve disiplini, görevli insanların güler yüzlü davranışları, kurulan dostluklar, denize nazır çay bahçesi, cafe-bar’ı ve hemen her akşam canlı müziği ile büyüklerin yanında çocukların arayıp ta bulamadığı ve canım kadar sevdiğim kızım Zeynep’in bayıldığı ve çok mutlu olduğu bir mekandı.Hele o çay bahçesinde akşam saatlerinde esen tatlı meltem, sıcak günün serinleticisi ve denizin ihtişamını gözler önüne seriyordu. Plaj düzeni ve kum adeta çarşaf gibi, ayağınız gerek plajla , gerekse denizde çakıla bile değmiyordu.

Şimdi gelelim işin başka boyutuna.

Ben önce gördüğüme, yaşadığıma, sonra kaynağı sağlam olmak kaydı ile duyduğuma inanırım. Öyle masa başından ahkam kesmem, kesenlere de güler geçerim. Bu bahsettiğim güzergahta ilk yolculuğumu 1970’li yılların başında yapmıştım.Daha sonra da defalarca bu yolda seyahat ettim.

Son gördüğümü de söyleyeyim. Yollarımız o kadar mükemmel yapılmış ve yapılmaya devam ediyor ki. Bunları görünce Türkiye’nin geliştiğine bizzat şahit oluyorsunuz. Bölünmüş yollar, devasa çalışmalar ve irili ufaklı 10’dan fazla tünel ya hizmete açılmış, yada açılmak üzere. İnsanın göksü kabarıyor ve  kendimi helal olsun demekten kendimi alıkoyamadım.

Yine hemen belirteyim.

Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, ülke için, insanımız için yapılan bu güzellikleri görmemezlikten gelmek, deve kuşunun kafasını kuma sokmasına benzer ve bağnazlık, tutuculuktan başka bir şey olmadığını, bunun dışında konuşanlarında masa başından ahkam kestiğini düşünüyorum.

Biraz uzun oldu. Aslında yazılacak çok şey var ama. Yerimizi doldurduk, hatta aştık bile. Gelecek günlerde yine anlatacaklarım olacaktır.l

Yarın 15 Temmuz  ve sonrasını yazacağım.

Bu yazı toplam 172 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.