1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Ahlaki Yozlaşma Önlenmeden İstikrar Zordur
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahlaki Yozlaşma Önlenmeden İstikrar Zordur

A+A-
Ahlak polisi konusunu çoktandır işlemeyi düşünüyordum. Nasip bugüneymiş. Ülkemizde ciddi anlamda ahlaki yapı noktasında sıkıntılar var. En az terör kadar tehdit içeren bu gerçek karşısında hükümet tarafından hiçbir önlem alınmadığını üzülerek müşahede ediyorum. Zamanla artan ahlaki bir yozlaşma ve yaşantılarımızda pürüz var. Bu yozlaşma giderilemediği sürece terörün kökünü de kazısak emperyalist keferelerin üzerimizde oynadığı büyük oyunlardan olan ahlaki yozlaşmanın ceremesini ciddi düzeyde çekebiliriz. Bu güzel ülkede yerine oturmayan bir takım hatalı sistem uygulamaları var. İnsanları tamamen maddeye odaklayan ve en tehlikelisi dün kötü gördüğüne bugün normal diyebilen kokuşmuş bir yapı oluşmaya başlayalı çok oldu. Hemen hemen her gün ahlaki buhrana delalet eden gelişmeler giderek düzeleceği yerde daha da olumsuz yönde artarak ilerleyişini sürdürüyor. Zamanla büyüyen bu çatlak için hükümetimizin yetersiz kaldığı gibi zihinlerde bir düşünce hâsıl olmaya başladı. İpin ucu kaçtıktan sonra akıl vermeye çalışan çok olur ama olanda olur. Gelin bu güzel ülkede pozitif seyirde manevi gelişimi tesis edelim. Elbette hepimizin kendisine göre hataları var. Bu hatalar telafi edilir. Ama yarın geç olduğunda hatanın telafisi de imkânsız hal almaya başlar.
Ülke olarak maddi anlamda pozitif bir ilerleme sürecinde oluşumuz tüm dünyanın gözü önünde cereyan etmektedir. Başımıza gelen can sıkıcı hadiselerin sebebi, attığımız ileri adımların olağan getirileridir. Elbette ülkemizin gelişmesi için milletçe gücümüzün yettiğince çaba sarf ederek büyümeye devam edeceğiz.
Ama tarihin derinliklerine hafifçe bir daldığımızda bu milleti topla tüfekle sindiremeyen batılı emperyalistlerin en önemli tuzaklarından olan manevi çöküş noktasında da yapıcı önlemler almak en başta hükümetin ele alması gereken baş hususlardandır.
Bunun yanı sıra vatanımıza kasteden iç ve dış hainlerin temizliğine elbette devam edilecek. O pisliklerden bu memleket arındırılacaktır. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak, tüm attıkları adımlar kontrol altında tutulacaktır. Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin temelinde İslam dünyasının mihveri niteliğinde ki Türkiye’nin birilerini oldukça rahatsız ettiği ortadadır. Onlar kurcalamaya devam edecekler.
İsrail denen terörist devlete milyarlarca dolarlık silah yardımını hibe şeklinde gözünü bile kırpmadan yapacak olan Amerika’nın bölgede ki güç gösterisinden kolaylıkla geri adım atmayacağı varsayımına ulaşabiliriz. Ama şunu unutmasınlar. Artık gecenin en koyu olduğu andayız. Aydınlığa İslam ümmeti adına sadece bir adım kalmıştır. Bu iman ve şuur İslam ümmetinin kurtuluşuna vesile olacaktır. Bizim gönlümüzden geçen içimizde ki çürüklerinde doğruyu görmeleri ve hatalarından geri adım atarak ahlaki ve imani olgunluğa ulaşmasını temin etmektir. Bu vatanın topraklarında yaşayan halk olarak bu vatana milletçe vefa borcumuz olduğunun farkındayız. Kimse bu vatanı babasının çiftliği gibi göremez. Bu özelliklede içerimizde yaşayan aynı imkânları kullanan ve bu devletin tüm olanaklarını sonuna kadar kullanan küçükten büyüğe tüm herkes için geçerlidir.
Birisi Tendürek dağlarında, Güneydoğu Anadolu çöllerinde, Karadeniz ormanlarında bu vatanın bekası için en değerli varlığı olan canından oluyorsa bu vatan o kadar ucuz değil demektir. Birileri canıyla kanıyla mücadele ederken birileri de zevk ve sefa peşinde nefsani istek ve arzularının peşinde koşuyorsa bu memleketin mayasında kokuşma başlamış demektir. Son günlerde haberlere konu olan iğrenç gelişmeler karşısında hükümetin ciddi önlemler alması ve günden güne ahlaki uçuruma giden halkımızın önüne set çekecek düzenlemeleri bir an evvel uygulaması elzem hale gelmiştir.
Birisi bir yanda ağlarken diğerinin diğer tarafta ağlaması İslam ahlakına tamamen zıt bir uygulamadır. Birisi bir yerde kebapla beslenirken diğer tarafta yaşayan mazlumun kuru ekmekle hayatını idameye çalışması İslami olgunluğa ve hassasiyete ulaşmadığımız gibi bunun gibi en önemli değeri kaybettiğimize işaret eden gelişmelerdir.
Herkesin müftülüğe soyunduğu önüne gelenin İslam adına fetva salladığı adına hocafendi denilen nerden geldiği belirsiz ahmağın ağzından çıkan zehirli lafların günün birinde bu memleketin kökünü kurutmaya götürecek kadar keskin bir tehdit olduğunu anlamak için gelecekte muhtemel olan yıkımı beklemek değil, bugünden önlemleri almamız gerekir.
Bir yandan başımıza dürüst kesilip öte yandan milletin hakkını yiyebilecek kadar pervasızlaşan büyük bir meyyit adayını yani güzel ülkemizi diriltmek zorundayız. Lafın değil, gerçeklerin hayat nişanemiz olduğunu algılamak mecburiyetindeyiz. Her geçen gün negatife giden manevi çöküşün önü alınamadığı zaman çok geç olabilir.
Etrafımızda ABD gibi büyük bir şeytan dolanıyor. 15 Temmuz olayları sonrasında Türkiye’nin ABD’ye mecbur gibi bir tavır sergilediği hissediliyor. Bu yanlış.
Amerika, FETÖ darbesinde baş aktördür.
Amerika, FETÖ liderini aleyhimize kullanan baş aktördür.
Amerika, Ortadoğu’da Türkiye’yi bitirecek tüm adımları atan bir beladır.
Amerika, Irak’ta ki PYD’nin destekçisidir. Silah sağlayıcısıdır.
Amerika, bizim üssümüzü kullanarak bizi bitirmeye çalışan kahpe bir devlettir.
Rusya’da Amerika gibi olmaya her an namzettir. Ama karşılıklı görüşmelerle ve yaşanan tecrübelerle aleyhimize olacak her türlü tehdidi bertaraf edecek bir anlaşma yapıldığı takdirde Amerika’dan daha tutarlıdır.
 
Bu yazı toplam 143 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum