1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Ahlakla Ekonomi Arasındaki İlgi
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahlakla Ekonomi Arasındaki İlgi

A+A-
Dünyada ve Türkiye’deki son sosyal gelişmelere dikkatli baktığımızda olumsuz gelişmelerin ve yaşanan negatif hadiselerin altındaki ana etken ahlaki çöküş değil mi? İstediğiniz kadar kalkınmış bir ülke olun, istediğiniz kadar zengin bir devlet olun toplum ve bireyler ahlaklı olmadıkça sorunlar bitmediği gibi aksine artar. Bu görüş tarihen de sabit bir saptamadır.
Mesela Roma: Roma dünyanın gördüğü en büyük, en güçlü, en uzun yaşayan devlettir. Bu dünya devleti gücünü zengin olduğu dönemden değil daha önceki sade ve normal bir dönemden alır. Osmanlı da öyle, Cihan devleti Osmanlı da yükseliş döneminde daha ahlaklı bir topluma yaslanmakta idi. Tabi burada ahlaktan ne anladığımızda önemli. Biz Müslümanlar için ahlak İslam Ahlakıdır. Ki İslam ahlakının ana temellerine göre iyi huylar ve kötü huylar vardır. Bunlardan bir kaçını yazarlımda tezimizi yaslandırdığımız temel belli olsun! İslam’a gör güzel huylar: Adalet, Af Ve Hoşgörü, Arkadaşlık Cesaret Cömertlik Çalışkanlık. Doğruluk. Emanete sahip olmak, Hayâlı. İffetli, İhlaslı olmak, İlme değer vermek, Merhametli olmak, Misafirperver olmak…
Kötü huylardan bazıları ise şunlardır: Kibirlenmek, Ucub (Kendini beğenmek),Kıskançlık, Lanet etmek, Dargın durmak, Kin beslemek, Gazablı olmak, Dünyaya karşı hırs ve tam'a içinde olmak, Tul-i emele sahip olmak, Cimri olmak, Riya, Gösteriş yapmak, İnatçı olmak, Selam vermeyip, selam almamak, Çok yemek, Çok konuşmak, Çok uyumak, İyiliği başa kakmak…)
Günümüzde dünyada ve Türkiye’de yaşanan katliamların, haksız savaşların, terörün, güvensizliğin, hırsızlığın, tecavüzlerin, kadın ölümlerinin, geçimsizliklerin temelinde yatan ana neden toplumların güzel ahlaktan uzaklaşmış olmasıdır. 1970 lerde Erbakan Hoca’nın partisi olan MSP partisinin sloganlarından biri de :”Önce ahlak ve maneviyat “ idi. O günlerde bu slogan basında alay konusu yapılırdı. Bu sloganın yanında “manevi kalkınma” sloganı da yine basın tarafından istihza ile karşılanırdı. “Kalkınma ile maneviyatın ne ilişkisi var? “Namaz kılarak mı kalkınacağız…? “ “Haydi biraz oruç tutarlımda dolar düşsün! …”mealinde başlıklar atılırdı. Bu gün yaşadıklarımız bu başlıkların ne kadar yanlış olduğunu göstermiyor mu? Gayrisini boş verin bu gün ülkemizde yaşanan terörün ekonomiye verdiği zarara bir bakın! Ahlaksızlığın bir sonucu, maneviyatsızlığın bir neticesi olan terör kalkınmamıza ne büyük zararlar veriyor, ekonomimizi ve yatırmaları nasıl etkiliyor Görüverin. Teröre harcanan para, teröre harcanan enerji, teröre verilen kurbanlar neyin göstergesi. Sadece terör mü? Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtekârlık, sözünde durmama… Gibi kötü ahlakların neticesi kalkınmamız ne kadar olumsuz etkileniyor? Hırsızlığı ve diğer suçları engellemek için fertlerin ve devletin yaptığı maddi harcamalara bir bakın! Dağlar büyüklüğünde. Az yeme ahlakını terk etmenin bir neticesi olan Obezite hastalığına harcanan paraya dikkat edin! Eğer bu harcamalar eğitime sağlığa kalkınmaya harcansaydı ülke bu günkü durumundan kat be kat ilerde olurdu.
Demek ki ahlaklı bir toplum, güzel ahlaka sahip fertlerin oluşturduğu bir ülke çok daha sağlıklı, çok daha müreffeh, çok daha huzurlu, çok daha adaletli olmaz mı? “Önce ahlak ve maneviyat” “önce manevi kalkınma” sözleri boş sözler değilmiş. O zaman Fert olarak millet olarak yapacağımız ilk iş güzel ahlakı yaymak güzel ahlaklı olmakmış. Zaten peygamberimiz(sav) ne buyuruyor ; “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”


 
Bu yazı toplam 95 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.