1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Aile Nasıl Kurtulur?
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Aile Nasıl Kurtulur?

A+A-
TYB’nin bu haftaki programı “Ailede Huzur Nasıl Kaçar?” idi. Konuşmacı yazar kardeşim Cemil Paslı’nın mesajları çerçevesinde ben de bu köşeden bazı tespitleri ortaya koymaya çalışacağım.
Toplumun temel kurumu olan ailenin, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli olduğu ortadadır. Hattâ günümüz toplumlarında ailenin yerine getirdiği işlevlerin başka bir kurum tarafından ikame edilemeyeceği gerçeği tüm kesimler tarafından kabul edilmektedir. Gerçek huzur, aile içerisinde aranmalıdır. Ailenin dışında huzur ve mutluluk arayanlar baltayı hep taşa vurmuşlardır.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de aileler, modernleşme sürecinde ciddi yaralar almış ve bir takım sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bu sorunların çözümünde toplumun her ferdinden, her sivil toplum kuruluşuna, her partisinden her devlet kurumuna, her yerel yönetiminden TBMM’ye, her muhtarından Cumhurbaşkanına, her milletvekilinden başbakanına kadar her kesime önemli görevler düşmektedir.
Türkiye’de aile yapısındaki ve değerlerindeki değişimi görmek, gelecekle ilgili aile politikalarını ve önceliklerini belirlemek için sağlıklı, ciddi, güvenilir ve objektif aile araştırmalarına daha fazla ihtiyaç hissedilmektedir. Bu araştırmaların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Üniversiteler, TÜBİTAK ve Yerel Yönetimler gibi resmi kurumların yanı sıra Düşünce Kuruluşları ve Sivil Toplum Örgütleri gibi sivil inisiyatifler aracılığıyla artırılması gerekliliği ortadadır.
Devletin son yıllarda ailenin güçlendirilmesine yönelik gerçekleştirdiği politika ve icraatlar yetersiz olsa da olumlu birer adım olarak değerlendirilmektedir. Ancak, aile ve aile bireylerine yönelik geliştirilen politikalarda Türkiye’nin toplumsal gerçekliği ve değerlerimize uygunluğu konusunda daha hassas olunması beklenmektedir. AB uyum süreci çerçevesinde aile reisliği, zina, boşanma ve bunun gibi konularda gerçekleştirilen yasal değişiklikler toplumsal ve aile yapımızda meydana getirdiği ve getirmesi muhtemel tahribatlar milletimizin sağduyulu insanları tarafından kaygıyla izlenmektedir.
Boşanma oranları her geçen gün artıyor. Eşlerin birbirlerini darp etmeleri ve cinayetler tedirginliğimizi artırıyor. Aile katliamlarına varan olaylar sebebiyle her geçen gün hop oturup hop kalkar duruma geldik. Bunun için de boşanma sebeplerini ortadan kaldıracak sosyal politikaların yeniden gözden geçirilerek geliştirilmesi gerekmektedir.
Son yıllarda evlilik dışı birliktelikler ve tekil ebeveynlerdeki artışlar, toplumun çekirdeği olan aile kurumunu ciddi şekilde tehdit eder durumdadır.
Konya’mızda da son aylarda 1+1 ve 2+1 dairelerin “Siz alın biz kiraya verelim” sloganıyla afişe edilen kira garantili dairelerde zina ve fuhuş ortamları hazırlandığı/hazırlanacağı endişesi, toplumu ciddi ölçüde rahatsız etmektedir.
Medyadaki, diziler, filmler, reklamlar, aileye yönelik haber-yorumlar ve programlar sürekli olarak yıkıcı, tahrik edici mesajlar pompalamaktadır. Dolayısıyla da RTÜK’ün, medyanın aile ve aile bireyleri üzerindeki olumsuz yayınlarını denetlemede yetersiz kaldığı bir gerçektir. Medya ayrıca çılgın bir tüketim toplumu oluşturmakta ve bunun sonucunda da aile yapısını doğrundan etkileyerek boşanma başta olmak üzere diğer birçok aile problemine de kaynaklık etmektedir.
Yerel yönetimlerin şehirsel mekânların yapılanmasında ve kentsel dönüşüm projelerinde ailenin kültürel çeşitliliğini zayıflatacak ve tek tipleştirecek projeler yerine ailenin geleneksel değerlerini ve kültürel sürekliliğini sağlayacak stratejilere öncelik vermesi ve desteklemesi gerekmektedir.
İslâm dünyasında yerel geleneklere, İslamlaşma şekillerine ve kültürel farklılıklara göre değişen farklı aile tipleri mevcuttur. İslâm dünyasındaki aile ve kadın sorunlarının temelinde İslam öncesi ve dışı geleneklerin hâlâ belirleyici olması, aile ve kadını koruyan hukukî düzenlemelerin ivedilikle gerçekleştirilmesi gerekiyor. Cemil Paslı kardeşimin de belirttiği gibi Peygamber Efendimiz(sav)’in ömrü boyunca hiç bir canlıya şiddet uygulamaması; sevgi, şefkât, merhamet ve güzel ahlâkla muamele etmesi, şiddetin hayatımızda yeri olmadığının bir kanıtıdır. Hele hele bu şiddeti çocuklarımıza ve eşlerimize uyguluyorsak bunun neresi İslâmî olabilir?
Toplumsal yapımızı tehdit edici değişimler karşısında en güçlü yapı ailedir; aile önemli bir direnç kurumu, güvenlik ve mahremiyet üreten bir yuvadır. Ne var ki, ailevi sorunlarımızı modern paradigmalar ve kavramlar aracılığıyla çözmeye çalıştığımız için sağlıklı sonuçlara ulaşamadığımız gibi yeni sorunlara da yol açılmaktadır. Artık inanç ve değerlerimizi referans alan çözümler üretmemiz gerektiğini anlamamız; köklerimize ve bizi yaratanın bize belirlediği kodlara dönmemizin elzem olduğunu kavramamız gerekmektedir.
Sosyalleşme ve temel toplumsal değerlerin yoğun olarak kazanıldığı dönemlerde, çocukların daha çok sınav başarılarına yönlendirilmeleri toplumun değerlerinin yeni kuşaklara aktarılmasını engellediği de göz ardı edilmemelidir.
Çağımızın sunduğu teknik ve medya imkânları aile içi iletişim ve etkileşimi zayıflatmıştır. Bunu güçlendirecek sosyal destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve bu konudaki aile eğitimlerine ağırlık verilmesi gerektiği, özellikle sosyal medyanın olumlu yönde “iyilikleri tavsiye ve kötülüklerden sakındırma”da bilinçli bir tebliğ aracı olarak kullanılması gerekiyor.
Aile bireylerinin sorunlarına yönelik geliştirilen çözüm arayışlarında aile bütünlüğünü temel alan bakış açısının gözden kaçırılmaması ve bu konuda devletin ilgili kurumlarının Sivil Toplum Kuruluşları ile koordineli bir işbirliği içinde olması kaçınılmazdır.
Bu güzel programın mimarları olan TYB Konya Şubesi Başkanı M.Ali Köseoğlu ve Yönetim Kurulu üyelerine, İl Halk Kütüphanesi Müdürü Hasan Coşar ile toplumun kanayan en büyük yaralarından biri olan aile problemlerine derman olabilme endişesi ve sorumluluğuyla reçete sunmaya çalışan Uzman Yazar Cemil Paslı kardeşime yürekten teşekkür ediyorum.
 
Bu yazı toplam 175 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.