1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Ak Parti, halka istikrarı ve demokrasiyi zorla dayatıyor
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti, halka istikrarı ve demokrasiyi zorla dayatıyor

A+A-
Çözüm Süreci boyunca, devletin operasyon yetkisini valilere vermesi ve toleranslı davranması, örgüt tarafından istismar edilerek, silah yığınakları ve gençlerden şehir milisleri oluşturmalarına neden olmuştu. Süreci Erdoğan’ın bozduğunu ileri sürenler, birden ortaya çıkan bu şehir yapılanmasını ve çeşitli yerlere yapılan yığınakları, kendilerine bile izah etme gereği duymadılar.
Ancak, yüzde on barajını geçme sonucu seçim sarhoşluğu ve şımarıklık, Suriye’deki gelişmeler, Batı’nın el altından verdiği silahlar, İran’ın ezeli düşmanlığı ve kaostan bir devrim çıkarmak isteyenlerin gazıyla, PKK /HDP, “AKP Devleti”ne savaş açtılar. Anahtar tanım, tam da buydu. “AKP Devleti”. İçerde ve dışarda birbirine benzemezler ortak bir noktada anlaşmışlardı bile. TSK ile bir sorunları da yoktu, onlar “Saray’ın polisi ve askeriyle” savaşıyordu! Her şeyi bir kenara bırakıp, kullanılan terimlerden yola çıkarak bile mevzuyu çözmek işten değildi.
Ekonomik kaygılar, terör ve sınırımızda savaş varken, "AK Parti risk odaklı bir parti. Olduğunu çözüm süreci başlatıldığında aslında anlaşılmıştı. Ama risk alınmadan da ülkenin geleceği için fırsatların kaçırılmasının da bilincindeydi. Siyaset bilim açısından nerde fırsatlar ve riskler varsa, AK Parti o riskleri tercih eder. Özellikle C.Başkanımız Erdoğan. Risklere bakar ve ona göre karar alır. Bu süreçte yine tek bir seçim kaybedilirse, AK Parti bitmiştir. Nitekim Haziran seçimlerinden sonra risk alındı ve alınan riskinde yeni gelişmelere ve fırsatlara dönüştürme Sayın Erdoğan’ın halkın toplumun nabzını yoklama algısıdır.. Bu yüzden tüm seçimleri kazanmayı hedefliyorlar." Haziran seçimlerinden sonra ortaya çıkan kaos ortamı sürecinde AK Parti dışındaki partilerin sorumsuzca davranışları, hiç bir konuda elini taşın altına koymamaları, bütün muhalefeti AK Parti/ Erdoğan karşıtlığı üzerine kurup yapıcı olmayan söylemlerini not alan seçmen, 1 Kasım’da noktayı koydu.
AK Parti, 2011’deki oy oranını yineleyerek, tek rakibi yine kendisi olduğunu gösterdi. 7 Haziran’da hafife aldığı algı yönetimini, bu kez önemsendi ve kalkanlarını kuşandı. Sakin, güven veren, ülkesine ve insanına sahip çıkan, insanlık adına mülteciler konusunda Batı’yı bile dize getiren tavırlarıyla, halkın güvenini kazandı. Peki aldığı oy oranı neden malum çevrelerde, yazar ve aydınlarda ciddi bir şok etkisi yarattı? Köşe yazılarında, TV programlarında, kendilerince cevaplar bulmaya çalışırken, düştükleri zihinsel sefalet insanı üzüyor. Çünkü bakış açılarının ortaya koyduğu argüman ve çözümlemelere, durdukları zeminin neden olduğunu göremiyorlar. Medya oturum tartışmalarında Bir profesör bile “AKP, istikrarı zorla dayatıyor” diyebiliyorsa, bilim adamlarımızın da sosyal realiteyi görememe basiretsizliği değil de hala eski saplantılarından kurtulamadıklarının yansımasından başka bir anlam taşımamaktadır..
Evet, Ak parti ülkenin istikrarını halkın istikrarını zorla dayatıyor. Rahmetli Erbakan’ın deyimiyle sizi gidi dayatmacılar…

Evet, Ak parti istikrarı halkın refah düzeyinin yükselmesini dayatıyor.
O halde şimdi yapılması gereken, çıkan bu sonuç üzere bir yol belirlemek ve bu işin çocuk oyuncağı olmadığının bilincinde halkın verdiği ve birbiri ardına gelen müjdeleri uygulamaya geçirmek. Aslında gerilimler ve kaos ortamı için kapris ve dayatmalar, kişisel husumetler de halkın defterine çoktan not edildi bile…
1 Kasım’da halk, kaydettiği notlarına bakarak, oyunu kullandı. Şimdi; iki seçim arasındaki sürece bir göz atalım. Seçim sonrası fırlayan dolar, değer yitiren borsa, önünü göremeyen yatırımcılarla, ekonomi ilk notu yazdırdı. 2001 krizinde, binlerce işsiz, intiharın sınırında insanlar ve işyerleri kapanıp iflaslar olduğunda, ülke bir koalisyon tarafından yönetiliyordu.
Sanki halkın %5= teveccühü ile iktidara gelen bir partinin, seçmenine istikrar sunması tuhaf gibi. Bunu da, iki seçim arasında yaşanan olumsuz koşullardan yararlanma olarak vurguluyor. Tabii burada, tüm olumsuzlukları da AK Parti yapmış oluyor. Mesela PKK’nın hendekleri, mayınları bile AK Parti’ye yarıyor da CHP, MHP ve HDP’ ye yaramıyor onlara göre. Çünkü, halk kurtulmak için AK Parti’yi seçiyor ama diğer partileri neden tercih etmediği gibi bir düşünce gelmiyor akıllarına. Aslında, sorunlara tek çözüm üretenin de AK Parti olduğunun, bilinçaltı ifşası bu. Dolayısıyla istikrarı dayattıkları için millet istikrar ve huzur için, güçlü bir iktidar istediğinden Ak Parti’ye oy veriyor. Hala anlamıyorlar!
Görülüyor ki; durum AK Parti meselesinden çok daha fazlasını halk çözdü,

Yapılan basın toplantısında Aşk, dava ve samimiyet deyince akla ilk AK Parti'nin geldiğini söyleyen Başbakan Davutoğlu bu seçimde kaybedenin olmadığını hiç kimseyi dışlamayacaklarını açıkladı. AK Parti hükümetleriyle Türkiye de bambaşka bir Türkiye oldu. Adalet, vicdan, merhamet, demokrasi, hukuk, refah ülkeye hakim oldu. Bir başkaldırı olarak, bir direniş olarak doğan AK Parti'ye karşı iktidardayken de ne kumpaslar kurmaya çalıştılar ama hiçbirinde başarılı olamadılar, başarılı olamazlar, başarılı olamayacaklar"
Öyle olması da gerekiyor. Sonuç olarak;
Ak parti, halka istikrarı zorla dayatıyor”
Ak parti, halka ötekileştirmemeyi, dışlanmamayı, vicdan, merhamet ve demokrasiyi zorla dayatıyor vesselam.
 
Bu yazı toplam 147 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.