1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. AK Parti ve düşmanları...
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

AK Parti ve düşmanları...

A+A-

Siyasi iktidarların çöküşünü şöyle bir inceledim.

İlki kendi içindeki iç çekişmedir.

Diğeri ekonomi ve sosyal patlamalar,

Diğeri ise dış mihraklar.

AK Parti iktidarı ve Türkiye’yi görüyorsunuz.

Türkiye’nin durumu ortada…

Hükümetin tüm çabalarına rağmen;

İç ve dış terör,

Hainler, satılmışlar,

Ekonomi de  tablo ortada.

Enflasyon,döviz, altın.

Daha ötesi   her gün kadın cinayetleri ,

Kadına şiddet,

Çocuk ve kadın istismar haberleri…

Bunların bir kısmını bir kesim bilerek yapmakta ve yaymakta, Avrupa’ya verilen mesaj ise Türkiye’de  sokak ortasında insanlar katlediliyor mesajı.

Bunu birazda kusura bakmasınlar Feministler yapıyor. Bunun altındaki gerçek ise AK partiyi yıpratmak, yıkmaktır.

Yasalar, tahrikler ve baskılarla Erkekler nerede ise köle haline getirildi. Çocuğuna, karısına terbiye vermek isteyen erkek, hemen sokağa bırakılıyor. Kavga, gürültü olmasında ne yapsın bu erkekler.

Yazar Sema Maraşlı, "AK Parti'yi feminist kadınlar bitirecekler. Feministler böyle çalışmaya devam ederlerse AK Parti 2019 seçimlerinden çıkamaz. ” diyor.Tabi ki herkesin görüşü var. Belki de Maraşlı öyle istiyor.İnsanın aklına geliyor. Bu hareketlerin içinde de FETO projesi mi var ?
Uyanık olmak lazım.

Feminist kadınlar dediysem zannetmeyin laik kesimin kadınları kastediyorum. Hayır, onların gücü yetmez” diyen Maraşlı, “Erkek cinsinin hayvanlar kadar olmadığını ve hayvanlardan çok şey öğrenmesi gerektiği mesajını veriyorlar.

Maraşlı, “Ülkemizde kadına şiddet geçmiş yıllarda çok azken son yıllarda hızla artıyor. Kadına şiddeti gündemde tutarak şiddeti artırmayı başardılar. Bu işten kimin menfaati var. Elbette Batı ülkelerinin. Özellikle İslam ülkelerindeki feminist derneklere Avrupa fonları büyük paralar akıtıyorlar. Bizde çıkan şiddet haberleri Batı ülkelerinde yayınlanıyor ve onların halkı bizim ülkemizde her gün sokaklarda tavuk boğazlanır gibi kadın öldürüldüğüne inandırılıyor” dedi.

Şiddeti gerçekten bitirmek isteyen ayıları örnek göstermez, tam aksi karısına sevgi, şefkat ile davranan erkeklerin örnek olduğu güzel olumlu sevecen mutlu çiftleri örnek gösterir.

İntihar haberlerinin akabinde intihar olaylarının arttığı yapılan çalışmalarda görülüyor.

Ülkemizde kadına şiddet geçmiş yıllarda çok azken son yıllarda hızla artıyor. Kadına şiddeti gündemde tutarak şiddeti artırmayı başardılar.

Böyle giderse “kadına şiddet” diye diye şiddet daha da artacak. Ve AK Parti suçu bütün erkeklere yıktıkça erkeklerin oylarını kaybedecek.

Kadına şiddet bitirilmek isteniyorsa böyle büyük büyük kampanyalarla gösteri yapıp erkeklere hakaret edilmesi gerekmiyor. Yapılacaklar çok basit.

Şiddetin en büyük sebebi alkol. Alkol kullanımını azaltmaya yönelik tedbirler alabilirler.

İkincisi şiddet en çok boşanma döneminde oluyor. Zira kanunlar çocukları olmasa bile erkekleri eski eşlerine ömür boyu nafakaya mahkûm ederek bakmak zorunda bırakıyor.Bu tamamen yanlıştır.Çok şükür bu konuda  bir değişiklik hazırlığı olduğu medyaya yansımaktadır ve böylece haksız bir uygulama da sona erdirilirse, toplum için çok iyi olacağını düşünüyorum.

Boşanma sırasında erkek evinden oluyor, çocuklarından oluyor, bir de ona hakaretler eden karısına her ay para göndermek zorunda kalıyor.

Eski eşe nafaka vermek demek, her ay kazancından bölerek kendi ihtiyaçlarından kısarak, yeni evlilik yapmışsan karının ve çocuklarının rızkından kısarak düşmanına para göndermek gibi bir şey. Zira boşananların pek çoğu büyük kavgalarla ayrılıyor.

Şiddetin haklı bir sebebi yoktur fakat bütün bunları yaşayıp cinnet geçirip karısını çocuklarını ve en son kendini öldüren erkek haberleri her gün gazetelerde yer alıyor. Hükümet acilen nafaka ile ilgili kanunları değiştirmeli. İhtiyacı olan kadınlara kendi maaş vermeli, eski kocası değil.

Şiddetin artmasının üçüncü önemli sebebi 6284 nolu kanun maddesi. Erkeğin kadına bağırması (kadının kocaya bağırması suç değil) parayı az vermesi, birlikte olmak istemesi gibi o anda kadının hoşuna gitmeyecek her şeyi şiddet kapsamına alıp fiziksel şiddet olmadığı halde kocasını şikayet eden kadınların sözleri üzerine erkeğin sözünü hiçe sayarak erkeklere cezalar yağdırılıyor.

Kadın “Kocamı bir süre gözüm görmesin evden uzaklaştırılsın” dese erkek mahallesine giremiyor, o mahallede kendi annesi olsa bile. Çocuğuna yaklaşamıyor. Suçu ne? Karısının paşa gönlünü eylememiş.

Her yıl yaklaşık 130 bin civarı çift boşanıyor. Bunların içinden çok az kadın nafaka istemiyor. Nafaka gerçeği, tazminat, mal paylaşımı derken boşanan erkekler kanunların adaletsiz gerçekleri ile yüzleşince ilk işleri bu kanunları yapanlara kötü söylemek oluyor. Kötü kelimesi burada hafif kaldı siz anlayın.

 

 

 

Bu yazı toplam 286 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.