1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. AK PARTİ’DEN DE YEMLENEREK PİŞKİNLEŞEN KARUNLAR!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

AK PARTİ’DEN DE YEMLENEREK PİŞKİNLEŞEN KARUNLAR!

A+A-

Zaman gösterdi ki; ilerici ile gerici kelimeleri üzerine yakın geçmişte yaratılan algı CHP sayesinde değişime uğramıştır. Yıllardır kendilerini ilerici olarak gösteren ve halka bunu dayatan CHP teşkilatı aslında ülkemizde uzun yıllardır gericiliğin temsilcisi olmuştur. Ama bunu halka aktarma şeklinde ki despotik bir takım faaliyet ve çabaları zamanında meyvesini verdiği için halk üzerinde etki yaratmasını bilmişler ve bu masalı uzun yıllar boyunca halka yutturmuşlardır. 
Bunu biraz örneklendirmeyle vüzuha kavuşturalım. CHP’li yılları 20 yaş altında ki gençlerimiz tam bilemez. Onlara aktarılan bilgiler ışığında ancak halihazır inandıkları düşünceyi bulurlar. Ama yaşı 20’nin üstünde olan insanımızın büyük çoğunluğu o yıllarda yaşanan zorlukları çok iyi bilmekteler. 
Onlardan biri de bu aciz yazar kardeşinizdir. 
CHP ve yoldaşlarının iktidar olduğu yıllarda memleketin hali pür melali çok farklıydı. Ülkemiz 1950’li yılları andırıyordu. Yenilik ve yenilenme adına duygu ve düşünce mekanizmaları gelişmediği için ülkeye ilerleme adına yatırım yapmaya bile ihtiyaç duymuyorlardı. 
Yollarımız, hastanelerimiz, devlet dairelerimiz pislikten dökülüyordu. 
Daha bu örnekler o kadar artırılabilir ki! Kafanızı ütülemek istemiyorum, en doğrusu yaşça büyük olan o yılları hatta daha öncesi İnönü’lü yılları yaşamış, görmüş olan yaşlılarınızla sohbet ederseniz, ne demek istediğim ortaya çıkar. 
AK Parti iktidara geldiği 2002 yılından itibaren uzunca bir dönem ülkeye faydalı yatırımlar kazandırmış, halkın rahat nefes almasını sağlayacak işlere imzasını atmıştır. Bunu anlamak çok ta zor değildir. İnternete girerek 80’li yılların Türkiye’si ile 2000’li yılların Türkiyesi’ne baktığınızda gerçeği tüm çıplaklığıyla görebilirsiniz. 
Uzun uzadıya buradan anlatmaya gerek görmüyorum. 
Etrafımda çok bilmiş nice insanlar var. Olayları değerlendirirken gelişmelere ve gerçeklere, at gözlüğüyle bakmayı alışkanlık haline getirdikleri için kafalarında sabitledikleri doğruların esiri oluyorlar. Haşa inandıklarına da bir ayet-i kerimeye inanmışçasına bağlanıyorlar. 
Onlara da kızmıyorum. Çünkü genellikle onlarda yukarıdan itibaren izah etmeye çalıştığım algı düzeninin birer kurbanları olarak ortaya çıkıyorlar. 
Kendilerini o kadar kaptırmışlar ki geçmişte yaşanan gerçekleri tahlil etme yetileri dahi yok. 
Mevcut düzenin içerisinde ki uygulamalara yeri geldiğinde en sert eleştirileri getiriyorum. Onlara en sert tepkiyi de veriyorum. Ama sistem içinde yer bulmuş, edinmiş pirelere kızıp ta yorganı yakmayacak kadar da hassasım. Ama bu zaten olağandır. İnsanoğlu her daim hata yapmaya meyillidir. Üzülerek ifade etmem gerekirse kendi kendimize sorgulama yeteneğimizi kaybettiğimiz için görünenle hareket ediyoruz. Bu da halkımızı bazen yanlışa sürüklüyor. 
Son zamanların bir algısal oynatısı da şu; AK Parti dersini alsın da kim gelirse gelsin önemli değil! Yaşanan gerçekleri iyi tahlil etmemiz lazım. Ülkemizin başına dert ve hatta bela olan HDP’nin izlediği siyaseti tahlil ettiğiniz zaman aslında neyin ne olduğu ortaya çıkıyor. 
CHP, niçin HDP ile direk temasında bu kadar ısrarlı?
Hani Atatürk’ün kurduğu parti diye diye övündükleri oluşumun, ülkeye her türlü ihaneti mübah gören, halkı katleden, ormanları tutuşturarak doğayı katleden, ülkemizin yurtdışında ayağını tökezletme uğruna her şeyi yapmaya devam eden terör uzantılarına kucak açmasının izahını bana yapacak bir akl-ı selim sahibi yok mu aramızda?
Ne işi var CHP’nin HDP ile?
Ülkemizin izlediği stratejik ve oldukça doğru olan Rusya ile yakınlaşma girişimlerinden rahatsız olan CHP nereye varmaya çalışıyor?
Şimdi de bu siyasetle aklınca ABD’ye yeşil ışık mı yakıyor?
Biliriz zamanında sizden gelen bir başbakan olarak Bülent Ecevit’in, ABD Başkanı Clinton’dan yardım dilenmeye gittiği yıllarda karşısında nasıl ezik bir duruş sergilediğini!  
Yine ifade ediyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyorum, ama eleştirerek seviyorum. Buna da hakkım olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar sınırsız itaat dürtüsüyle hareket edenlerin bir yerlerde köşe başlarında nasıl ihya olduklarını da bilirim. Ama o ihya olanların bunca halkın alnının teriyle oralara gelmesi sonrasında Karun’laşmaları sebebiyle Allah’ın huzurunda sorguda düşecekleri durumu da bilirim. Karunlaşmalarında kimin parmak izi varsa bu Erdoğan’da olabilir yahut bir başkası da olabilir. Bunun hesabını verecekler kardeşim! Bunu da bilirim. Gönül ister ki şu devlet yönetiminde işlemeye devam eden yandaşlık sistemi bir son bulsun ve herkes hakettiğine kavuşsun. Hak edilen sahibini bulmadıkça, eğreti düzen ortaya çıkıyor. AK Parti’nin bugünkü düştüğü durum da buna işaret ediyor.

Bu yazı toplam 1458 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.