1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. AK PARTİ’NİN DÜŞÜNEMEDİĞİ BAZI GERÇEKLER!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

AK PARTİ’NİN DÜŞÜNEMEDİĞİ BAZI GERÇEKLER!

A+A-

Çocukluğumdan itibaren siyasete düşkün bir insanım. Bu köşe yazma huyumda oradan geliyor. Çünkü siyaset demek aktif olmak, heyecan peşinde koşmak, insanlara faydalı olmak, hedeflerine doğru yol almak demekti. Doğru olduğuna inandığın, ardında durduğun, savunduğun fikri revaca taşımak için sebeplerine sarılmak demekti. Makamını hak edenin ardında saf olmak kademe kademe herkesin bilgisi ve birikimi gereğince bulunacağı mevzide karar kılması ve o mevziyi muhafaza etmesi demekti. Akıllara kazınmış olan yağcılık, yalakalık, ukalalık, kibirlilik, aç gözlülük hiç değildi. 
Gelinen noktaya bir bakar mısınız?
Siyaseti temsil eden kişiler halkın beklentilerini karşılamak, onların yarasına merhem olmak değil kendi değirmenlerine su taşıma peşinde koşar hale gelmişler. Ayağını meclis kapısından atanlar ve onları yakınen tanıyanlar işi fırsatçılığa çevirip kısa yoldan kolaya ulaşıp, çoğumuzun binbir ızdırap ve çile ulaştığımız hedefe bir tık mesafede olmanın fırsatını değerlendiriyorlar. 
Akabinde de meydanlara çıkarak hakkı, hukuku dillerine pelesenk edenlerin fukara edebiyatını dinleyerek mest oluyoruz. 
Eleştiriye kapalı duyu organlarını tamamıyle menfaate odaklamak suretiyle servetine servet katanların ayyuka çıktığı kapkaranlık bir yapılanma bu şekilde oluştu. 
Sonrasında da sırtından geçinilen milyonların, kıt kanaat geçinerek yaşadığı ülkemde onların hakedeceği kıdem tazminatından tırtıklama planları yapılıyor. İçine serpiştirilen bir kaç masumane ifadeyle hem halkın hem taraftarlarının da gazı alındığında geriye planları uygulamak kalıyor.
Kardeşim! Ne yaptınız bu milletin parasını?
Diyelim ki yatırımlara harcadınız.
Siz yatırımlara harcama yaparken, ayrıyeten halkın da beklentileri olduğunu ve onların maslahatlarını da gözetmekle mükellef olduğunuzu hiç hesaba katmadınız mı?
Gelir, gider hesabınızı nasıl tuttunuz?
Gelir, gideri karşılayamayınca masum halkın sırtına binerek düzlüğe çıkmanın en basit ve acizlerin yapabileceği bir siyaset anlayışı olduğunu anlamak niçin bu kadar zorunuza gidiyor?
Bu şekilde olmaz. Bu tarzla kaybedilen halk kitlesini yeniden kazanmanız oldukça zordur. Çıkıp bunu halka net ifade ederek zihinlerde ki soru işaretlerini kazımadıkça bu sıkıntı sürecek ve tarihin tozlu raflarna olan yolculuğunuz sürat kazanacak. 
Ortada bir hata olduğunu anlamak hiç zor değil. 
Çünkü yolunda gitmeyen bir şeyler var. 
Her alanda faturaların şişmesi sonucunda halkın yediğinden içtiğinden kısarak düzlüğe çıkma mantığınızla bu siyaseti yürütemezsiniz. 
Tabii kendinizi haklı çıkaracaksınız. 
Hayatı boyunca yokluk görmemiş, açlığın ne olduğunu bilmeyen damadın bu işi anlayıp, kendine çekidüzen vermesini zaten beklemiyoruz. Çünkü inandığı bir takım yanlışlarda ısrar huyunu sürdürdükçe tökezlemeye ve tökezletmeye devam edecek. 
Gerçek ekonomi sizin orada sıcak koltuklarınızdan görüp inandığınız gibi değil.
İnanın etraftan tanıdığım dev firmaların muhasebelerini tutan Allah korkusunu ruhunda hisseden kardeşlerim var. Allaha yemin olsun, maliyeyi onlara bırakırsanız daha iyi yönetirler.
Beka sorunuydu değil mi?
Dayanak olarak sarıldığınız tek şey!..
Size açıkça ifade etmek isterim. Bu ülkenin halkı memleketini sevdikçe, ırmağının akışına sevdalı oldukça, meleşir kuzular sesine geldikçe kimse bu halka diz çöktüremez. 
Bunu daha anlayamadınız mı?
Şu hatada ısrar huyunuzu terk etmedikçe bu tökezlemeler sürecek. Ta ki bir sonraki seçim karneniz ortaya çıkıncaya dek…
Siyasetten niçin soğuduğumu anladınız değil mi can okurlarım!
Soğumak ne kelime!..
İğreniyorum artık.
Siyaset dendiğinde aklıma vatan ve milletinin maslahatı için çalışıp çabalayan, zor anında halkının yanında olan ve açlığı gerçekten bilebilen, ihale, cukka peşinde koşmayan gelirdi bir zamanlar…
Bu algımı son beş yıldır tamamıyla farklı yöne çektiniz.
Şimdi siyaset denildiğinde dev ihaleler peşinde koşarak, belediyelere akraba hısımını doldurarak, zengin sofralarında arz-ı endam ederek, konuşurken karşısındakileri sıradan görerek, küçümseyerek, sadece oy zamanlarında değer gören halkın gerçeklerinden tamamıyla uzak bir yapı aklıma geliyor. 
Topla, topla, topla eşittir dediğinizde ortaya çıkan net sonuç buna varıyor. 
İşte bu yüzden halkı soğuttuğunuzu bilin istedim. 
Sağda solda farklı alanlarda yanlış aramanıza gerek yok. Yanlış içinizde…

Bu yazı toplam 1179 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.