1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Ak Parti’nin Gidişatına Dair : Sonuç
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti’nin Gidişatına Dair : Sonuç

A+A-
Geçtiğimiz yazımda AK Parti teşkilatlarının durumunu irdelemeye başlamıştım. Bugün kaldığımız yerden devam ederek bu yazı dizime son vereceğim.
Bunca zamandır yaşanan onca gelişmeye rağmen birilerinin dik kafalılığı sürüyor. Ellerine geçen fırsatı değerlendirmede ki muhteris tavırları açık ve net ortada.
Ama diyorum ki!
Yeter artık, ihalesini alan aldı. Rantını kazanan kazandı. Eşini dostunu işe yerleştiren yerleştirdi. Çevresini edinen edindi. Evini, arabasını model üstüne modellendirenler zirve yaptı.
Bundan sonrası için sadece hakkın rızasını gözeten, doğruya koşan, kul hakkından olabildiğince kaçınan, riyakar olmayan, dost görünüp sırtından vurmayan, kendi zekasının semeresi zannettiği Ali Cengiz oyunlarıyla parsa toplayan yönetimlerin yerini güzel insanlar alsın. Mevcutlar içerisinde dürüst kalabilenler ayıklandıktan sonra onlarla birlikte Allah’ın razı olacağı, Resulünün (sav) onay vereceği hak ehli insanlar o makamlarda bulunsunlar.
Bunları neden mi yazdım? Bizzat yaşadım. Aslında hak için gösterdiğim çabaları, kendilerine karşı rest olarak algıladılar. Birbirlerine yaptıkları jestlere rest çekilmesini, menfaate giden yolda engel bildiler. Çeşme akıyordu. Tüm damlalar ve zerreler menfaat olarak kendilerini ihya etmeliydi. Evet ihya da oldular. Haram ve helali hepimizden iyi bilirler ya! Yaptıkları tüm yanlışlara caiz fetvası verecek yalakaları her zaman vardı. İşte o fetvalarla avundular. Ama gerçek hüküm sahibi nezdinde o fetvalar tamamen geçersizdir. İşte burada sınıfta kaldılar. İnsanoğlunun nefsani hataları ve yanlışlarına bakarak lekeleyecek kadar bilgisiz değiliz. Hepsinin bir şekilde hesabı yüce yaratana verilir. Ama kul hakkını yani kamunun hakkını gasp edenlerin affa giden yolda karşılarına din gününün sahibi yüce rabbimiz çıkacak. Hani o sahte gülücükler saçan ve dostluğunun temelinde kalleşlik yatan bedbahtlar var ya! Onların hesap günleri adım adım yaklaşıyor.
AK Parti’de ki üçüncü dönem kabusunun temelinde yatan unsurlar bunlardır.
İl Başkanı, Ahmet Sorgun’un açıklamalarından birkaç nokta alalım : “ Bir kere idealleriniz olmadan siyaset olmaz. AK Parti bir ideal partisidir. İkinci prensibimiz bilgisiz siyaset olmaz. Bilgi sahibi olmadan herhangi bir konuda fikir sahibi olamayız. Onun için önce bilgili olmamız şart. Yine siyaset bir ekip işi ama asla ekipçilik işi değildir. İyi bir ekibiniz olmalı ama ekipçi olmamalı diye düşünüyoruz. Siyaset hep doğruyu söylemektir fakat her doğruyu da her yerde söyleme sanatı değildir. Yapacağını söyle, söylediğini mutlaka yap, yaptığını da anlat da bir başka prensibimiz. Bu ilke veya özellik, AK Parti ’yi diğer partilerden ayıran en temel farklardan da biridir. Zira AK Parti, söz verdi mi yapar….Hak bildiğin yolda yalnız da olsa yürüme… Siyasi görevler bir emanettir ama bu emanet, emanetçi gibi taşımamalıyız. Bu görevi bu emanete gövdemizi ortaya koyarak sahip çıkacağız. Neme lazım dememek lazım. Çünkü insanı ilgilendiren her şey siyasetin işidir. Ne söylediğiniz kadar nasıl veya ne kadar anlaşıldığı da bir başka prensibimizdir. Bizler bu prensiplerle hareket ediyoruz. Bu prensipler sadece siyasette değil günlük yaşamda da uygulanabilir ve başarıya ulaşılabilir.”
Çok güzel söylemiş Ahmet Bey… Bilgisiz siyaset olmaz buyurmuş. Peki o halde şunu sorayım. Mevcut kadroları belirlerken bilgiye dönük hangi kriterlere göre değerlendirme yaptınız? Yani bu kadrolar bilgileriyle mi oradalar, yoksa birilerinin telkiniyle mi?
Doğruları bilip her yerde söylememek lazım demiş. Evet buna kabul ama bu teşkilatlar içinde geçerli mi? O zaman yanlışla doğruyu ayırt edecek kanıya nereden varmalıyız? İstişareden beri birilerinin telkiniyle mi?
Siyaseti emanetçi gibi taşımamalı denmiş. Buna gerçekten inanıyor musunuz? O halde kongre dönemlerinde ki delege listeleri oluşturulurken tamamen mevcut ilçe yönetimlerinin kendi istedikleri gibi bir liste oluşturulmasının temelinde yeniden seçilmek yani emanetçiliğe soyunmak yatmıyor mu?
Bu kadar soru yeter.
Bir açıklama yapılırken konuştuklarına önce konuşan inanmalıdır. Aksi takdirde çıkan her lafın temelinde üyesi olduğu kurumu koruma adına alışılagelmiş sözlerle mevcut statükocu yapıyı korumak yattığı açık ve net sırıtır.
Yukarıda ki soruların cevabına göre AK Parti’nin geleceği yani gidişatı üzerine daha da kapsamlı yorum yapabilirim. Aksi takdirde bundan sonrası için alternatif siyasi oluşum arayış çabaları artacaktır.





 
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.