1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Ak Parti’nin Gidişatında Üçüncü Dönem : Risk
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti’nin Gidişatında Üçüncü Dönem : Risk

A+A-
Suriyeli savaş mağdurlarına İslam dininin gereği olarak kucak açmamız şüphesiz takdirlik bir adımdır. Ama bu insanları şehirlere yaymak, iktidarın yaptığı bir diğer yanlıştı. Suriyelileri güvenli bir bölge oluşturmak suretiyle belirli bir alanda toplamak ve kontrol altında tutmak lazımdı. Bizim bu dostane tutumumuz, ülkemizi yabancı bir devlet olarak gören ve kanıksamayan bazı dengesiz Suriye vatandaşlarının şımarmasına sebep olmaktadır. Zamanla iyice palazlanan Suriyeliler zamanla bu topraklar üzerinde hak iddia ederlerse doğrusu şaşırmam.
Avrupa Birliği safsatasıyla yıllardır oyalanırken kalkan idam cezası yüzünden ülkemiz Teksas’a dönmüş, hemen her gün cinayet, gasp, tecavüz olayları olağanmışçasına bir gelişme olarak algılanmaya başlanmıştır. Bizim ülkemizde ki saygı ve empati yapısı, birçok ülkedekinin aksine zıt seyir gösterir. Milletimizin yapısında her zaman kendisinin haklı olduğu algısı yatmaktadır. Bu durum, toplu ulaşım araçlarında, trafikte, devlet kurumlarında zahiren günlük yaşama yansımaktadır. Bunu ispat için ulusal ve yerel gazetelerin üçüncü sayfalarına bir göz atmanız yeterli olacaktır.
Okullarda ki eğitim sisteminin bir türlü oturmayan yapısı yüzünden gençlerimizin sabırsız ve saldırgan tutumu da tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Kendilerini bir anda uyuşturucu ve bonzai illetlerinin arasında bulan gençlerimizin sayısındaki olağanüstü artışın temelinde eğitim ve öğretim yapımızın oturmamış yapısı yatmaktadır. Ortaokul çağında ki çocuklarımız, diğer erkeklerle aşk hayatı yaşamaktadır. Beynin müspet ilimlerle, ilim ve irfanla dolması gereken bu çağlarında kendilerini faydasız ve kof düşüncelerle körelten gençlerimizin kontrol altına alınması elzemdir. Ben lise ve üniversite gençliğine hiç girmiyorum bile. Oralarda ki durum daha da vahim boyuttadır. Gençlerimize, o yaşlara ulaşmakla sınırsız hürriyet elde ettikleri gibi bir algının yanlış olduğunu anlatacak ve gösterecek bir sistem tesis edilmesi gerekiyor. Yaş ilerleyince diğer insanlara, ana ve babasına, hocalarına, büyüklerine saygısızlık hakkı kazanmadığını, korkunç uyuşturucu ve sigara illetinin kendilerine serbest kılınmadığını, etlerini diledikleri gibi kullanma anlamına gelmediğini zihinlerine kazımamız gerekiyor.
Bu örnekleri daha da artırmak mümkündür. Ama ben burada keseyim.
Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, akademik kişiliğe sahip bir devlet adamıdır. Recep Tayyip Erdoğan kadar olmasa da halkla iç içe olmakta en az onun kadar samimi olması lazımdır. Çünkü bizim halkımız devlet adamlarının kendisiyle aynı tastan çorba içmesini, aynı kaptan bulgur pilavına kaşık daldırmasını, bakır tastan ayran içmesini, diz kırıp yer sofrasında yemek yemesini, dalından domatesi koparıp suyunu akıta akıta yemesini, bir akşam ansızın gelerek birlikte iftar açmasını, çocuğunu kucağına alarak bir baba şefkatiyle öpüp koklamasını, camide omuz omuza namaz kılmasını, anacığının vefatıyla gözyaşı akıtmasını,tulum giyerek maden ocağında ki işçilerle sofraya kurulmasını hep uzak görmüştür. İşte tüm bu güzellikleri bu halka yaşatan önceki başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi mevcut başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nu da benimsemelidir.

Benimsememiş midir?
Henüz tam anlamıyla değil…
Ama yukarıda zikrettiğim yaralara merhem olmaya başladığı zaman; yani halkın sırtında ki vergi yükünü hafiflettiği zaman, yani zam furyasını durduracak reel adımları attığı zaman, yani sağlık hizmetlerinde yeniden rahatlatıcı icraatlar yaptığı zaman, yani eğitim ve öğretim sisteminde yaşanan çarpıklıklar karşısında yapısal girişimlerde bulunduğu zaman, yani halkımızın yaşamını kolaylaştırıcı hizmetlere imza attığı zaman Ahmet Davutoğlu, bu halkın kahramanı haline gelecektir. Çünkü üçüncü döneminde AK Parti’ye genel başkan olmak büyük bir riski göze almaktır. Parti’nin içinde kemik tutmaya başlamış ve kendini kral ilan etmiş işgüzarların olduğu gerçektir. İşte bu gerçekle boğuşmak zorunda kalacak. Bu birikmiş bir iltihaptır. Bu iltihabı temizlemediği takdirde tüm vücuda yayılacak olan bu mikrop, işlev bozukluklarına sebep olacaktır. Bugünden tezi yok mevcut teşkilatların arındırılması gerekiyor. Uyduruk ve kendini seçecek delege listeleriyle koltuklanan teşkilatçıkların yerine adam gibi ortaya oynanarak bu partiye gönül vermiş delege listeleriyle babalar gibi seçilerek yönetimi hak etmiş teşkilat yöneticilerinin olmaması bu partiyi körelten ve geçmişte benzeri yaşanan yanlışlarla parti içerisinde kopmaların ve küskünlerin artmasına sebep olan bu seçim metoduna bir son verilmelidir.
Devamı gelecek. Lütfen, muhakkak okuyun.
 
Bu yazı toplam 35 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.