1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Ak Parti’nin Temizlik Stratejisi Ve Muhalefet
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti’nin Temizlik Stratejisi Ve Muhalefet

A+A-
Yeni bir yıla adım attığımız bu ilk günlerde bu yazıyı siz okuyucularımla paylaşmak istedim. Hani meşhur bir söz vardır. Sinek küçüktür, ama mide bulandırır diye. Bende AK Parti’nin içine sızmış ya da bir şekilde orada görev almak suretiyle yıllardır yönetimi işgal eden bir takım kalıntıların temizlenmesi ve yönetimlerin en berrak ve hassas isimlerle yoluna devam etmesi beklentimi buradan ifade etmeliyim. Şunu biliyorum. Böylesi büyük bir teşkilatın içine sızmış sineklerin varlığı su götürmez bir gerçektir. Ama bulundukları sürece etraflarına zarar veren bu sünelerden kurtulmak için en uygun zaman bugündür. Teşkilatta küsme diye bir şey olmaz. Bu sebeple onları küstürme endişesi taşıyarak suskun kalmak daha büyük bir tehdittir. Biz AK Parti’yi ülkemize kazandırdığı hizmetler ve başında ki yetkili isimlerin dürüst olmasından hareketle sevdik. Herhangi bir menfaat beklemedik. Bir dönem şahsımın da içinde bulunduğu ve bir daha aktif görev almayı düşünmediğim, sonuna kadar destekleyeceğim bu teşkilatın içerisinde halen zararlı sineklerin olduğunu birçok kardeşim gibi bende bilirim. Şu anki beklentimiz o sineklerin temizlenerek teşkilatı daha da berrak hale getirmektir. Samimiyetle ifade edeyim ki bu başarının temelinde onların zerre katkısı yoktur. Sayıları oldukça sınırlı bu kişilerin orada bulunmasının temelinde menfaat ve kişisel beklentiler yatar. O kişilerin elde edeceği menfaatleri gördüğüm anda köşemden zerre kadar tereddüt etmeden paylaşacağımın da bilinmesini isterim. Bu parti devasa bir oluşumdur. Bu oluşumun içerisinde yer alan bulunmaz Hint kumaşlarının (!) olduğunu benim gibi birçok kardeşim biliyor. Lütfen önce temizliğimizi hassasiyetle yapalım. Yaptığımız takdirde, kaçıntı yapanları ayıkladığımız müddetçe gelecek seçimler her zaman parti için emniyet subabı görevi görecektir. Bu tür kişiler, koskoca teşkilatta cüzi bir yer işgal ettiklerinden ötürü bugüne kadar suskun kaldım. Ama dediğim gibi kirlerden zamanla tamamıyla arınmak elzemdir. Üst görev sorumluluğunu taşıyanların adımlarına dikkat etmesi ve olası ufacık kaçıntıların dahi asıl huzurda büyük veballeri sırtınıza saracağını unutmayın. Olanlara sessiz kalarak fırsat yaratmak adına oluşan her durum vebal oluşturur. Kul hakkına sebep teşkil eden hataların affı da bu dünyada imkânsızdır. Hayat gelip geçiyor. Hesap günü de gelecek. Lütfen bu konuda üzerinize düşen görevi bihakkın yerine getirin. Geçmiş dönemlerde menfaat temin etmiş asalaklar da mutlaka vardır ki onlardan uzak kalmanız hem ülkemiz hem de parti adına oldukça hassas önem taşımaktadır. Bu eleştiri, hakkı temsil etmeye dönük olup, hiçbir menfaat ya da beklenti amacıyla yapılmamıştır. Sadece haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmama uğruna mecburen değinmek zorunda hissettiğim bir ayrıntı olarak bunu ilgililerine aktarmış oldum. İster gereğini yapın. İsterseniz kulağınızın üzerine yatın. Ben üzerime düşeni bihakkın yerine getirmiş olmanın mutluluğu içerisindeyim. Hesap günü geldiğinde anlamanız bir şey ifade etmez. O güne yakalandığınız anda geri dönüş yoktur. Bakın hesap gününden kastım, kıyametin kopması değil, uykularımızı kaçıran, ağızlarımızın tadını bozan ölümdür. Ölümünde bir sınırı yoktur. Her an hepimizi yakalayabilir. Haa! Eğer imani bir sorun yaşıyor ve olanları da ıvır zıvır addediyorsanız, o zaten sizin kendinizi ateşe attığınızın resmidir. Eee! Zorla cehenneme talip olana da diyecek sözümüz yok. Ama asıl ürpertici olanı, içinde bulunduğunuz ortamın sizi direk kul haklarıyla yüz yüze bırakacağıdır ki bunun affını da rabbim mağdurlara vermiştir. Hele birde siyasi bir oluşum mağdurlarının insafına kalırsanız bunun ucu da görünmez ki Allah muhafaza ebedi cehennem riski altındasınızdır.

Bu hitabım benimde bir zamanlar yönetiminde yer aldığım AK Parti il ve ilçe teşkilatlarınadır.
Diğer açıdan devam edelim. Mecliste sandalye çoğunluğunu HDP’ye kaptırarak dördüncü parti olma utancı yaşayan MHP’nin de bugüne kadar yaptıkları kuru inatlaşma sürecine devam edecekleri görülüyor. Hâlbuki sağduyu ile hareket ederek bu ülkeye bazı kazanımlar sağlamak suretiyle düşünme yetisi elde edebilseler kendileri kazançlı çıkacak. Ama şu ana kadar bu konuda umutlu bir görüntü veremediler. Bunların mantığında yapılan icraat ne olursa olsun, iktidar partisini kıyasıya eleştirmek suretiyle yıpratmak amacı yatmaktadır. Hâlbuki başarının temelinde mevcut siyasi iktidarın doğrularını kabul etmek, hatalarında da onlara yol göstermektir. İnanın MHP bugüne kadar bunu yapmış olsaydı bugünkü durumuna düşmez ve belki de CHP’nin bile önüne geçme şansı elde edebilirdi. En azından İslami hassasiyetler noktasında CHP’ye istinaden çok daha iyi bir konumda olan bir parti ana muhalefet görevi üslenmiş olurdu. Devlet Bahçeli’nin ne yapmaya çalıştığını bırakın halkımız, etrafında ki mesai arkadaşları bile çözememektedirler.
CHP’nin konumu bence MHP’den pekte farklı sayılmaz. Bu ülkeyi Atatürk’ün kurduğu mantığıyla hareket ederek tek doğruyu temsil ettikleri gibi tuhaf bir bakış açıları var. Daha öncede ifade etmiştim. İHL’leri açtıklarını ifade edebiliyor. Ama İHL’lileri sadece camiye hoca, cenazeye yıkayıcı olarak düşündükleri gerçeğini saklıyor. Ben açıkçası şunu kendilerine ifade etmeliyim. Siz başınıza kim geçerse geçsin bu halkın gerçekleriyle içiçe olmadığınız sürece aynı çizgide kalacaksınız, hatta gelecekte yükselmek bir yana düşüşe bile geçeceksiniz.
HDP ise, ucucuna da olsa girdiği ve elde ettiği 59 vekiliyle halkımızın kendine verdiği mesajı iyi algılamak zorunda ve terör bağlantılarından kurtulmak durumundadır. AK Parti’yle uzlaşma uğruna beklentilerini sıralamak gibi bir lüksü yoktur. Kendilerine belki sadece anayasa değişikliğinde ihtiyaç duyulacak ki onda da iş çıkmaza girerse halka gidilerek referandumla gereken yapılıp geçilir. Kendilerine de meclis kürsüsünden vara yoğa bağırmak düşer.
Kısacası bu ülkeyi anlayamayanların, vatandaşı çözemeyenlerin bir kez daha başını iki eli arasına alarak düşünmesi ve işlerine gelmese de halkın gerçeklerinden uzak kalamayacağı ya da onları uyutamayacağını bilmesi gerekir.
 
Bu yazı toplam 100 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.