1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Ak Partiye Dost Uyarısı
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Partiye Dost Uyarısı

A+A-

Herkes referandumu konuşuyor.

Herkes kendi kafasındakini anlatıyor.

“EVET” diyecekte var, “HAYIR” diyecekte elbette.

Demokrasinin gereği de budur.

Zaten öyle olması beklenmeseydi, neden halka gidiliyor ?
Herkes “Evet” der iş biter.

Ya da herkes “Hayır “ der yine biter.

Resmi Referandum çalışmaları partilerde esas itibariyle 25 Şubatta başlayacak ama, bu süreç aslında başladı.

Hem de çok hızlı biçimde çalışmalar sürüyor.

Bir tarafta “EVET” kilitlenenler,

Diğer tarafta “HAYIR” isteyenler.

Birde “Kararsız”lar var. Bunlarda ortalığı seyrediyorlar.

Bir tarafta da anketçiler.

“EVET” çıkacak diyenlerde var, “HAYIR” çıkacak diyenlerde var.

Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır. Daha yaklaşık 2 ay kadar süre var. Milletin kararı yavaş yavaş şekilleniyor. ‘EVET’ cephesinde son 2 hafta olumsuz gelişmeler yaşandı.

Son örnek benim bu satırları yazdığımda Manisa İl Başkan yardımcısı, adı lazım değil, “HAYIR ÇIKARSA İÇ SAVAŞA HAZIR OLUN” mesajı idi,.

Gerçi o kimsenin defterini AK Parti dürdü ama, duvara bir çamur attı, izi kaldı.

Öncelikle şunu belirtelim. Bunu hep söylüyoruz. Geçtiğimiz akşam AK Parti Konya Milletvekili Leyla Şahin USTA’ya da söyledim. Meseleyi halka çok iyi anlatmak gerekir. Eğer tam anlatılamaz ise algı operasyonlarını kim iyi yönetirse sandıktan çıkacaktır.

Eğer “EVET” isteniyorsa Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın çabası elbette çok büyük. Ancak tabandakilerde onun kadar çalışmalıdır. Bu çalışmalar sırasında halkı kutuplaştırmadan, ötekileştirmeden ve kaş yapayım derken göz çıkartılmamalıdır.

Peki olumsuz bir hava esmesine neden olan gelişme ne?

‘Hayır’ diyenlerin PKK, DAEŞ ve FETÖ’cü olarak gösterilmesi. Bu sözler bugünlerde iyi anlatılmalı, doğru izahı yapılmalıdır. Halk tedirgin olmamalıdır.

KHK’lerle akademisyenlerin ihracı. Elbette doğrular var ama, yanlışları iyi seçmek gerekir. Varlık Fonu tartışmaları. Meral Akşener’in Çanakkale’de konuşturulmaması.

Bunlar kafalarda cevap arayan sorular olarak halkın önünde durmaktadır.

Yukarıdaki değerlendirmeler Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığı ile tanın gazeteci A. Kadir Selvi’ye ait.

Böyle bir ismin bunları yazması önemli. Selvi yazısında açıkça 'Bu söylemler yanlış. Hata yapıyorsunuz. Bu hatadan dönün' diyor. Bence de doğru söylüyor. Diyelim ki, ben 'Evet' vereceğim. Oğlum, kızım yada babam, eşim “Hayır” verirse 'Vatan haini' mi olacaklar. Terörist mi olacaklar…

Herkesin aklı- fikri var. Düşünecek, anlatılanları göz önüne koyacak kimin anlattıkları aklına yatkınsa o yönde oyunu kullanacak.

Elbette bu “HAYIR” diyenlerin içinde de, “EVET” diyenlerin içinde de başka hesapları olanlar olabilir. Ancak hiçbir zaman bunlar istisnayı bozamayacaklardır.

15 Temmuz'dan sonra en çok hangi mesaj veriliyordu? 'Birlik ve beraberlik.' Şimdi bunun temeline dinamit koymayalım... Koyanlar bunun yanlış olduğunu er geç anlayacaklardır. Bu ruhu bozanları halk af etmeyecektir.

Kimseyi ötekileştirmeden, kimseye şu veya bucu yaftasını yapıştırmadan hareket edilmelidir. Kamu görevinde bulunanlarda açık şekilde kullanacakları oyu belli etmemelidir. Bunların samimi olduklarına inanmıyorum. Mutlaka ama, mutlaka başka hesapları vardır. Unutmayalım, 16 Nisan'dan sonra da birlikte yaşayacağız.. Başka Türkiye yok..

Bu yazı toplam 345 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.