1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Akan Kana Bedel Biçenler II
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Akan Kana Bedel Biçenler II

A+A-
Değerli okurlarım, geçtiğim yazıda kaldığımız Batı destekli soykırım gerçeklerine dair yazıma devam ediyorum. Avrupa’nın tam orta yerinde ki Srebrenitsa Katliamında öldürülenlerin kesin sayısı belli değildir. Fakat BM'nin Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi savcısı, 7.000 ila 8.000 kişinin öldürüldüğünü belirtse de şahsi düşünceme göre bu bilgi yanlıştır. Bu, Bosna Sırplarının hükümetinin hazırladığı bir raporda ölü sayısı 7.779, Boşnak hükümetinin raporunda ise 8.374'den fazla olarak gösterilmektedir. Şu ana kadar Srebrenitsa bölgesinde 42 toplu mezar bulunmuş ve uzmanlara göre 22 bölgede daha toplu mezar olduğunu tahmin ediliyor. Şimdiye kadar 2.070 kurbanın kesin kimlik tespiti yapılırken 7.000'den fazla ceset torbasında ise parçalanmış ceset parçaları kesin kimlik tespiti için bekletilmektedir.
1992-1995 arasında Uluslararası Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna-Hersek'te 312.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu kayıpların 200.000 kadarı Boşnak halkına ait olup Bosnalılar, dünyanın gözü önünde ve Avrupa'nın göbeğinde sistematik bir soykırıma tâbî tutulmuştur. Sadece Srebrenitsa'da olanlar hakkında elle tutulur delillerin varlığı söz konusu olsa da çok yakın tarihte gerçekleşen soykırımı aydınlatmaya yetmemektedir.
Peki! Yine çok yakın tarihli Ruanda Soykırımı hakkında ne diyelim? Ruanda'da 1994 yılında yaklaşık yüz gün içinde 800.000 Tutsi ve ılımlı Hutu'nun, aşırı uç Hutular tarafından öldürülmesi olayıdır. Katliam, Tutsi destekli isyancı Ruanda Vatansever Cephesi lideri Paul Kegame'ye bağlı güçlerce, Hutu ağırlıklı hükümetin düşürülmesi ile son buldu. Ardından yönetimden güç alan Tutsilerin öç bahanesiyle saldırması sonucu yüzbinlerce Hutu, komşu Zaire'ye (Kongo Cumhuriyetine) sığındı. Fransa, soykırımı gerçekleştiren Hutu hükümetinin o dönem içerisinde en yakın dostu ve destekçisi olması sebebiyle Ruanda Soykırımı'ndan en fazla sorumlu tutulan ülkedir. Ruanda soykırımında Fransız destekli Hutu’ların, Tutsi’leri nasıl katlettikleri için Rwanda Hotel diye gayet kaliteli çekilmiş bir film var. İzlemenizi tavsiye ederim.
Gelelim sözde medeni Almanya’nın uyguladığı meşhur Nazi soykırımına!
İkinci Dünya Savaşı mimarlarından Hitler günümüzde hala konuşuluyor. Özellikle de gündeme gelişinin sebebi, ” Yahudi Soykırımı ”, diğer adıyla ” Holokost ” İkinci Dünya Savaşı esnasında 6 milyona yakın Yahudi öldürüldü. Bunun sorumlusunun da, Almanların Führer olarak adlandırdıkları Hitler olduğu biliniyor. Peki, bu soykırımı Hitler neden yaptı? Çeşitli söylemlerin dışında, bu konu hakkında Hitler’ in kendi yazdığı kitapta da kendi ağzından bazı söylemleri bulunuyor. Kavgam adlı eserinde Hitler, Yahudilerin özellikle Alman ekonomik yapısına darbe vurduğunu savunuyor. Hatta savaşı da Yahudilerin yüzünden kaybettiğini söylüyor. Savaş döneminde silah fabrikalarının çoğu Yahudilerin elindeydi ve işçileri de Yahudi idi. Bu fabrikalar en gerekli oldukları zamanda greve gitmeleriyle, Almanların savaş alanlarında mühimmat sıkıntısı yaşamasına sebep oldular. Hitler işte bu ihaneti asla affedemediğini kitabında belirtiyor. Bugüne kadar bu konu hakkında araştırma yapanların yaygın görüşüne göre Hitler, annesinin yaşadığı hastalıktan kurtarılamaması sonucu doktorları suçlu görüyordu. Bu doktorlar da Yahudi’ydi. Ancak araştırmacılar bu konuda sınırlı verilere ulaşmadılar. Çok daha geniş alanlarda araştırma yaptılar ve ortaya koydukları sonuçlar akıllara farklı soruların gelmesine sebep oldu. Mesela akıllara, Hitler’in Yahudi Soykırımını gerçekleştirmesinde gizli güçlerin olduğu veya bizzat Siyonizm temsilcileriyle anlaştığı vb. şüphelerde konuşuluyor. Bu sorulara cevap verebilmek için o dönemi iyi bilmek gerekiyor.
II. Dünya Savaşının başlaması ile birlikte, 1 Eylül 1939'da asıl Yahudi soykırımı başladı. Bütün Yahudilerin soyunu tüketme kararının 1941 yılının Ekim ayında mı yoksa yaz zamanında mı verildiği konusunda tarihçiler aynı fikirde değiller. Adolf Hitler aslında bu kararını 1925 yılında yazdığı "Kavgam" ismini verdiği kitabında çoktan açıklamıştır. Yahudilerin 1939 yılında Almanya'da bulunan bütün Yahudileri toplayıp Polonya’da gettolara yerleştirilmeleri kararı verilmiştir. 1940 yılında Polonya’daki gettoların sayıları hızla artmaya başlar. Bu gettolarda açlıktan, soğuktan ve salgınlardan çok insanlar ölürler. Gettolarda ölüm artık o kadar doğal bir şeydir ki kaldırımlarda açlıktan ölmek üzere yıkılan insanlarla ve yığılı duran cesetlerle kimse ilgilenmez.
Daha savaşın en başlarında Polonya’da uygulanan toplu halde kurşuna dizmeli katliam şekli, Nazilerin görüşüne göre çok az etkiliydi ve bu yüzden büyük kapsamlı bir "Temizleme" için, yeni yöntemler aranmaya başlandı. 1941 yılının sonbaharından itibaren kamyon egzozundan çıkan gazla boğma taktiği kullanmaya başlamışlardı. Bu kamyona başka bir kampa götürüleceklerini sanan Yahudileri doldurulduktan sonra, Kamyonun egzoz dumanı Kamyonun arka kısmına bağlıyorlardı ve bu yolla kamyondaki Yahudilerin egzoz gazından boğulması sağlanıyordu.
Sözün özü, en büyük ölüm-kampı olan Auschwitz-Birkenau'da tahminen 1.100.000-1.500.000 insan öldürülmüştür. Bunlardan yaklaşık bir milyonu Yahudi’ydi. Modern bilimin en güvenilir kaynaklara dayanarak verdiği kurban sayılarına göre toplam en az 5,29 milyon ve en fazla 6 milyondan fazla Yahudi, ölüm kamplarında ve toplu kurşuna dizilmelerde öldürülmüştür. Ölüm kamplarına getirilenlerin sayıları öldürülmelerinden önce hiçbir yerde toplanılmadığı için günümüze kadar daha ayrıntılı bir sayı ortaya koymak maalesef mümkün değildir.
Sözün sonunda ülkemizi sözde Ermeni Soykırımı safsatasıyla yargılamaya çalışanlar, önce dönüp kendi kirli tarihlerini gözden geçirmelidirler. Geçen yazımla bu yazımdan da anlayacağınız gibi soykırımın kitabını yazanlar; Sırplar, Fransızlar ve Almanlardır. Biraz daha detaylandırırsak İngilizler ve İtalyanlardır. Bugün çıkıp ta mesnetsiz dayatmaları karşısında pes edeceğimizi düşünüyorlarsa yanılıyorlar.
 
Bu yazı toplam 70 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.