1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. AKDENİZ HAVZASI NEDEN ÖNEMLİ?
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

AKDENİZ HAVZASI NEDEN ÖNEMLİ?

A+A-

Suudi Arabistan veliaht prensi Selman geçtiğimiz aylarda Londra’nın ardından Washington’a uçtu. Başkan Trump’la görüştü. Trump, Suudi Arabistan’ı kendi küçük devletçiği olarak görüyor ve nakit sıkıntısını daima Suud’dan karşılıyor. Suudi Arabistan sanki devlet değilde ABD’nin küçük bir eyaleti gibi. Trump Selmanı kabul ederken yanına başkan yardımcısı Pence, Dış İşleri Bakanı Mike Pompeo ve damadı Yahudi asıllı Kushner’i aldı. Bir de Kushner, Selman ile başa başa 2 saat yalnız görüştü. Kushner neden yalnız görüşme ihtiyacını duymuştu acaba?

ABD Başkanı Trump’un Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster’ı, Tillerson’u görevden alması ve yerine CİA Başkanı Pompeo’nun getirilmesi; CİA’da boşalan bir nolu koltuğa da Gina Haspel’in getirilmesi bir planın parçalarıdır. McMaseter Pentagon çizgisinde olan bir politikacı idi. Trump’un bu politikacıyı görevden alması ciddi bir cesaret gerektirmekteydi. McMasterin yerine de John Bolton getirildi. Çünkü Bolton Trump için çok önemli bir politikacı idi. Akıllı, yetenekli, korkusuz ve muazzam ilişki ağını yönetebilme becerisi gösteren bir politikacı olarak Trump’un güvenini kazanmıştı. Aslında Bolton hep vardı ama arka planda kalıp silikleşmişti.

2003 yılındaki Irak İşgalinde İngiltere Başbakanı Blair’le ilk görüşen kişide yine Bolton’du. Irak’taki kitle imha silahlarının yok edilmesini savunan adamda o idi. İran ile yapılan “nükleer anlaşmanın iptalini” isteyen de yine Boltondur. Çok etkili bir politikacı olarak dikkat çekiyordu. Bolton Irak savaşına yüzde yüz destek veren de yine odur.Ne yazık ki Trump “aptalca” dediği bu savaşın mimarlarından birini göreve getirmek mecburiyetinde kalıyordu. O zaman şöyle bir soru sormak gerekiyor? Bu Bolton neden bu kadar önemli biriydi?

McMaster etkili ve sert tabiatlı bir politikacı idi. Pentagon’da arkasında tam destek vermişti. Oysa McMaster İngiltere ile ilişkilere çok sıcak bakmayan bir politika izliyordu. O savaş ve mücadeleden yana tavır koyuyordu. Bolton işte bu çizgide ondan ayrılan bir politika izliyordu. Bolton İngiltere ile anlaşarak ülkeleri geçmişte olduğu gibi yine pay etmekten yana idi. Bunu da daha önceki görev yaptığı BM’deki bir çok toplantıda açık bir şekilde dile getirmişti. İşte bundan dolayı net bir isimdi. Bu netliğinden dolayı yeni planın uygulayıcısı olarak göreve getiriliyordu.

Bu durumdan şunu anlamamız gerekiyor ve bundan sonra ortalık politik alanda oldukça hareketlenecek gibi. Eğer planlar masada yapıldığı gibi yürütülürse Bolton kafasındakileri hayata geçirebilirse Trump’tan ABD başkanı olabilirdi. Medya ve sahip olduğu iletişim kanalları şimdiden bunu pompalamaya başladı bile. Bolton bundan böyle dünya tarafından çok izlenen biri haline gelecektir.

Bu arada Fransa’da Akdeniz Havzasında kendini güçlü bir devlet olarak hissettirmek çabasını sürdürüyor. Göz altına alınan Sarkozy geçmişte bunu çok istemişti ve bunu da sadece Türkiye ile beraber hayata geçirebileceğini biliyordu. Bir anda ters bir rüzğar esti ve başı devletle derde girdi. Bu da yetmedi onu kurtarmak isteyenlerin önü Fransa derin devleti tarafından kesiliverdi. DAİŞ’İ kullanan güç, Sarkozy ve Fransa’ya dur demişti. Bu Fransa’ya siz Akdeniz’de yoksunuz mesajı oluyordu.

Akdeniz Havzası önemli bir havzaydı. Yeni yapılanma planının ilk maddesi Akdeniz havzası idi. Trump’un seçilmesinden sonra Ruslar ABD seçimlerininde temelini oluşturuyordu. Bugün teknoloji ile birlikte istihbarat servislerinin operasyonel güçleri de arttı. Yani istihbarat örgütleri sahaya inmeden oturdukları yerden bilgiye ulaşmayı sağlamıştı. Bilgi edinmek artık eskisi gibi zor değildi.

Buda şunu göstermektedir ki sosyal medya şirketleri sahipleri de istihbarat servisleri ile yürümeye devam ediyorlar. Aksi zaten mümkünde değil. Mesela Google’nin kurucusu Sergey Brin... Rus bir ailenin çocuğu olan Sergey Brin, Putin’le de çok samimi biri. İngiliz Rothschild ailesi ile de çok samimi biri. İşte bu güçle birlikte AIPAC, sosyal sapma yaşayan Sergey Brin’i davalarla köşeye sıkıştırdı. 40’ın üzerinde ki dava ile Brin tekrar AIPAC’ın politikasına geri döndü. AIPAC’i, Putşn’le bir araya getiren Sergey Brin olmuştu. AIPAC, Putşn’le birlikte önemli toplantılar yaptı. Sergey Brin, AIPAC’in en önemli iki ismi ile Putşn’nin sarayında görüştüler. Putin daha sonra 2017 tarihinde G 20 zirvesi için gittiği Washington’da AIPAC ve sergey Brin ile de görüştü.İşte bu görüşmeler Pentagon’u oldukça rahatsız etti. Sergey Brin ise hala Putin’le samimi ve görüşmelerini sürdürmektedir. Google aynı zamanda Trump’un seçiminde de çok önemli bir rol oynamıştı. Özel yetkili Savcı Robert Mueller, Pentagon’un emriyle Sergey Brin’i listesine almıştı. Şimdi Trump’un atacağı adımlara göre Mueller’in yürüyüşü de şekillendirilecektir.

Sergey Brin, çok güçlü ancak AIPAC’ın destek vermediği Brin bir kaç saatte iflas ettirilir. O nedenle de Pentagon, AIPAC, Sergey Brin ve Putin karesindeki yeni gelişmeler “Yeni Dünya Düzeni” için çok çok önemlidir. Sergey Brin bugün Asya’yı, Orta doğuyu, Pentagon’u ve AIPAC’ı çok iyi tanıyan biri. Google sayesinde çok önemli istihbari bilgilere sahip biri. Bir yanda ABD ile İngiltere’nin yeniden hızlı bir yakınlaşma trendine girmesi, diğer yandan da ABD’nin dünya dengesi için adımlar atması, planlananın ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Bu planın gelip dayanacağı yer de tabi ki Ak deniz Havzası olacaktır. Türkiye zaten bu havzanın temel taşlarından biridir ve Türkiye ile işbirliği yapmadan başarı şansı yoktur. Tam tamına Osmanlıları yıkmak için yapılan planlar yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.

Bunun işaretleri içeride ve dışarıda da görülmektedir. Türkiye kendi gücü ve konumu ile buradan büyük bir pay alacaktır. Tabi ki bu oyunun her oyunda olduğu gibi kaybedenleri de olacaktır. Türkiye, büyüyerek, zenginleşerek, millileşerek, yerlileşerek yoluna devam edecek. Avrupa ve ABD artık Türkiye’yi görmezden gelemez ve bu havzada yok sayamaz. Çükü Ak deniz Havzası planları Türkiye olmadan başarıya ulaşamaz.

Selametle!...

 

Bu yazı toplam 1459 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.