1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Akparti İl Kongresi Sonrası Değerlendirme
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Akparti İl Kongresi Sonrası Değerlendirme

A+A-
AK Parti Konya il teşkilatı olağan genel kurulu geçtiğimiz hafta sonu Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun da katılımıyla gerçekleşti. Hemen sonrasında yoruma girmedim. Biraz beklemeyi tercih ettim. Genel düşünce ve yorumların mahiyetinin benim düşüncelerimle uyum sağlayıp sağlamadığını bilmek istedim. Şimdi aşağıda arz edeceğim ifadelerim, çoğunluğun düşüncesi olduğu kanısına vardıktan sonra kaleme aldıklarımdır. Çoğunluğa tabi olmak değil ama çoğunluğun tespitinde ortak noktanın dengeli seyretmesi genel şablonu ortaya koymuştur.
Konu çok mu mühim?
Açıkçası pek te ilgilenmiyorum. Hani ülkemizin uzun yıllardır yaşadığı statükocu anlayış sıkıntımızın bir benzeri Konya il teşkilatlarında da yaşanıyor. AK Parti’nin ana motoru Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın getirdiği statüko mantığından uzaklaşma becerisini teşkilatlarda görmeyi de umut ederdim. Demek ki nasip olmayacak. Mevzuya iktidar partisinin ilimizde temsil edildiği bir şube olarak bakmak ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Teşkilatın yeni yapısıyla alakalı, sanayi ve medya çevresinden pek umutlu olduğunu ifade eden birine rastlamadım. Bugüne kadar her kongre sonrası avuçları patlarcasına alkış tutanlarda dahi bir suskunluk hâkim. Görünen o ki oldubittiyle kongre süreci gerçekleşti. Yani birisi o koltukta otursun. Kanuni teamüller yerine gelsin. Genel merkez nasıl olsa milletvekilleri aday tespitini, belediye başkanları aday tespitini, Konya’da itimat ettiği birkaç etkin isimle gerçekleştiriyor.
Maksat, adres belli olsun.
Mevcut teşkilatların görevi yaklaşan seçim sürecinde canhıraş çalışarak sandık başlarında görev alacak isim tespitlerini yapmak ve seçimde sandıklara hakkıyla sahip çıkmaktır. Bu konuyu elbette küçümsemiyorum. Bir teşkilatta görev alan her fert, mensubu olduğu örgüte destek olmak için kıyasıya çabalaması ahlaki açıdan etik bir gerçektir.
Ama ana gövdenin şehrimizle ilgili alınacak kararlarda hiç söz sahibi olamaması Konya’yı temsil edenlerin aklıyla dalga geçme gibime geliyor. Şunun şurasında üç beş ay içinde Konya’yı temsil edecek vekil adaylarının tespitinde kimlerin parmağı olduğu az çok bellidir. O isimlerin onayı sonrasında teşkilata da “Başımız üstüne” demek düşüyor.
Hani belediye başkanlığı yapacak isimlerin tespiti esnasında Ahmet Sorgun yönetiminin düştüğü konum aklıma geldi de! Meram belediye başkan adayı tespitinde olanları kastediyorum. Sorgun döneminde yaşanan teşkilat yapısı malumunuz yaptırım gücünden uzak, ulu-l emre itaat içeren bir yapılanma idi. Sınırsız bağlılık duygusuyla işler yürüyordu. En üst kademeden en alta bu bir silsile olarak cereyan ediyordu.
İl başkanlığına seçilecek isim tespiti yapılırken Ankara’ya dört isim çağrılmıştı. Bu dört isimden şanslı çıkan Musa Arat oldu. Diğer üç adayın niçin tercih edilmediği konusunda elbette sağlam bilgilerimiz var. Özellikle de Mustafa AK’ın olacağına hemen hemen kesin gözüyle bakılırken bir anda Arat ismi ön plana çıktı. Niçin acep? Selçuklu İlçe Eski Başkanı Mustafa Ak, il başkanlığı olmadı, vekillik kovalayalım mı diyecek? Hiç sanmam.
Partiyle çok sıkı ilişkisi olmayan birçok kesimden Arat için, “ Kim bu adam? “ sesleri yükseldi. Ben açıkçası Niçin Musa Arat? sorusuna dahi takılmadım. Çünkü diğer üç aday olsaydı yine isimlerinin başına; kim ve niçin sorusu eklenecekti. Ama vardır bir hayır inşallah.
Mevcut liste, belleklerde yenileşme umudu veriyor mu? Pek ümidim yok. Genel eleştirileri buradan ifade etmekte sakınca görmüyorum. Aralarında çok sevilen değerli isimleri tenzih ederek, birçoğunun iş takibi için o makamda bulunduğu düşüncesi hâkim… Yedek listeye bakıldığında da konunun pek önemsenmediği anlaşılıyor. Hani liste dolsun. Formalite olsun. Olan olsun.
Geçen hafta il kadın kolları başkanlığını icra etmekte olan Özgür Ergün Hanımefendi istifasını sundu. Adım gibi eminim ki teşkilat bünyesinde iken de tüm düşüncelerini açık yüreklilikle ifade ettiği halde rağbet görmemiştir. Teşkilatlar bünyesinde gençlik ve kadın kolları hep angarya görülmüştür. İyice dolan Ergün Hanım, bugüne kadar birçoğunun menfaat endişesi veya korkudan dile getiremediği rahatsızlıkların küllenip gitmesine göz yummamış ve gerçekleri açıkça dile getirmiştir. Teşkilatlarda kalan ve dışa yansımayan rahatsızlıkların artık kabuğundan taşmaya başladığı ve kamuoyunda dile getirildiği bir platform oluşmasından şahsen umutlandım. Bakın Sayın Özgür ne diyor: “07 Aralık 2012’de görevi teslim almamla birlikte 30 Mart seçimlerinde ve 12 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ekibimle birlikte kadın haklarını tarihimizde görülmemiş seviyelere taşıyan partimiz için çalışmalar yaptık. Sosyal projelerle her gönle girmeyi arzuladık. Ancak çağdışı zihniyetler daima engel oldular. Aynı zihniyetin bu günde yeni il yönetiminde devam ettiğini gördüğüm için çok sevdiğim ve gönül verdiğim AK Parti Konya Kadın Kolları İl Başkanlığı görevimden istifa ettim. Önemli olan siyasi arenada söz söylemek değil, icraat yapmaktır. Kadın Kolları Teşkilatımızın modern yerinden yönetim ilkelerini bir kenara bırakıp merkezi yönetim anlayışıyla hareket etmesi partimizin kadına verdiği değerlerle çelişmektedir.”
Bu ifadelerin altına imza atıyorum. Bugüne kadarki yapılanmalarda kişisel ihtiraslar, her zaman umumun menfaatinin üzerine çıkmıştır.
Mübarek Mevlid Kandilinizi tebrik ediyorum.
 
Bu yazı toplam 67 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.