1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. ALAADDİN NE ZAMAN?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

ALAADDİN NE ZAMAN?

A+A-

Zaman zaman dostlarımdan eleştiri alıyorum.
“Ne olur Konya’nın sorunlarını daha çok yaz” diye söylüyorlar.
Sanki yazsak ne oluyorda…
Ben zaten yazıyorum.
Elbette bunların yanında genel yazılarım, ekonomi yazılarım ve dilimin döndüğünce, kalemimin yazdığında başka yazılarda yazmaktayım.
Alın size bir Konya yazısı daha…
Aslen Altınekin ilçesi Mantar mahallesindenim. Ancak doğma büyüme Konyalıyım. Konya hayranı, fanatiği birisi olduğumu her fırsatta da söyler yazarım. Bu şehre gönül veren birisiyim. Gözüm, gönlüm hep iyileri güzelleri görmek ister ama, nerede…
Bazen  Tarihi Alaeddin Camii'ne gidip ibadetimi yapıyorum.  Allah kabul etsin.Bu ramazan tekrar gittim. Ancak epeyce üzüldüm.
Etrafını sizlerde görmektesiniz.
Selçuklu köşkü sözüm ona restore edildi. Tam bir ucube…
Milyonlarca lira harcama yapıldığını biliyorum.
Yine çok uzun zamandır devam eden onarım  ve kazı çalışmaları bir türlü bitirilemiyor. Cami de,  tamir ve restorasyon çalışmaları bitirilemiyor. Yine burada Selçuklu Sultanlarının kemikleri sızlatılıyor. Adlarına layık bir türbe yapılıp, sandukalar içine alınıp göz önüne çıkartılamadı.
Ne zaman buraya gitsem ciddi bir çalışma göremiyorum. Son gittiğimde de. Ziyarete devamlı gelen yerli-yabancı turistler var. Yerli ve yabancı turistler  Selçuklu Sultanlarının mezarını soruyorlar. Cevap veremiyoruz, dilimiz tutuluyor. Alâeddin’in bir çok yeri saç paravanla kapanmış.  Çalışma için kapatılmış. Ama çalışanlar yoktur oralarda. Çalışma varsa da yıllardır kaplumbağa hızı ile gidiyor. 
13. yıl  Selçuklu başkenti panoraması  diye  dövizler asılı ama, ortada bir şey yok. Bunun yanı sıra  çok güzel bir bina ve çay bahçesi vardı. Ordu evi yıkıldı bahçe kapandı. Ortalık virane.
Yine 2. Ordu binası Alâeddin’in tam karşısında bom boş koca bin yıllardır duruyor. Buraların ne olacağı belli değil.
Dahası yukarılarda vatandaşın gidip dinlendiği çay bahçeleri var. Ancak buralara araçla çıkış kapatıldı. Bir taraftan buralar uygun park idi. Diğer taraftan buralarda çalışan insanlar ekmek paralarını kazanıyorlardı. Şimdi sızlanıyorlar.”Araç çıkartılmadığı için ekmek parası kazanamıyoruz.”
Yine Alâeddin tepesinde bir battal bina daha var. Burası eski nikah salonu. Maalesef kaderine terk edilmiş, kullanılmıyor ve yıkılmayı bekliyor.
Bütün bunların bir sorumlusu vardır elbette. Ben ve vatandaşlar diyorlar ki, ilgililer buraya bir el atsın ve buralar daha iyi değerlendirilsin.
Belki “tasarruf tedbirleri “ denecek ama, kaybolan, yok olan değerlerimiz ne olacak, doğrusu bende vatandaşta sormaktadır.
Onarımlara hız verilmesi ve bir an önce tamamlanmasını dilerim.
+++     +++   
Yazımı M. Akif Ersoy’un bir dörtlüğü  ile bitireyim.
Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen,
İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,
Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen,
Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.