1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Alavardı Hanımlar Lokali
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Alavardı Hanımlar Lokali

A+A-
Bu tabelayı birkaç sefer gördüm. Hanımlar Lokali bende dedikodu yapan, çay ve pasta eşliğinde örgü ören bayanların bir araya geldiği bir yer izlenimi bırakmıştı. Birkaç dostuma sordum burada ne yapıldığı konusunda hiçbir fikirleri yoktu. Çocuğumu Komek Yaz Okuluı’na yazdırmaya karar verdikten sonra bizim bölgemizde kayıtların Alavardı Hanımlar Lokali’nde yapılacağını öğrendim. “Ne alakası var?” diye sordum kendi kendime. “Çay ve pasta eşliğinde dedikodu yapan kadınların Yaz Okulu ile ne alakası olabilir?” diye düşündüm.
Kayıt vesilesi ile gittiğimiz lokalin yöneticisi Nefise Doğru hanımefendi karşıladı bizleri. Ortada ne örgü eşliğinde dedikodu yapan bayanlar vardı, ne de çeşit çeşit pastalar. Herkes bir tarafa koşturuyor, küçük yaştaki kız öğrencilerin çeşitli branşlarda eğitimleri veriliyor. Şaşırdım. “Araştırmadan bu şekilde düşünen ben mi hatalıyım, yoksa kendini bana anlatamayan Alavardı Hanımlar Lokali mi?” diye aklımdan geçirdim. Burada kışın bayanlara yazın da çocuklara çeşitli eğitimler verilerek, bölge insanına inanılmaz imkanlar sağlanıyor.
Alavardı Hanımlar Lokali yöneticisi Nefise Doğru hanımefendi kışın bayanlar için verilen kursları, çocukların yaz okullarında eğlenerek yeni şeyler öğrenmenin heyacanını nasıl yaşadıkları anlatıyor. Doğal olarak şaşırıyoruz tabi.

Kışın 150'den fazla branşta eğitim alan bayanların memnuniyetlerine şahit oluyoruz. Komek Yaz Okulları’nda bir yandan ebru, fotoğraf, kokulu mum gibi sanatları öğrenirken, bir yandan Kur’an-ı Kerim eğitimi alan, Bilim Merkezi ve Kelebekler Vadisi’ni gezerek ufku açılan çocuklarımız için çalışan genç ve dinamik ekibi hayranlıkla izliyoruz.
“Bir yaz boyunca sabahtan akşama kadar sokakta oynayan bizim nesil de bu tür imkanlardan yararlansaydı acaba daha verimli bir nesil olabilir miydik?” diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Biraz mahçup bir şekilde Nefise Hanım’a teşekkür ediyor ve elimizden geldiğince çalışmalarına dışardan katkı yapacağımıza söz vererek Alavardı Hanımlar Lokali’nden ayrılıyoruz.
Bayanlara ve çocuklara yatırım yapan KOMEK’lere kocaman alkış...

“İNSAN TARİHLERİ”
Hiç kıvırmadan söyleyeyim, sık kitap okuyan bir insan değilim. İnternet icad oldu olalı merak ettiğimiz her şeyi sanal alemden öğreniyoruz. Belki de büyük hata yapıyoruz. Uzun zamandır kitap okumuyordum. Kerem İşkan kardeşimizin sosyal medyadan haberdar olduğumuz “İnsan Tarihleri” adlı kitabını temin etmek ve imzalatmak için bir bahane ile ziyaretine gittik. Sağolsun imzalayarak bir bardak çay eşliğinde takdim etti.
Kitabın ilk sayfalarından itibaren yazarın çocukluğunun geçtiği Çimenlik tarafını adım adım geziyorsunuz. Yazarın çocukluğu ile sizin çocukluğunuzun ortak bir çok tarafını keşfediyorsunuz. Karış karış Konya mahallelerini dolaşıyor, çocukluk anılarınızı tazeliyorsunuz. Suriye’deki kısa boylu komutan ve askerleri için üzülüyor, Antalya’da şehit olan polislerimiz için yas tutuyorsunuz. Bosnalı Latif Hadzic ile gururlanıyor, Soma ve Ermenek faciaları ile acılarınızı tazeliyorsunuz. Yazarın tanımadığınız babası “Mert” Yusuf Amca için “Keşke o dönemde tanışıp biraz habihal etseydik” diye içinizden geçiriyorsunuz. Küçük yaşta kendinden birkaç beden büyük anılara muhattap olan Kerem İşkan’ın yaşamından kesitler ve anla-tım şekli kendisine ve yazarlı-ğına olan saygınızı artırıyor.
Cezaevinde portakal ve mandalin ürettiğine inandığı çekmece ve askerde “İş Mangası”nı “İş Bankası” anlamanın yazarda bıraktığı izleri satır satır tebessümle okuyorsunuz.
Sarayönü’nün namlılarından Çöpçü Gazi ve çocuklara kavun ikram eden Gavan Babanne ile aynı dönemde yaşamanıza rağmen tanışamamanın burukluğunu yaşıyorsunuz.
Kerem İşkan kitap yazmamış. Bambaşka bir iş yapmış. Aynı dönemi yaşayan birçok insanı alıp geçmişe götüren bir zaman tüneli icad etmiş. Adını da “İnsan Tarihleri” koymuş. Kitabı okumuyor, resmen yaşıyorsunuz. Yüreğine sağlık Kerem kardeşim, Allah (cc) yar ve yardımcın olsun.

19'DAN GÜN ALMAYA BAŞLADIK
Hakimiyet Gazetesi giderek yaşlanıyor. Gazetelerin değeri yıllandıkça artar. 18 yılını geride bırakan Hakimiyet’in ilk manşeti dün gibi gözümün önünde. “Olaylı Cuma” manşeti ile “Yeni Gazete” ismiyle yayın hayatına başlayan ve daha sonra yoluna “Hakimiyet” olarak devam eden gazete Anadolu’da hiç de azımsanmayacak bir süreyi geride bıraktı.
Gazetenin sahibi Yusuf Gürbüz ve çalışanları bugün Anadolu basınının birer neferi olarak önemli bir hizmeti yerine getiriyor.
İlk sayılarında çalışanlarının büyük özveri gösterdiği gazete bugün genç bir delikanlı olarak yayın hayatına devam ediyor.
Konya’da ilk bayan Yazı İşleri Müdürü olan Ayşe Bağrıaçık ve kendisine bu yolu açan N. Yalçın Dikilitaş’ı da rahmetle anmadan geçemiyoruz.
Bugün benim gibi birçok kişi için mehtemelen yerel gazeteler, ulusal diye adlandırılan gazetelerden daha değerli ve önceliklidir. Gazete standlarına gittiğiniz zaman gözleriniz ilk önce yerel gazetelere doğru kayar. Onurlu yayın hayatında Hakimiyet Gazetesi’ne “Nice yıllara” diyoruz.
 
Bu yazı toplam 963 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.