1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Aldatan kendini aldatır, bize bizi bilen gerek!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Aldatan kendini aldatır, bize bizi bilen gerek!

A+A-

Aldatan kendini aldatır, bize bizi bilen gerek!

Her türlü aldatmaya aldatanlara karşıyız. Zira Peygamberimiz; “Bizi aldatan bizden değildir.” Buyurmuştur.

Öyle ki, olmayanı var gibi, çirkini makyajla güzel gibi, yapmayacağını yapacak gibi söz vermek, evdekine aslan gibi davranıp horlayıp hırpalarken dışardakilere yalaklık amiyane deyişle yalamalık yapana ne denir, önce ahmak sonrasında da amma iki yüzlüymüş denmez mi? Aldatandır.  Bütün bunlar tüpe düz aldatma değil midir?

Mehmet Akif Ersoy; İki yüzlüleri sever oldum. Dinleyenler şaşırmış. Devamında çünkü, şimdilerde üç, beş, on yüzlüleri görünce iki yüzlüleri sever oldum. Demiş.

Muhakkak ki, çok yüzlüler herkesi aldatır aldattığını sanırlar, ancak, Cenabı Allah'ı aldatamazlar.

Dışı başka içi başka olanlar yani dışı yeşil içi kırmızı aynı karpuz gibidirler. Ancak, karpuzun yaratılışı böyledir. Karpuzun içi de dışı gibi yeşil olursa hamdır yenmez ve karpuz tadı bulunmaz. İçi başka dışı başka olup aldatanlar muhakkak hem bu dünyada hem de öbür dünyada kendi kendilerini aldattıklarını anladıkları zaman iş işten geçmiş olacaktır.

Meşhur bir atasözümüz vardır: “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.” Hiçbir zaman Allah (C.C.) mazlumların haklarını zalimlerin yanında bırakmaz. Hakkı tecelli ettirir ve hakkı mutlaka sahibine verir. Çoğu kere bu dünyada bile zalim; mazluma yaptığının karşılığı olarak cezasını bulur…

Rahmetli babam Çumralıların deyişi ile Dorlalı Eşref ise; Oğlum hile dolan içinde olan onmaz. Hele kendi kendine hile yapan hiç onmaz. Derdi.

Yani kendi kendini kandıran manasına söylerdi.

Başkaları bizi aldatabilir, bunu ispatlamayabilirsin de dahası o an çare de bulamayabilirsin. Çaresizsen çareni de sizde olduğunu ve çaresizlerin muhakkak sahibi olduğunu bil yeter. Muhakkak Allah en büyük kurtuluş ondadır. Öyle ki, kimsesizleri kimsesi çaresizlere çare kapısı açan Allah'tır. Yeter ki biz kendi kendimizi kandırmayalım.

Küflü çıkıma yani not defterime not almışım;

 " KİM İNSANLARI HAKSIZ YERE ZULÜMEDEREK AĞLATIRSA, ALLAH'DA ONU ÖFKE KAHRIYLA AĞLATIR!"

Zalimler şunu kesin olarak bilmeliler ki, yaptıkları yanlarına asla kalmaz. Onlar yaptıkları zulmün cezasını Allah katında mutlaka çekecekler, hesabını er geç vereceklerdir..

Evet, ne diyelim Hz. Mevlana; "FARKINDA OLDUĞUM İÇİN VAR OLDUNUZ, VAZGEÇTİĞİM İÇİN BUGÜN YOKSUNUZ!

**

Devam edelim topluma uyarlayalım mı? Devletlerin, Milletlerin, toplumların dahası insanların elbette zor günleri, zor demleri muhakkak vardır.

Böylesi zor anlar ve günler aklıselim insanlar sayesinde atlatılacaktır.

Yok, eğer aklıselim değil de günü birlik yaşayan ve öngörüsüz maymun iştahlı insanların eline kalanlar tarih sahnesinden çekilip gitmişlerdir. Tarih böyle birçok ibretlerle dolu olduğunu biliriz.

*

Burada yeri gelmişken Rahmetli Süleyman Demirel’i o meşhur sözü ile analım mı?;

“Dünkü güneşle bugün yıkadığın çamaşır kurumaz.” Demişti.

Dün süflü, kıytırık, işi gücü mavra atmak olanlarla yarınların elinden tutamazsınız.

Ucuz insanlardan ucuz kahramanlıklar beklenir değil mi?

İlk imtihanda kaybedip kaçanları görüp de hayal kırıklığına falan uğrama emi?

“Aşk ile yürüyenler dünyayı omzunda taşır. Ya o aşkı bilmeyenler ise üzerinde bedavadan ceset taşır.” Diye boşa dememişler…

Dününde küllük müftülüğü yapanların bugün tez elden uçuşa geçmeleri boşa değildir.

Evet, benden uzak olup hep biz demeye koyulduk. Böylesi bir duruş, tavırda bencillik eski ifade ile enaniyeti ne kapımıza ne de ruhumuza bastırmadık  ki, güruh olmadık.

Gücümüzün üstünde olan işleri de en büyük makama havale ettik.

Bismillahirrahmanirrahim; “La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil’Aliyyil’ Azıym”

“Rahman(Esirgeyen) Rahim(Bağışlayan) Allah’ın adıyla.

Çok yüce ve çok büyük Allah’ın himayesine sığınmaktan ve O’nun kudretinden yardım dilemekten başka bir amacım yoktur. Ondan başka kuvvet ve kudret sahibi yoktur. O’na dayandım, O’na güvendim.”

Bize yapılanlara, emeklerimize ve bizi üzenlere üzüldük. Hani şarkı vardı. “Al aşkını çal başına” sözleri Mehmet Erbulan’a bestesi Necdet Tokatlıoğlu’a ait olan şarkı idi. Rahmetli Zeki Müren çok söylerdi;

*

Şu dünyada neler gelir

Yaratılan kul başına

Mevlam kerim sabır verir

Al aşkını çal başına

**

Bize bizi bilen gerek

Bizi candan seven gerek

Çağırmadan gelen gerek

Al aşkını çal başına

**

Arıdan bal alınmaz mı

Sevene kul olunmaz mı

Senden güzel bulunmaz mı

Al aşkını çal başına,

**

Bize bizi bilen gerek

Bizi candan seven gerek

Çağırmadan gelen gerek

Al aşkını çal başına,

**

Nasıl sevdim bilmedin ki

Göz yaşımı silmedin ki

Zamanında gelmedin ki

Al aşkını çal başına

*

Bize bizi bilen gerek

Bizi candan seven gerek

Çağırmadan gelen gerek

Al aşkını çal başına

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.