1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. ALİ YALÇIN BEY’DEN İNCİLER…
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

ALİ YALÇIN BEY’DEN İNCİLER…

A+A-

Cumhurbaşkanı sevebilirsin, Hükümete hoş görünmek için her türlü hoş söylemi kullanabilirsin.

Bugüne kadar hep yandaş sendika olarak anıldınız. Eyvallah hakkınızdır.

Muhalefet sendika olduğu gibi, yandaş sendika olma hakkı da vardır.

Demokrasinin meyvesidir, çok seslilik. Ancak,

Diyorsunuz ki, Eğitim camiasının yaklaşık yüzde 50’si, 450 bin üyemiz var.

Yüzde 50’ye sahip olan bir sendikanın sorumluluğu oldukça fazladır.

Hükümetin her icraatına diğer sendikaların karşı şerhine rağmen hep evet dediniz.

Maaş pazarlığında bir anda birçok hak elde ettik deyip 4+3.5’u kabul ediverdiniz.

Basılan ders kitaplarındaki fahiş hataları görmediniz.

Eğitim yaşını aşağı çekip, çocuklarımızı oyun çağında okullu yapılmasına vesile oldunuz. Okul öncesi eğitimin önemini bilmekte iseniz de Ülkenin imkanlarının her bölgeye eşit sunulamayacağını beyan edip, Şurada zorunlu olmasının önünü kapattınız.

Bugün eğitimde, sayısız Bakan değişikliğine rağmen hala aynı sıkıntılar artarak devam ediyorsa birinci sorumluluk sizlerindir.

Her meslek ihtiyaçtır. Saygı duyulur. Ancak şahsımın, ceketimin önünü ilikleyeceğim iki meslek grubundan biri Öğretmenlik diğeri de İmamlıktır.

Sendika olarak yayınladığınız 2017 eğitime bakış kitapçığının bir kısmını okudum. Bol bol hikâye bana göre. Bizim zamanımızda saygı, hürmet vardı, Öğretmenin bir değeri vardı. Bırakın okulu yolda bile görsek Öğretmenimizin önünden geçmez, ceketimizi iliklerdik. Sayın Üstatlar, maneviyat, saygı ve sevgi olmadıktan sonra, Aileler evlatlarına sahip çıkmadıktan sonra, Öğretmenlik Mesleğinin manevi hazını alamadıktan sonra okullarda işte görüyoruz, bir takım Öğrencinin öğretmene, Öğretmenin öğrenciye hainlikleri aldı başını gidiyor.On binlerce Öğretmen alınsa ne olur, yüzbinlerce Öğretmen atansa ne olur.

Kesinlikle Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet ile, Psikologlar ile iş birliği yapmalı.. Her Eğitimci yılda bir kez de olsa mutlaka ama mutlaka ruhunu ve bedeninin eksiklerini gidermelidir. Her öğrencinin psikolojik destek alma imkanı olmadığına göre, Okullarımızda Rehber öğretmenler, temin edilebilirse psikologlar haftada en az 2 saat öğrenci kardeşlerimize yardımcı olmalıdırlar.

Şahsım olarak,sizin eğitime ve eğitim emekçilerine verdiği katkıdan daha fazlasını vereceğimi iddia ediyorum.

Millî Eğitim Bakanlığının Bakanına, Müsteşarına, Müdürlerine varıncaya kadar 92’den beri bir türlü yolunu açamadıkları, güncelleyemedikleri, başarısız politikalarını iddia ediyorum şahsım olarak bir yılda düzlüğe çıkartırım.

Görüşü, düşüncesi ne olursa olsun benden olanı değil, Vatanını milletini seven, dürüst, liyakatli, ehil yöneticileri başa getiririm. Ne söylesek boşa, bildik bildiğini okumaya devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın Beyefendi,hazırladıkları Eğitime Bakış 2017 İzleme ve Değerlendirme raporunu, Bakanlık bürokratlarının da olduğu bir oturumda düşüncelerini ifade ederkenherkesimi şok edecek bir açıklama yaptı.

Sıkı durun..

Yeni göreve başlayan bir Öğretmen Maaşı 27.000 dolar… MIŞ…

15 Yıllık bir Öğretmenin Maaşı da 30.000 dolar… MIŞ…

Yalnız araya bir kelime sığdırıyor. Satın alma paritesi.

Herkes şokta. Nasıl oluyor da bir öğretmenin maaşını sorumlu Başkan olarak 8500 TL açıklayıverdi? Ertesi gün birçok sitelerde ve eğitim camiasından tepkiler yükseldi.

Haklılar mı? Evet sonuna kadar.. Hükümete hoş görünmek için neden kafa karışıklığına neden olup, birçok vatandaşın ne anlama geldiğini bilmediğisatın alma paritesi işin içine sokuldu?

Demek isteniyor ki, kardeş ülkende hayat çok ucuz.

Sen kazandığın paranı ülkende harcayacaksın, İngiltere’de kazanan da ülkesinde harcayacak. Senin ve İngiltere’de ki Öğretmenin aynı ürün almak şartıyla harcadıkları paranın satın alma değeri OECD ülkelerinde 32 bin dolara denk gelirken, bizde 27 bin dolarak denk geliyor. Hala açığımız var. Devlet iyi maaş veriyor, şöyle maaşlara bi 1000 TL daha dokunsa hayat standartınız aynı seviyelere çıkacak.

Gündemde olduğu için bir de Cenk Tosun’dan misal verelim.

Cenk Tosun İngiltere’de yıllık 4.5milyonEuro para kazanacak ya, İngiltere de aynı ihtiyaçları almak şartıyla bunun satın alma gücü, Türkiye’de 3milyon Euro alan bir futbolcunun satın alma gücüyle eşit orantıdadır.

BAŞKAN ÖYLE DİYOR.

Ha benim Öğretmenim satın alma gücü paritesine aldanıp,İngiltere’ye, Fransa’ya veya herhangi bir Avrupa ülkesine seyahate filan çıkmasın. Kazandığın ücreti harcayacağın ülke parasına çevirip hadi Bismillah dersen, kalacak günün yarısında cep nanay olur ona göre.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 365 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.