1. YAZARLAR

  2. Hüseyin ERYILMAZ

  3. Allahın İndirdiğiyle Hükmetmiyenler Kafirmidir!
Hüseyin ERYILMAZ

Hüseyin ERYILMAZ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Allahın İndirdiğiyle Hükmetmiyenler Kafirmidir!

A+A-

Şimdi bu selefi vahhabi guruplar,yukardaki bütün bu söylediklerimizi şu ayetlere dayanarak delil olarak göstermektedirler.

“Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.” (5/44)

“Kim‘’Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.” (5/45)

“Kim allahin indirdigiyle hukmetmesse,iste onlar,fasik olanlardir.[5/47] *

Verilmiş olan birinci ayetten itibaren açıklamaya başlayalım. "Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridir" Bu ayetin mealinden hareket edenler, İlahi hükümleri tatbik etmeyen kişilerin "kafir" olduklarını, dolayısıyla bunların Müslüman sayılmayacağını söylemektedirler. Ne gariptir ki, bu ayet-i kerime ile, Vahhabi Selefi yani bugünkü DEAŞ gibi, Hariciye ve İbadiye gibi sapık mezhepler, günah işleyen Müslümanları küfürle itham etmişlerdir. Hatta Hariciler bu ayete dayanarak "Hakem Hadisesinden" dolayı Hz. Ali'yi tekfir etme cüretini bile göstermişlerdir.

Bu mevzu halifelerin seçimi bölümünde gelecektir. Halbuki ümmetin cumhuru, imam ve müçtehidleri, onların bu iddialarını çürütmüş ve bir müslümanın günah işlemesiyle kafir olmayacağını açıklamışlardır. Ayrıca bahsi geçen Maide 44 .46 ve. 47 ayeti kerimelerinin sebebi nüzülune bakarsak evet bir günahtan bahsetmektedir, fakat bu fiil büyük günahlardandır. Halbuki büyük günah işleyen kafir olmaz. Yalnız ya cezasını çeker veya dilerse Allah afv eder.

 

Vahhabiler veya selefiler yukardaki ayeti delil gösterirken ya İbni Teymiye, ya Mevdudinin Tefhimul Kuran, yada Seyyid Kutubun Fizilalikuran dan delil gösterirler. Ehlisünnet alimleri, Mevdudinin Tefhimulkranında doksan yerde, Seyyid Kutubun Fizilalilkuranında otuz yerde mana veririrken hata ettigini bildirmis, reddiye yazmışlar, yani onların verdigi manaları red etmişlerdir. Mesela Mevdudi Tefhimulkuranda Allahın indirdigi ile hükmetmeyen kafirdir diye hüküm verir ama kendisi pakistanlıdır. Pakistan da Cemaati İslam Partisini kurmuş fakat fazla oy alamayınca bırakmak zorunda kalmıştır. Peki Pakistan demokrasi ile idare edilen bir devlet degil midir?


 

Yeri gelmişken biraz Mevdudiden bahsedelim. Mevdudi, hadis, sünnet, sahabenin adaleti, peygamberlik, peygamberlerin ismeti, Hz. İsa’nın durumu, Deccal konusu, Hz. Muaviye’nin ve Emeviler’in yönetimi, İslâm’ın devlet anlayışı, ictihad-taklid meselesi, müt‘a nikahı gibi konularda eleştirilmiştir. Mesela hilafet ve saltanat adlı eserinde Ancak müminler kardeştir, âyet-i kerimesinden, bütün vatandaşların eşit olduğu hükmünü çıkarıyor. (s. 69-70)

 

Mevdudi, Resail Mesail isimli eserinde 57. sayfada, Resulullah Deccal’ın kendi zamanında çıkacağını sanıyordu, ama bu zannı üzerinden 1350 sene geçmesine rağmen, Peygamberin zannı doğru çıkmamıştır, diyerek Resulullah'ı bile suçlamaktan çekinmiyor. (s. 179)

 

Ve yine Medine'deki Vehhabi Üniversitesi İstişare Heyeti’ne secilmis,ve orada görev yapmıştır. bir söyleside de mezhebin nedir sorusuna mezhebim yoktur cevabını vermistir (Doğru Yolun Sapık Kolları s.155) .

Ve yine yusuf as ın konumu hakkında Mevdudi kitabı mukaddes ve talmuddan bahsetmektedir. Yahudilerin bir yazılı kitabı vardir o da Tevrattir, bir de sözlerden oluşan bir kiap vardır o da Talmuttur. Tevratın hz musaya indigini ama tahrif oldugunu bundan dolayı ayette "Yahudiler, 'Uzeyir Allah'ın oğlu' dediler, Hıristiyanlar da 'Mesih Allah'ın oğlu', dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!" (Tevbe, 9/30) buyurarak uzeyr allahın oglu demek suretiyle muşrik oldukları ve allah onları kahretsin dedigi halde, ondan delil göstermek ne derece dogru onu sizlere bırakıyorum.


 

Seyyid kutubun Fizilali kurandaki hatalari ise bazi eleştirilen konuları kendisi hapis hayatında düzeltmiş, bazıları da arapçadan türkçeye cevrilirken düzeltilmiştir. Mesela fil suresindeki ebabil kuşlarına sivrisinek diyerek yorumlaması gibi. Yinede yukaridaki Maide suresi 44 gibi hala mevcut olanlar var. Burada bizim niyetimiz, kesinlikle her hangi bir alimi eleştirmek degildir. Eger isimlerini veya kitabin ismini yazarak fikirlerini internetten araştırırsanız yukardaki mevzuları kendiniz görebilirsiniz.

Simdi bizler Maide 44. ayeti meal olarak okur da tefsirlerden yardim almassak kafirdir der çıkarız, ve yanlış mana vermiş oluruz. Hem de Mümin suresi 28, Kehf suresi13, Yusuf suresi 55 ve 56 ayeti kerimesine ters düşeriz. Simdi bu ayetleri teker teker ele alalım: Mümin suresi ayet 27 de cenabu hak musa as. ile firavundan bahsetmektedir. Firavun, musa as. öldürmeyi kastetmektedir,

28 ayet devam etmektedir

Âyet Meâli: "Ve firavun ailesinden (îmânını gizleyen mü’min bir adam) şöyle dedi: Bir adamı, ‘Rabbim Allah’tır’ demesinden dolayı mı öldüreceksiniz? Ve o, Rabbinizden size beyyineler (belgeler, deliller) ile geldi. Eğer yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Ve eğer sadık (doğru söyleyen) ise vaadettiklerinin bir kısmı size isabet edecektir. Muhakkak ki Allah, çok yalan söyleyen, haddı aşan kişiyi hidayete erdirmez." (mumin 28)

Yukardaki ayette (imanını gizleyen mümin bir adam) denmektedir. O mümin kişi Fahri Râzi'nin ve Ebussuud Efendi'nin beyanlarında Firavun'un amcası oğlu, veliahdı olup ve o zamanda memleketin muhafazasına memur zabtiye nazırıdir. Bu günkü tabirle emniyyetten sorumlu [içişleri bakanı] bir komutan.

Selefi ve vahhabi kişiler yüzde doksanı müslüman olan türkiyemizdeki insanlara kafir demektedirler. Yani kafir dedikleri, firavunun emrinde imanını gizleyen bir mümin. emin olmaları için aşagıda iki tane delil daha gösterelim:


 

Malumunuz Kehf suresi eshabi kehfden bahsetmektedir.

Muhammed b.ishakin nakline göre rum krallarından dekyanus rum, ülkesini dolaşıp putperestligi kabul etmiyen hıristiyanlar, puta tapma, veya öldürülme arasında seçim yapmaları isteniyor, aksi taktirde şehrin surlarında ve kapılarında asilıp öldürüluyorlardi. Onlar da eshabı kehf dedigimiz magaraya sıgınmışlardı.

Kehf suresi ayet13 te "Biz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacagız. Hakikaten onlar, rablerine iman eden bir kaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık." Dikkat edilirse ayette rablerine iman eden bir kac genç buyuruyor.

Dekyanusun müşrik ve kafir olduguna dair 14, 16, 20 ayetlerine bakabiliriz. Kehf 15 te buyruldugu gibi dekyanusun müşrik ve kafir oldugunu bu ayetten de anlıyoruz. “Şu bizim toplumumuz Allah'tan başka( tanrılar) edindiler. Bâri bu tanrılar konusunda açık bir delil getirseler ya. Öyle ise, Allah hakkında yalan uydurandan daha zâlim var mı?"

Yukardaki ayettede allahtan baska ilah edindiler buyurarak dekyanusun müşrik oldugunu puta taptıgını ögreniyoruz. Ve şimdi üçüncü delilimizi sunalim:

Mevdudi tefhimulkuran tefsirinde yusuf as i kral yapmaktadır. Onun için biraz açıklamak mecburiyetindeyiz.

 

Bu yazı toplam 666 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.