1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Almanya-Türkiye ve Ermeniler
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Almanya-Türkiye ve Ermeniler

A+A-
Bazı zamanlar ne yazsak diye düşünürüz.
Bazı zamanlarda da olaylar öylesine çabuk gelişir ki, arkasına yetişemeyiz.
İşte ikinci noktadayız.
Bazen boyumuzu, bazen de olaylar bizi aşıyor.
Yukarı tükürmek gerekiyor, dur, aşağıya tükürmek gerekiyor, yutkunuyoruz.
Kısacası Zülfikar meselesi…

Ama yinede yazıyoruz.

Hani Galila’yı bilirsiniz.

Dünya’nın yuvarlak olduğunu, döndüğünü söylediği zaman o zamanın mahkemeleri yargılamışlar ve kendisinin bu fikirden vaz geçmesi halinde idamdan kurtulacağını söylemeleri üzerine:

“Ne yapacaksınız, ben dünya dönmüyor, dünya yuvarlak değildir” desem, gerçek farklı mı olacak ?

Dünya yine dönüyor, dünya yine yuvarlak” demiş…

Bizimkisi de o hesap

İşi Avrupa’daki Ermeni soykırım tasarısının kabulune getirmek istiyorum. Fransa belli, Almanya kabul etti. Şimdi burada duralım. 1. Dünya Savaşında Almanya yenildiğinde biz de yenilmiştik ya,
Almanya 'Ermeni Soykırımı' yasasını parlamentosunda kabul ettiğinde biz de kabul etmiş sayılır mıyız acaba? Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman Parlamentosu'nda kabul edilen yasayla ilgili fırtına
koparıyor... Elbette çok haklı. Bir Türk olarak bende aynı duygular içindeyiz. Sanırım benim gibi milyonlarca Türk var. Buraya kadar tamam. Şimdi dönelim madalyonun diğer yüzüne…

Başbakanlığı döneminde Ermenilerin acılarını anlamaya çalışan(!) ve Ermenilere 'tâziye' mesajı yollayan kendisiydi...Kendisine âşık olduğunu yazan bir yazar 'Ermenilere tazminat ödeyelim'
diyordu...Kendi medyası Ermeni güzellemelerinden geçilmiyordu...Birkaç yıl evvel de Sarkozy denilen bir delinin ardında Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve hükümet,
muhalefet ve medya tümden tecennün edecekti neredeyse.

Yakın geçmişte Ermenistan Milli takımı ile Türk Milli takımı dostluk maçı oynamadılar mı ?

Azerbaycan bayrakları indirilmedi mi ?

Yaşı elliye varanların hafızası, Ermeni soy kırımı yasa tasarısının Fransa Parlamentosu'nda oylanmasının sayısız örnekleriyle doludur.

Hatırlarsınız,ASALA denen örgüte neredeyse yüz yıldır ev sahipliği yapan Fransa ve Fransız Parlamentosu ne zaman bu tasarıyı meclise sunsa Türkiye'de bir olağanüstü gündem oluşur ve yer yerinden
oynar. Hakâretler havada uçuşur, ilgili ülke mallarına boykot hemen gündeme gelir ve tabii ki bu meselenin bizim açımızdan olmazsa olmaz maddesi, Fransa'ya Cezayir hatırlatmalarıdır...

Türkiye, bu yasa tasarısının gündeme gelmesiyle birlikte soğukkanlılığını kaybeder, ağırlığını kaybeder, büyüklüğünü unutur ve anlamsız ve beyhûde savunmalar geliştirir. Ermeni soy kırımı iddialarını
çürütmek için her kafadan ses çıkar, aslında soykırım yapmadığımızı dünyaya çok iyi anlatmamız gerektiği ve bu konuda lobi eksiğimize dair ahkâmlar kesilir, tarihçiler ekran ekran dolaşır ve Ermenilerin
Osmanlı'yı nasıl arkadan vurdukları ve ihânet ettiklerini anlatırlar.

Dönelim ABD’ye …Kafasına çuval geçirilen asker sanki bizim askerimiz değildir, otuz-kırk yıldır sınırları kevgire dönen ülke sanki bizim değildir, artık savaşlarda bile söz konusu olmayan sayıda
askeri/polisi/memuru sanki biz PKK teröründe şehit vermemişizdir, sanki Akdeniz'de baskın yiyen ve dokuz vatandaşı öldürülen Mavi Marmara bizim gemimiz değildir, Hocalı katliamı sanki bin yıl
evveline aittir!Sanki bunların hesabı sorulmuş, bunlardan dolayı ülke topluca feverân etmiş, ayaklanmıştır da sıra Alman Parlamentosu'nun alacağı bir karara karşı kamuoyu oluşturulur, ortalık yangın
yerine çevrilir...Alman Parlamentosu Ermeni soy kırımı yasasını onaylasa kaç yazar bizim için, onaylamasa kaç yazar?

Osmanlı Devleti'nin bir takım güvenlik uygulamalarına mâruz kalmıştır ve bunun içinde "tehcir" de vardır. Tehcir esnasında şu kadar Ermeni hayatını kaybetmiştir. Kavgada yumruk sayılmaz.Bunu
Osmanlı'ya ihânet ederken düşüneceklerdi.Bunu Osmanlı'ya sırtından hançerlerken düşüneceklerdi.

Bunu İstanbul'un yüzyıllarca kaymağını yedikleri halde, Abdülhamid'e ihânet ederken düşüneceklerdi.

Madem ki öyle, yapılacak ilk hamle, 'Sarp Sınır Kapısı'nın adını 'Talât Paşa Sınır Kapısı' olarak değiştirmektir...Gerisi lâf salatasıdır...Almanya ve Batı dünyası soykırım arıyorsa kendi kanlı tarihlerine bakmalıdır.


 
Bu yazı toplam 114 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.