1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. AMAÇ VE NİYET
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

AMAÇ VE NİYET

A+A-

İnsanlarda amaç ve niyet çok önemli şeylerdir.
Yüce Peygamberimiz de buyurmuştur:
Ameller niyete göre değişir.”
Bugünkü geldiğimiz noktada niyetler ne, Amelleri ne olmaktadır ?
Olaylara nesnel olarak ve doğru bakmak gerekir. Tabi ki, aklı, fikri ve feraseti olanlar bunları görecektir.
Yoksa bir cahil ile bir alim tartışırsa, iki aptalın tartıştığı sanılmaktadır. İnsanlara anladıkları dilden konuşmak gerekir.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin Kızılcahamam kampında söylediği gibi, bazılarından hesap sorulmalıdır.
Amaç bellidir, niyet bellidir. "Demokrasi - tramvay" benzetmesiyle amaç yıllar önce açıkça söylenmiştir. "Anayasanın değiştirilemez maddeleri olmaz." söylemleri de amacın ne olduğunu daha o zaman ortaya koymuştur. FETÖ darbesinden sonra da "aynı gurup" ifadesiyle amaç açıkça itiraf edilmiştir. 
Sadece söylemler değil yıllardan beri yürütülen uygulamalar da amacın ve niyetin ne olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. FETO cemaatiyle iş birlikleri, FETO’ya yapılan methiyeler, ziyaretler, cemaatin her istediğini vermeler... Her şey ortadadır.
PKK ile, Öcalan ile, onların siyasi örgütleriyle açıktan veya gizliden yürütülen müzakereler, varılan anlaşmalar, bunların sonucunda ortaya çıkan görüntüler, Diyarbakır mitingleri, Habur sınır kapısından zafer işaretleriyle giren bölücüler, Türkiye topraklarından YPG'ye yardıma giden peşmergeler... Bunların da hepsi fotoğraflarıyla, canlı çekimleriyle ortadadır.
Şimdi soralım: Bir ülkede asayiş yok ise bundan iktidar mı sorumlu tutulur, yoksa muhalefet mi? Eski tüfek bazı liberaller "Bizim yıkamadıklarımızı bunlar sayesinde yıkarız." umuduna kapılmışlar, bütün desteklerini vermişlerdir. Yanıldıklarını ancak hapishanelere atılınca anlamışlardır.
Cemaat, "aynı menzil" konusunda hiçbir şüpheye düşmedi. Ama yöntemler ve çıkarlar farklıydı. Mezhepler tarihinde çok sık görülen "yol" farklılığı vardı. Yine mezhepler tarihinde görülen hesaplaşma ve boğazlaşma oldu. Kavgaya dışarıdan bakanlar olayı başka türlü yorumladılar .
Devran böyle devam etmez. Ama ola ki devran böyle devam ederse...
Devran böyle devam ederse hiç şüphesiz uyanmayanlar da uyanacaklardır. Özgürlük zannettikleri konularda zorlandıkları zaman uyanacaklardır. Bir takım şeyler kendilerine zorla yaptırılmaya başlandığı zaman uyanacaklardır. Zora direnenler hapislere düştükleri zaman uyanacaklardır. Fakat son pişmanlıklar fayda sağlamayacaktır.Nitekim de bunları görmekteyiz.
Bir de satın alınmış gazetelerdeki son kalıntılar var. Şimdilik durumu idare ettiklerini düşünüyorlar. Satır aralarındaki bazı dokundurmalarla onurlarını kurtardıklarını sanıyorlar. Onların son uyanma tarihleri, kapı önüne konulacakları tarihler olacaktır.
İstanbul seçimlerindeki uygulamalar, neyin ne olduğunu, kimlerin niyet ve amaçlarının ne olduğunu bir daha göstermiştir. Kimlerin hangi yöntemleri uygulayabileceğini bir daha ve açık biçimde göstermiştir. Şatafat ve zorbalık at başı gitmektedir.
Ben bazı tahminlerimi söyledim. Ne dersiniz, uyanmayanlar uyanacak mı? Uyanacaklarsa ne zaman uyanacaklar? 
Amaç ile niyet bir biriyle ne zaman örtüşecektir?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.