1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Amazonlaşma Tehlikesi
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Amazonlaşma Tehlikesi

A+A-
Çarşıya, pazara, alışveriş merkezlerine gittiğinizde, sokakta, caddede yürürken insanları dikkatle gözlemleyin! Hanım ve beylerin hem giyimlerine, hem yürüyüşlerine hem konuşmalarına birkaç dakikalığa odaklanın; bir okul çıkışında kız ve erkek öğrencilerin konuşmalarına, yürüyüşlerine, hareketlerine dikkatle bakın! Buna ilaveten yine aynı mekânlarda eşlerin gerek birbirlerine gerekse başkalarına karşı tavır ve konuşmalarını inceleyin… Sizlerde benim gördüğümü görecek misiniz?
Benim gördüğüm şu: Bu mekanlardaki hanım ve bey kardeşlerimizin tavırlarında, konuşmalarında, yürüyüşlerinde, başkalarına karşı konuşmalarında fıtrattan (İslami kültürden) uzaklaşmış bir hal var?! Fıtrat deyince elbette İslam’ın insan anlayışını kastettiğimi söylemem lazım. İslam kültüründe, Osmanlı adabında mü’mine / Müslime olan hanım efendiler(ki kuranı kerim böyle hanımları Saliha Hanım olarak tavsif ediyor) pek çarşıya pazara çıkmaz, çıksalar bile kısa sürede işlerini, bitirip sağda solda eğleşmeyip, konuşmaya mecbur olunca kısık bir sesle konuşup, başı önünde, kalabalık yerlerden mümkün olduğunca kaçınarak mütesettir hali ile dikkat çekmeden en kısa sürede evlerine dönerlerdi. Eğer yanlarında kocaları varsa onların yanlarında yürürler satıcı ile kendileri değil kocalarını muhatap kılarlardı.
Başka şehirleri pek bilmem ama bu gün Konya sokaklarına, caddelerine dikkatle baktığınızda oradakilerin çoğunun hanım olduğunu ve çoğunun da başı örtülü ( başörtülü değil) olduğunu fark edeceksiniz! Bu kardeşlerimizin, bu çocuklarımızın yürüyüşlerine biraz dikkatle bakın, konuşmalarına içinde bulundukları hali anlamak için azıcık kulak verin eminim sizde bana hak vereceksiniz. Tabi burada hemen şunu belirtmeliyim: Türkiye özgür bir ülke. Demokratik, laik bir Cumhuriyet. İsteyen istediğini giyer, isteyen istediği gibi konuşur, gezer, tavır sergiler… Bunlar suç teşkil etmedikçe ne benim ne de bir başkasının bunlara karışma hakkı vardır. Fakat sizlerinde takdir edeceği gibi benim derdim bu değil, benim derdim “başörtüsüne özgürlük türbana serbestlik” mücadelesi ile kazanılan hakların İslami tavırdan uzaklaşma gibi vahim bir sonuçla neticelenmesi tehlikesine dikkat çekmek.
Allah(cc) erkeği kadını ayrı ayrı fıtratlarla yaratmış. Erkeğe kavvamlık verirken kadına da ince düşünme sabır gibi sıfatları bahşetmiş. Şimdi bizle şunu fark etmek zorundayız; Batı Kültürünün de tesiri ile bu fıtrata aykırı hal içine girmemiz hem kadına hem erkeğe büyük zarar veriyor. Bu durum Horoza ;” haydi yumurtla”, tavuğa “haydi kavga et horozları koru, haydi her sabah öt” demek gibi bir şey. Hâlbuki yaratan, atı koşması, bülbülü ötmesi, gülü güzel görünüp, güzel kokması” için yaratmıştır.
Tarihte bu ebedi hakikate karşı çıkanlar olmuş ama bu kişi ve kavimlerin sonu helakle neticelenmiş. Lut kavmi gibi cinsel fıtrata aykırı davrananlar, Amazonlar gibi yönetim ve hükmetme fıtratına ters düşen bir devlet ve cemiyet hayatı yaşayanlar sözlerime örnektirler. Anlatılanlara göre yönetimin her kademesini kadınların oluşturduğu bu kavim/devlet, fıtrata aykırı bu hali fazla devam ettirememiş ve dağılıp gitmişlerdir.
Kuran ebedi gerçekleri dile getiren son mesajsa, bizlerde Ona inanan müminler isek, Allah'ın kadına ve erkeğe verdiği rolü çok iyi anlayıp ona göre yaşamamız, O'na yani Kurana göre aile ve cemiyet hayatımızı dizayn etmemiz, toplumuzu bekleyen “amazonlaşmaya “ karşı en büyük güvence ve engeldir.
Bu yazı toplam 85 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.