1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Amellerimiz ve Eserlerimiz Sağlam Olsun
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Amellerimiz ve Eserlerimiz Sağlam Olsun

A+A-
Bundan otuz bir yıl önce, yani 1980 yılı 13 Kasım’ında gönül sultanlarından Gümüşhanevî Dergâhı Şeyhi Mustafa Feyzi Efendi’nin seçkin talebelerinden Mehmed Zahid Kotku’yu (rahmetullahi aleyh)  ebedî âleme yolcu etmiştik.

Muhteremin nuranî yüzünü görmek ve mübarek ellerinden öpmek, hayır duasını almak şerefi; Hakk’a yürüyüşünden iki yıl kadar önce şimdiki İlahiyat Fakültesi bahçesinde uzun bir insan seli kuyruğunda bir saat kadar bekledikten sonra nasip olmuştu.

Güler yüzlü, mütevâzî, gönül okşayan sevimli hali hâlâ gözlerimin önündedir. Allah(cc) onlardan razı olsun ve şefaatlerine nail etsin inşallah.

Eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı ve milletvekilimiz Prof.Dr. Sami Güçlü’nün eski İl Halk Kütüphanesin soğuk konferans salonunda yaptığı sıcak sohbette Üstad Necip Fazıl Kısakürek’le ilgili verdiği samimi bilgiler; şairler sultanını bir kez daha rahmetle anmamıza, hatırlamamıza, hatta kendimize çeki düzen vermemize vesile olmuştur. Rahatsız olmalarına rağmen samimi sohbetleriyle kalbimizi ve beynimizi ısıtan Sami Güçlü’ye teşekkür ediyor hayırlı şifalar diliyoruz.

Acılar, acılar üstüne geliyor; sallanıyoruz, sarsılıyoruz, yıkılıyoruz, üzülüyoruz.

Yaratılmışlar olarak bir süre denendikten/sınandıktan/imtihan edildikten sonra ölmek üzere dünyaya gelmişiz. Yüce Yaratan’ın bir sineğin kanadı kadar değer vermediği bu dünya hayatında hiç ölmeyecekmiş gibi hırslanarak yaşama gayreti içinde olmamızın hiçbir anlamı olmadığını anlatmak için mi bunca afetler, acılar, kavgalar, gürültüler?

Bir depremde bu kadar ölü, bir bayramda şunca ölü, bir saldırıda bilmem ne kadar şehit… Rabbimiz çok sevdiği için mi bize hep âfet, belâ musibet veriyor, acı çektiriyor? Yoksa kendi ellerimizle hazırladıklarımızın bir ceremesi mi?

Arzuların, isteklerin, merakların, şehvetlerin, şöhretlerin, hırsların, servetlerin, zevklerin sürüklediği bu şımartan refahın geçici cazibesine aldanarak nasıl bir alamet üzerinde, nasıl bir kıyamete doğru gittiğimizin farkında mıyız?

Allah(cc) kimseye zulmetmez. Biz kendimizin, yakınlarımızın, insanlarımızın zalimleriyiz. Biz kendi ellerimizle kendimizi cezalandırıyoruz. Hiç tecrübe kazanmadan, ibret almadan, oturup düşünmeden, tarihin tekerrürüne fırsat veriyoruz.

Fıtratımızdan, yaratılış gayemizden, sorumluluklarımızdan bigane bir hayat yaşıyoruz. Sonra da oturup düşünmek yerine sorumlu arıyoruz.

Yeryüzünde kalacak olan bizler değiliz, bizim eserlerimizdir. Götüreceklerimiz de sadece amellerimizdir. O halde eserlerimizi ve amellerimizi sağlam yapalım.

Adalet, dürüstlük, kulluk binalarımızı sağlam inşa edebilirsek, sanırım meskenlerimizi de sağlam inşa etme bilincine ulaşabiliriz.

 

Bu yazı toplam 397 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.