1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. AMERİKA, FETÖ MAŞASINI HER AN BIRAKABİLİR!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

AMERİKA, FETÖ MAŞASINI HER AN BIRAKABİLİR!

A+A-

Yeni miladi yıla dün girdik. Bu yılın İslam ümmetine barış ve kardeşlik getirmesini niyaz ediyorum. Şahsi düşünceme göre içinde bulunduğumuz yıl İslam ümmetinin sıçrama yılı olacaktır. Şimdilik temenniden ibaret olan bu düşüncemin ilerleyen zaman içerisinde İslam ümmeti için kurtuluş vesilesi olacaktır. Yaşanan gelişmeler en azından bu gerçeğe dair bir takım işaretler vermeye başlamıştır. 
Cumhurbaşkanımızın dilinden düşürmediği dünya beşten büyüktür cümlesinin bu yıl içerisinde işlerlik kazanacağını ümit diyorum. Dünya bu gerçeği görmeye başladı. Amerika geçtiğimiz yılın sonunda ABD Başkanı Trump’un çıkışıyla kalkıştığı Kudüs’ün Yahudi başkenti olarak tanınması saçmalığı sonrasında yaşanan gelişmeler Amerika efsanesinin (!) artık bittiğini ortaya koymuştur. İçinde bulundukları ekonomik gücün sarhoşluğuyla dünya üzerinde diledikleri gibi tasarruf hakları olduğuna inanan beş dünya devletinin karşılarında duran yüzlerce devleti yok saymaları ve üzerlerinde tasarruf hakları olduğu gibi bir algı içerisinde bugüne ulaşmalarının dünyanın nasıl bir korku imparatorluğu ile kuşatılmaya çalışıldığı algısını yaratmasına neden olmuştu. Eninde sonunda bu saçmalığa bir yiğidin dur demesi gerekiyordu.
Rabbimize hamdolsun ki o yiğit sesin sahibi bizim ülkemizden çıktı. Tırstırılmış ve içine kapanmış dünya mazlumlarının sesi olmaya namzet tek aday olan Türkiye yaşanan onca gelişmeler sonrasında “Yeter Artık” deme kudretini göstermiştir. Şimdi bu durumu ilmek ilmek örmek ve zamanla bunu realiteye çevirmek zamanıdır. 
Geçtiğimiz yılın son haftasında Türkiye’mizin Cumhurbaşkanı tarafından Sudan, Çad ve Tunus’a bir ziyaret gerçekleştirilmişti. O ziyaretler esnasında gördüğü ilginin ardında yatan etken dünya mazlumlarının aç olduğu kurtarıcı bir lidere olan özlem ve beklentisinden başka bir şey değildi. 
İslam ümmetinin gözü üzerimizdedir. Beklentileri, Türkiye’nin beklenen gür sesle haykırmaya devam etmesi ve oldukça organize kararlar sonrasında ümmetin kurtuluşuna giden bu yolda adımların atılmasıdır.
Üzerimizde ki kurulan bu tahakküm karşısında sus pus olan adına laikler dediğimiz çevrelerin bu durumu algılamakta oldukça zorlandıklarını ve Küffar orduları karşısında kendi kabuğuna çekilmeyi tercih ettiklerini görmekten utanç duyuyorum. Bu tehdidin farkında olan o malum 5 ülkenin başını çektiği bir takım kirli çabaların sonuçsuz kalması sonucunda ortaya çıkan elebaşları ABD, ekonomik gücüyle kontrol altında tutabildiği İslam ülkeleri ve diğer ülkeleri, artık maddeyle hizaya getiremeyeceğini geçtiğimiz yılın sonunda yaşadığı şokla açık ve net olarak görmüştü.
Buna karşılık Suriye’nin kuzeyine gönderdiği tonlarca mühimmat ve askeri aracı DAEŞ’e karşı önlem masalıyla yutturmaya çalışsa da bu safsataya inanan kalmadığı için Türkiye’mizde onların attıkları her adıma tedbir ataklarında bulunarak bu kirli oyunun açık ve net ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu arada dünya dengelerinin yerine oturması ve kendi ekonomik ve askeri gücünü kullanarak belki de kolayca yutup sindirebileceği ülkemiz, attığı bir diğer adım olan Rusya ile ortak hareket zemini sağlaması ve birlikte hareket etmesi karşısında ABD’nin önü kesilmiş ve bugünkü zavallı durumuna düşmüştür. 
Bu durumun daha evvelden farkında olan ABD, ülkesinde beslediği milli köpeklerimiz olan paralel yapının Türkiye’de ki uzantıları olan ve ordumuzun içine yerleştirdikleri satılık unsurlar kanalıyla Rus uçağını düşürmüşler, bunu yaparken de milletimizin damarına hoş gelecek şekilde “Sınır ihlali yapan Rus uçağını nasıl da düşürdük?” gazıyla milletimizi şahlandırmayı planlamışlar. İşin temelinde Rusya ile Türkiye arasında onulmaz yaralar açarak iki ülke arasında çıkartılacak gerilimle pis planları için zemin oluşturmuşlar. Eğer o gün sağduyu hâkim olmasaydı bugün Rusya ile oldukça kötü olacak ve gerilimden gerilime ilerleyen bir süreç içerisinde tedavisi imkânsız bir hal yaratılacaktı.
Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov’un FETÖ mensubu bir katil tarafından sırtından vurularak katledilmesi de planın başka bir boyutuydu. 
Amerika ve FETÖ oyununu Rusya planı üzerinden kurgulamıştı. Eğer Türk-Rus ilişkilerinde bir çatlak vücuda getirebilselerdi bölgede diledikleri gibi oynama şansı elde edeceklerdi.
Ellerinde besledikleri vatan haini köpekler üzerinden hedefledikleri planları her defasında büyük bir güç tarafından bozguna uğratılmıştı.
Burada rabbimizin dediği oluyor ve yardımını esirgemeyecekti. İşte ümmetin kurtuluşuna giden yolda atılan tüm adımlar birer birer gerçekleşmeye başladı. Bölgesel iştahlarını gidermek için her defasında açtığı çukura kendi düşen bir Amerika ile karşı karşıyayız. Bundan sonrası için olacak olan da şudur. Amerika elinde beslediği FETÖ’den hala ümidi var. Acaba merkezli bu ümidinden de beklentilerini elde edemediği takdirde bu örgütü aynı DAEŞ’e uyguladığı gibi FETÖ’yü de ya başka hedefe yönlendirerek planının rotasında değişikliğe gidecek ya da FETÖ hakkında başta Fetullah Gülen ve yakınında ki isimleri bir şekilde imha ederek uzun yıllara dayalı kurguladığı planlarının üstüne buz gibi bir su içerek yoluna devam edecektir.
Durum bu…         

Bu yazı toplam 917 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum