1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Amerika – Yahudi - Ab Ortaklığı
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Amerika – Yahudi - Ab Ortaklığı

A+A-
Amerika’nın tavırlarını takip ediyor musunuz? Ülkemize karşı işlediği suç ile alakalı hatasını kabullenmek yerine davranış ve duruşunda umursamaz bir tavır takınması göze çarpıyor. Yaptığı hataları kabullenmek istemiyor. Ülkemizin baş düşmanlarından PYD ile ortaklaşa hareket ediyor. Bu duruma şöyle bakalım, bizim de Türkiye olarak El-Kaide ile ortak hareket içinde olmamız Amerika’nın zoruna gider mi? Bilemem. Ama bana göre hiçte fena fikir sayılmaz. Korkum şu; yüksek ihtimalle o da Amerikan projesi olduğuna göre sonuç nereye varır? Bugün DAEŞ belası da Amerikan projesidir. Hedefleri Müslümanları tırstırmak olan bu belanın amacı bölgede Amerikan çıkarlarına hizmet etmektir. Amerikan devleti, kendini süper güç olduğuna iyice inandırmış ama aslında tabanı boş bir devlettir. İçinde barındırdığı etnik gruplarla önlenemez bir çatışma başlaması durumunda hemencecik biter. Günün birinde bu davranış metodunun ülkelerinin siyasi gidişatında çıkmaz yollara sürükleyeceğini muhakkak hesaba katıyordur. Dünyada batısıyla doğusuyla tüm ülkeler üzerinde yeni taktikler geliştirmeye ve ağababası olan İsrail’i memnun edecek yeni siyasetler üretmeye çaba gösteriyor. İsrail, Mavi Marmara Katliam mağdurları için büyük bir tazminat ödemeyi kabul etti etmesine ama bunu ben açıkçası ezilmişlik duygusu ile değil, milletimizin ağzına bir parmak bal şeklinde algıladım. Bir süreliğine bizi dizginleyeceğine inandıkları bu ödeme ile diğer kirli işlerine el altından devam noktasında kalmaya devam edecekler.
Gözden kaçmaması gereken bir gerçek daha var. O da Amerika’yı istediği gibi kullanabilen Yahudi cemaatlerinin varlığı. Çünkü Amerika idaresi Yahudiler tarafından yönlendiriliyor. İşte bu kapsamda geçtiğimiz günlerde Amerika’dan İsrail’e akla hayale gelmeyecek büyük bir bedele konu olan askeri silah yardımı yapılacağı deşifre edildi. Amaçları bölge halkına gözdağı vermek…
ABD tarihindeki en büyük ikili askeri yardım anlaşması, yıllık mevcut askeri yardım tutarını 3,1 milyar dolardan, 3,8 milyar dolara çıkartacak. Ancak yetkililere göre İsrail'in parayı alabilmesi için bazı tavizler vermesi gerekecekmiş.
Anlaşma, Obama yönetiminin İsrail'in sözde Yahudi yerleşimi inşasına devam etmesine duyduğu öfkeye rağmen onaylandı. Bunun anlamı Amerika içerisinde yerleşik güçlü Yahudi lobisinin ne derece etkin olduğu noktasında net bir fikir veriyor.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı 2018'de sona erecek mevcut anlaşmanın yerini alacak uzlaşmanın "ABD tarihindeki en büyük ikili askeri yardım anlaşması olduğunu" söyledi. Yüzölçümü ülkemizin birçok şehrinden küçük olan bu melun yerleşimcilerin işgal ettiği topraklar için verilen yardım tutarının büyüklüğünü görüyor musunuz?
Bunu ne için yapıyorlar?
Ne için hazırlanıyorlar? Gelecek hedefleri nelerdir? Bunca yardımı babalarının hayrına yapmayacaklarına göre Amerika destekli, Yahudi lobisinin katkılarıyla ortaya çıkan bu büyük birliğin temelinde Yahudilerin bölgede hedefledikleri kirli emellerine giden yoldan taviz vermedikleri ve eninde sonunda bunu hedeflediklerini düşünebiliriz.
Normal şartlar altında İsrail isimli işgal oluşumunun şimdiye dek çoktan büyük İsrail hedefini gerçekleştirme planları söz konusuydu. Ama planları bozan büyük bir gücün varlığını da aklımızdan çıkarmamamız lazım.
15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasının temelinde ki ana etken de işte bölgede teşekkül ettirmeye çalıştıkları sisteme dair son kaleyi de kuşatma altına alarak diledikleri gibi bölgesel gücü ellerine almaktı. Ama önce rabbimiz sonrada halkımız buna müsaade etmedi. Bunu gören Amerika ve batı dünyası çıldırdı. Zavallıları oynadılar. Kirli yüzleri ayan beyan ortaya çıktı. Bugüne kadar tüm İslam ülkelerinde tıkır tıkır işlettikleri kirli planları Türkiye’de geri tepmişti.
Bu nasıl olabilirdi? Türkiye bir gecede ele geçirilmeli ve halkın büyük çoğunluğu sindirilmeliydi. Tüm dünya üzerinde uyguladıkları bu metot belki de ilk defa ellerinde patlamaktaydı. Onlara göre pek tabi içinde oldukları darbe kalkışması başarılı olacaktı. Çok iğrendikleri, adını ağızlarına almaktan bile imtina ettikleri Türkiye devleti yerinden oynamalı ve ülke, kendilerince tayin edilen kuklalar tarafından bertaraf edilmeliydi.
Belki de Sevr anlaşmasında ağızlarının suyunu akıtan paylaşımı hedefliyorlardı. İşlerine geldiği gibi paylaşım yaptıkları bu güzel memleket sayesinde bölgeye diledikleri gibi söz geçirebileceklerdi. Ama hesapların üzerinde ki hesap sahibini hiç akıllarına bile getirmediler.
Kalkışma gecesinin ertesinde dünyadan özellikle de demokrasi lafını ağzından hiç düşürmeyen batının oynak devletleri şok yaşıyorlardı. Onların planlarına göre 16 Temmuz sabahı muhatapları Recep Tayyip Erdoğan olmayacaktı. Kafalarına göre tayin ettikleri kukla yönetimle diledikleri gibi bölgede kontrolü ellerine alacaklardı. Güney sınırlarımızdan istilaya kalkışacak olan Amerika güdümlü DAEŞ isimli lanet örgütü sayesinde halkımızı korkuya muhatap edecekler ve milletimiz akıllarınca tırsacaktı. Milletimizin milli vicdanını hiç düşünemediler. Bu halkın gerekirse canıyla başıyla ülkesini müdafaa ederek hainleri bertaraf edeceği gerçeğini düşünemediler bile. Bugün batı dünyası paralel çete mensubu öğretmenlerin, yargı mensuplarının, askerlerinin ayıklanarak hapislere tıkılmasını bile hazmedemiyor. Aynı durum Fransa’da teşekkül ettiğinde normal olan uygulama ülkemizde niçin demokrasinin ihlali anlamına geliyordu?
Hesapları tutmadı. Geç gelen geçmiş olsun mesajları bile kirli yüzlerini kapatmadı. Üzerine bastıkça pisliğin içine gömülen batı dünyası çok yakın tarihte bulaştığı pislikleri yalamaya başlayacaktır. Ama o bile laçka yapılarını temizleyemeyecek.

Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.