1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ANA MUHALEFETE ALTERNATİF ARANIYOR
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ANA MUHALEFETE ALTERNATİF ARANIYOR

A+A-
Geçtiğimiz haziran ayı Türkiye’mizin geleceği açısından ciddi bir dönemeç oldu. Allah’a şükürler olsun ki tüm provokatif eylemlere ve çığırtkanlıklara rağmen sağduyu galip geldi. Yaşanan olayları hafif sıyrıklarla atlattık. Geçtiğimiz hafta İstanbul’a gittim. Orada uğradığım birkaç arkadaşımla oturup sohbet ederken huzur bozucuların hala ortalığı kaşıdıklarını ve başlayan eylemlerin daha da artması ve ülkemizin bir çıkmaz yola girmesi için yoğun çaba harcadıklarını üzülerek dinledim. Hatta arkadaşımın şu ifadesi olayın ciddiyetini daha da gözler önüne seriyordu. “ Gece yarılarında kadınlar ellerine aldıkları tava ve tencerelere vurarak gecenin karanlığında insanımızı rahatsız ve huzursuz etmekten geri durmuyorlar. O kadar ki gecenin yarısında dahi sokakta nara atan ve sessizliği yaran sesiyle: Hey vatandaş ne yatıyorsunuz. Kalkın. Polis 30 kişiyi öldürmüş.” diye bağırıyor. Bir diğer ziyaretimde görüştüğüm işadamı da geçtiğimiz yıl bu vakitlerde Taksim’de ki otellerden birinde gelecek misafiri için bir oda bulabilmek için saatlerce uğraştığı halde muvaffak olamadığını ama şu an istediği otelden istediği kadar oda bulabileceğini ifade etmesi yaşananların turizm açısından da ülkemize verdiği hasarı göstermesi bakımından önemlidir.
Düşünebiliyor musunuz? Değil Avrupa’da tüm dünyada gözde bir ülke haline gelen Türkiye’mizi karıştırmak için var güçleriyle çaba gösteren provokatörlerin amaçlarının gezi parkında ki ağaçların kesilmesine mani olmak gibi masum bir isteğin tezahürü olduğuna hala inanıyor musunuz? Derine inildikçe bir takım gerçekler ortaya çıkıyor. Asıl amaç ve hedef, Türkiye’nin yükselen istikrarını zedeleyecek ve halkının iç savaşlarla ve çatışmalarla boğuştuğu bir sistem gelişecek. İşte halkımızın sağduyusu buna müsaade etmedi. Gerçek niyetler ortaya çıkınca erken uyanış vücuda geldi. Bütün bunların temelinde ülkeye gerçek hizmeti getirmek için canını dişine takan samimi bir başbakanın yanında milletimizden önce alemlerin yaratıcısı yüce rabbimiz olduğuna şahit olduk. Ne yaparlarsa yapsınlar. Hepsi ellerinde patlıyor. Özellikle Kılıçdaroğlu’nun kışkırtıcı ve aşağılayıcı üslubu gelecek seçimlerde kendisinin ve partisinin bitişine sebebiyet verecek. Kılıçdaroğlu sanmasın ki halk kendisinin gerçek niyetini bilmiyor. Açık ve net bir ifadeyle belirteyim; kendi elleriyle, kendi diliyle, kendi milletvekilleriyle ayağının altında ki sehpaya tekmeyi vurmuştur. Geleceğini artık sonlandırmıştır. Gezi parkı olaylarının başlamasıyla halkı teskin edici bir üslup yerine halkı teşvik edici bir üsluba kalkışması ve iç huzursuzluk çıkmasında başrole sonradan da olsa dahil olmak suretiyle nemalanma beklentisine destek verdiği protestoculardan da karşılık gelmemiş ve bu olayların daha da büyüyerek herhangi bir müdahale ile hükümetin devrilmesi sonucu olası bir başbakanlık koltuğu hayalide suya düşmüştür. Sanmayın şu anda akıllı uslu oturuyor. Halen olayların devamı beklentisinde olduğunun altına imzamı atarım. Malumunuz CHP her zaman bu tür yollarla iktidar ortağı olma şansı kullanarak halkımıza gerçek yüzünü ve başarısızlığını gösterebilmiştir. Bugün yapılan hizmetlerin hiçbirini CHP tek başına iktidarda olmuş olsa da göremezdik. Yakalanmış bu ivmeyi ve yüksek başarıyı hazımsızlık ve makam hırsı uğruna baltalamak için yapılan tüm çabaları karşılıksız kalmıştır. İşte bu nedenle CHP ayağının altında ki sehpayı tekmelemekle kendini ebediyete uğurlamıştır. Bundan sonra CHP’de gerileme süreci başlamıştır. Yavaş yavaş tükenme sürecine girmiştir. Ülkemizde AK Partinin başarılı hizmetleri sebebiyle asla ,iktidar açığı ve alternatif arayışı söz konusu olmamıştır ama şu andan itibaren CHP’nin başlayan bitiş süreci nedeniyle ana muhalefet açığı oluşmuş ve alternatif ana muhalefet ihtiyacı hasıl olmuştur. MHP bu şansı nasıl değerlendirecek bilemem ama orada da Bahçeli’nin Kazlıçeşme mitinginde açılan MHP bayrağına tepki göstermesi siyasi geleceği açısından umut verici bir durum olmadığını açıkça ortaya koyuyordu. Yaklaşım tarzının aslında kendi kendisiyle çelişmesi anlamına da gelmesi çok önemliydi. Ülkemizde birlik ve beraberlik vurgusuyla siyaset yapan bir muhalefet partisinin oynanan çirkin oyunun farkında olduğu halde kendi taraftarlarının mitingde bayrak açmasına destek vermesi siyasi istikbali açısından çok daha mantıklı olurdu. Ama kendisi yanlış olanı tercih etti. “Ülkenin milli birliğinin muhafazası noktasında bizde AK Parti’nin yanındayız.” mesajı vererek içeriden ve dışarıdan ortamı bulandıranlara tarihi bir tokat patlatması kendisinin liderliğini güçlendirecek partisinin de ana muhalefet statüsüne yükselmesine sebebiyet verecekti. Ama bilirsiniz, feraset denilen gerçek herkese nasip olmuyor. İç dünyalarında hissedemeyenlerin dışa yansıttıkları görüntülerde samimiyetsizliği ortaya çıkarıyor. Ülkemizin istikrarından Avrupa ülkelerinden birçoğunun olağanüstü rahatsız olduklarını hepimiz pekala biliyoruz. Ekonomik büyümemiz ve gerçekleştirilen yatırımlar karşısında bir zamanlar kendilerine el açan Türkiye’nin yerini kendilerinin el açtığı bir Türkiye’nin almasından büyük rahatsızlık duyuyorlar. Olaylar sırasında verdikleri tepki ve yaklaşımlar onlarında foyasını ortaya çıkarmıştır. Özellikle Almanya ve İngiltere’nin bunda başrol oynadıklarını ifade etmeme müsaade edin.
Sonuç itibariyle sağduyu galip gelmiştir. Dışarıdan kendilerine mecbur bir Türkiye umanlar ile içeriden kavga ve gürültüyle iktidar olma hevesi içinde olanların oynadıkları oyun deşifre olmuş ve son kozlarını da kaybetmişlerdir. Halkımızın farkındalık algısı tam anlamıyla oturmuş ve olan biten tüm gelişmeleri tahlil yeteneği zirve yapmıştır.
Avrupa ve CHP’ye üzüntüyle duyurulur.

Bu yazı toplam 38 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.