1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Anayasa’da Uzlaşma!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Anayasa’da Uzlaşma!

A+A-
Haberi görünce inanın çok sevindim.
Bir inatlaşma, bir kin, bir uzlaşmazlık bir anlamda uyum içinde bitirildi. İnşallah devamı da böyle olur.
İşin detayına girmeden önce Osmanlı’dan başlayan ve Cumhuriyet ile devam eden Anayasa serüvenine bir bakalım isterseniz.
Türkiye'de ilk anayasa, 1876'da yürürlüğe giren Osmanlı Devleti'nin anayasasıdır. O tarihten Osmanlı Devleti’nin sona erişine kadar anayasaya kanun-i esasi deniyordu. 1876 tarihli Kanun-i Esasi, padişahın yetkilerini kısıtlamamıştı. Yurttaşlara düşünce, toplantı ve dernek kurma özgürlüğü, bireylere dokunulmazlık hakları tanımıyordu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, 1909'da bu anayasada değişiklikler yapılarak padişahın yetkileri kısıtlandı. Kişisel hak ve özgürlükler tanındı, basın üzerindeki sansür kaldırıldı. Hükümet artık padişaha değil, meclise karşı sorumluydu.
Türkiye'de anayasa, Kurtuluş Savaşı sürecinde Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir ilkesi ile oluşturulmuştur. Bu ilke çerçevesinde millete ait egemenlik haklarını kullanması için oluşturulan ve yetkilendirilen anayasal devlet organları ve idari yapı bulunmaktadır. Yetkilerin kuvvetler ayrılığı prensibi ile verilmesinin, kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu anlamına geldiği belirtilir. Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da gurup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.

Bilindiği gibi İstanbul’un 16 Mart 1920 tarihinde itilaf güçleri tarafından işgal edilmesiyle son Osmanlı Mebusan Meclisi dağıtılmış ve işlevini yerine getiremez hale gelmişti. Bu olay üzerine Mustafa Kemal ve arkadaşlarınca Ankara’da 23 Nisan 1920 tarihinde olağanüstü yetkilere sahip T.B.M.M. oluşturularak, ulus egemenliğine dayalı yeni bir devletin temelleri atılmıştı. Mustafa Kemal, ulusal egemenliğe dayalı kurduğu bu düzeni hukukileştirmeyi amaçladığından hemen çalışmalarına başlamıştı. T:B.M.M. Hükümeti 18 Eylül 1920’de meclise bir anayasa tasarısı ve tasarıya gerekçe olarak programı sunmuştur. Bu program ve anayasa taslağı, özel bir komisyon tarafından incelendikten sonra, meclis tarafından kabul edilip yürürlüğe girmiştir.
Son Anayasamızı ise 12 Eylül sonrasında Kenan Evren Cumhurbaşkanlığında yapılmış ve çok büyük değişikliklerle bu günlere gelmiştir.
Yaklaşık iki yıldır süren Anayasa sürecinde ANAYASA Uzlaşma Komisyonu, değiştirilmez hükümlerle ilgili tıkanmayı aşamazken, AK Parti “resmi dil” ifadesinden vazgeçerek dil maddesinde üçlü uzlaşmayı sağladı.
Komisyon, BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız başkanlığındaki toplantıda değiştirilmez hükümlerle ilgili tartışmayı sürdürdü.
Daha önce devletin diliyle ilgili olarak komisyona “Resmi dili Türkçedir” hükmünü sunan Ak Parti, görüşünde değişiklik yaparak CHP ve MHP’nin önerisine katıldı.AK Parti bu hükümdeki “resmi” ifadesinden vazgeçti. BDP ise üçlü uzlaşmaya katılmayarak “resmi dil” ayrımı içeren kendi önerisinde ısrar etti. BDP’li Yıldız, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” ifadesine de karşı çıktı.
AK Parti, CHP ve MHP’nin uzlaşmasıyla “Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti” başlıklı madde, mevcut Anayasa’da olduğu gibi şöyle yazıldı:
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır.”
Öncelikle bu uzlaşmayı sağlayanları kutluyorum. Ülkenin böylesi bir zamanda kavgaya, gürültüye ihtiyacı yoktur. Türk Milletinin hemen bütün kesimi yukarıdaki tarife bir diyeceği olmaz sanırım. BDP’nin fikri ve zikri ise zaten malum. Bu tablo bile göstermektedir ki, Türk Milletinin dostu ve düşmanı ortadadır.
 
Bu yazı toplam 62 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.