1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Ancak başkasının acısını da hissedebilenler “İNSAN”dır...
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Ancak başkasının acısını da hissedebilenler “İNSAN”dır...

A+A-
Her ne kadar yazının başlığına taşıdığımız ifade klişe bir söz gibi gelse de bilhassa geçen hafta yaşadığımız ve anlatmaya kelâmın da kalemin de kifayetsiz kaldığı, tarif edilemez acının üzerine ülkemde yaşananlar bir kez daha “canlı” ile “insan” arasındaki farkı tefrik etmemize neden oldu. Bir çoğumuzun zaten malumu olan ifadeyi büyük harflerle ve altını çizerek bir kez daha tekrar etmek istiyorum:
SADECE KENDİ ACINIZI HİSSEDİYORSANIZ HERHANGİ BİR “CANLI”,
BAŞKALARININ ACISINI DA HİSSEDİYORSANIZ İŞTE O ZAMAN “İNSAN” SINIZ…
Ve biz orada;
Arkadaşlarının hayatını kurtarmak için tekrar madene girerek kendi canını hiç tereddüt etmeden feda eden,
Arkadaşının eşi bebek bekliyor diye, onun kendisinden önce kurtarılmasını isteyen,
Devletin malını korumak adına tüm acısını ve yaşadıklarını bir kenara bırakıp, kömür tozuna, çamura bulanmış “apaydınlık” çizmesini çıkarmayı teklif eden,
Acısını sükûnla, temkinle içine gömerek sessizce, kimsesizce yaşamaya çalışan,
Bağırıp çağırmayan, kırmayan, dökmeyen, hakaret etmeyen, küfretmeyen, devlet malına zarar vermeyen, sabırla, duayla, metanetle gözyaşlarını içine akıtırken, tek dertleri içeride kalan dostlarına sağ salim kavuşmak olan,
Birbirlerine tutunarak acıya, kedere dayanmaya çalışan “GERÇEK İNSANLAR” gördük,
Bir de gerek devlet erkânından gerekse farklı illerden yöreye hemen intikal ederek canla başla arama-kurtarma çalışmalarına katılan,
Bu kardeşlerimizin acılarını en derinden hissederek paylaşan,
Onlarla uykusuz kalıp, onlarla bekleyen, onlarla ıslanıp, onlarla ağlayıp onlarla hemhâl olan;
“HELÂL SÜT EMMİŞ, MAYASI SAĞLAM, İNSAN EVLÂDI” tabirlerinin içini dolduran “CANLAR” gördük…
Bir de diğerleri…
Gerçi yazı biraz kirlenecek ama onlardan da bahsetmeden geçemeyeceğim, sadece biraz değinelim;
O zavallı, o insan suretindeki leş kargaları,
Devlet malının, devletin ve milletin ezeli düşmanları,
Geçmişten bu yana her fırsatta “milletin ve iradesinin” müzmin aşağılayıcıları,
Kaos, karmaşa ve felâket tellalları,
Acıları yüreklerimizi taptaze yakan şehitlerimize “…ne şehittir, ne gazi….niyazi” diye hakaret eden ve ölene bile saygı duymayan, azılı ve azgın “his yoksulu, sırtlan kümeleri”,
“Kafesi ya da mahpesi açılıp gelmiş…”, bir de sahiplerince zincirleri gevşek bırakılmış ya da salınmış, ağızlarından salyalar akarak, üstelik ailelerinin acılarını onlarca kez katlarcasına şehitlerimize, “hak etmişlerdi, müstehaklardı” diye bir de hakaret eden acınası ve acımasız çakallar…
Dün gezi olaylarında sözümona “müftü karısı”, bugün Soma’da “madenci karısı” rolü kesen, kocasını şaşırmış, BBC taşeronu, sendikacı bozuntusu soytarılar,
Ve gazete köşelerinde, TV ekranlarında, sosyal medyada arz-ı endam eden daha bir çok yalancılar, iftiracılar, hainler, densizler, seviyesizler, provakatörler, geleneksel huzur ve istikrar düşmanları…
Kısacası bırakın o mağdur insanların yaşadıkları acıyı hissetmeyi ve paylaşmayı, adeta onların acılarını yaşamalarına dahi fırsat vermeden, sadece rahatsız ederek, daha çok üzenler, ezenler,
Acıları yüreklerinde daha taptaze olan kaybettiklerine dahi hakaret ederek ortalıkta bolca boy gösteren şeref, onur ve haysiyet fukaraları…
Bir kez daha acıyla, üzüntüyle müşahede edip acımıza katık ettik tüm bunları…
Sanırım tüm mesele ne olduğumuza, ne olacağımıza karar verip en kritik seçimi yapmakta;
Sıradan bir “canlı” mı olacağız,
Bunu dahi aratacak düzeyde “hayvandan aşağı bir mahluk” mu olacağız,
Yoksa “insan” mı?
Hamd olsun ki milletimizin kahir ekseriyeti vefasıyla, paylaşmasıyla, yardımlaşmasıyla, hissiyatıyla insan gibi, adam gibi yaşıyor ve her fırsatta bunu kanıtlıyor.
Ya diğerleri?
Onları da Rabbim bildiği gibi yapsın, tertemiz insanlarımızdan uzak eylesin, niyetleri ve işlerine göre işlerinin sonucunu halk eylesin…





 
Bu yazı toplam 105 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.