1. HABERLER

  2. ANKARA

  3. Ankara’nın her yerini saran koronavirüse karşı bilim kurulu üyesinden ilginç öneri! Bununla yaşamayı öğrenmeliyiz!
Ankara’nın her yerini saran koronavirüse karşı bilim kurulu üyesinden ilginç öneri! Bununla yaşamayı öğrenmeliyiz!

Ankara’nın her yerini saran koronavirüse karşı bilim kurulu üyesinden ilginç öneri! Bununla yaşamayı öğrenmeliyiz!

Koronavirüs salgınında Türkiye, 185 günü geride bıraktı. 7 binden fazla insanımızı kurban verdiğimiz virüse karşı mücadele devam ediyor ancak vakalar durmadan artıyor. Son durum raporunda yine en yüksek vakaya sahip olan Ankara’da artış sürüyor.

A+A-

Türkiye’de artan koronavirüs vakaları çemberin ne kadar daraldığını gösteriyor. Sokaktaki vatandaştan magazin dünyasının ünlülerine ve siyasetçilere kadar virüs bulaştı ve bulaşmaya da devam ediyor.

İlk günlerinde geçerli olan kurallar her gün hatırlatılıyor ancak Türkiye’de virüsün önü bir türlü durdurulamıyor. Normalleşme Süreci’nin ardından yeni bir döneme girilmesi beklenirken vakalardaki artış da karamsar havanın daha da ağır bir hal almasına yol açıyor.

300 bin vakaya ulaşan Türkiye’de halen 40 binden fazla vaka bulunuyor. İyileşen sayıları ise 4 haneli rakamlara gelmesine rağmen günlük vefat sayıları da 60’a dayanmış durumda.

Salgında tedavi yöntemleriyle iyi bir görüntü çizen Türkiye, salgının 185’inci gününü de yine 4 haneli rakamlarda vakalarla karşıladı.

Aşı çalışmalarında ilk aşıyı bulduğunu söyleyen ülke Rusya oldu. Rusya’nın bulduğu aşı ise tam anlamıyla fiyaskoyla sonuçlandı. Diğer aşı çalışmalarında ise hayvan testlerinin sürdüğü açıklandı. Türkiye’de ilk aşı için kesin tarih ise belli değil.

Virüsün nerede duracağı ve sona ereceği konusu da belirsizliğini korumaya devam ediyor.

Türkiye’de son günlerde artan vakalarıyla salgının yeni merkezi halinde bulunan Ankara’da vaka sayılarında artışların da önü kesilemiyor.

SALGIN NE ZAMAN BİTER?

Bilim Kurulu üyesi Prof. Tevfik Özlü, yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile karşılaşılmayan yer kalmadığına dikkati çekti ve “Yakın tehdit söz konusu. Etrafımızdaki çember daraldı. Hepimiz çok daha dikkatli ve tedbirli olmalıyız” dedi.

Özlü, Türkiye’de virüsün en çok yayıldığı zamana ilişkin olarak yöneltilen soruya şu yanıtı verdi:

* Normalleşme Süreci’yle birlikte bayram ve tatil hareketliliğiyle virüs bir mikser gibi her yere, her ile, her kasabaya, her mahalleye yayıldı.

* Tavsiyelere uyulsaydı, maske ve mesafeye dikkat edilebilseydi durum farklı olurdu.

* Ne var ki aile içinde, dostlar, tanıdıklar, arkadaşlar arasında tedbirler uygulanmadı. Tedbirsiz ve kontrolsüz bir sosyalleşme oldu.

* Eskisi gibi birlikte yenildi, içildi, sarılıp kucaklaşıldı.

* Sonuçta bu virüsle karşılaşmayan il, köy, mahalle, hane neredeyse kalmadı. Tabii ki dikkatli, tedbirli olanlara bulaşmadı.

* Ama dikkatsiz, tedbirsiz davranıldığında sorunlar arttı. Herkes, her aile, her hane halkı, etrafında tanıdıkları arasında testi pozitif çıkan veya hastalanan bir kişi bulabiliyor artık. Yani tehdit eskisi gibi uzaktan gelmiyor.

* Yakın tehdit söz konusu. Etrafımızdaki çember daraldı. Hepimiz çok daha dikkatli ve tedbirli olmalıyız.

* Maskemizi karşılıklı, usulüne uygun olarak takalım, diğer kişilerle aramızdaki 2 metre mesafeyi koruyalım, bundan taviz vermeksizin yapabileceğimiz her şeyi yapabiliriz.

* Çok kolay, herkesin yapabileceği kadar basit. Ama çok etkili. Sadece bu iki tedbirle yüzde 97 oranında bulaşma önleniyor.

AŞI YOK BUNUNLA YAŞAMAYI ÖĞRENECEĞİZ

Bu virüsle yaşamayı öğrenmeliyiz. Çünkü pandemi birkaç yıl sürecek. Aşı çıkınca bu iş bitecek denilmesi de rasyonel değil. Aşılar çıksa bile bizim bu virüsle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Dünya da biz de bunu öğrenmeliyiz.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.