1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Anma Proğramı
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Anma Proğramı

A+A-
Türkiye Osmanlı’nın son dönemlerinden, Cumhuriyet dönemlerinde bir çok defalar darbelerle sarsıldı. Kay kaybı yaşandı. Suçsuz, günahsız kimselerde ceza gördü. Canını kaybetti.
En son darbe olayı ise bence 28 Şubat süreci…
Türkiye en büyük darbelerden birisini 27 Mayıs 1960 yılında yaşadı. Darbelerle Türkiye çok şey kaybetti. Cılız demokrasimiz büyürken, küçüldü.
Türkiye 1960 darbesiyle birçok vatan evladını, suçlu, suçsuz asıp yok etti. Bunlar içinde Başbakanlar var, Bakanlar var.
İşte dün Türk Halkının 1950 de iş başına ezici bir çoğunlukla “Yeter söz milletindir” sloganıyla getirdiği Demokrat Partinin Genel Başkanı, merhum Adnan Menderes ve Polatkan, Zorlu anıldı. Dün darbecilerin astığı insanları bugün rahmetle ve hükümet bir vefa, bir saygı örneği olarak anmaktadır. Bu gelinen nokta bile insanın yüreğine su serpiyor, yaşanan acıları bir an olsun dindiriyor.
Gelelim Yassıda yargılamalarına…
27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti yönetiminin, darbeyi gerçekleştiren cunta tarafından kurulan özel bir mahkemede yargılandığı davalar dizisi. İki eski bakan ve bir başbakanın idam edilmesiyle sonuçlanan yargılamalar, Türk siyasi hayatında çok önemli bir yere sahiptir ve bu konudaki tartışmalar günümüzde de sürmektedir.
27 mayıs sonrası merhum Adnan Menderes'in yargılandığı davada, mahkeme heyetinin başkanı Salim Başol’dur. Yargılamada merhum Başbakan Adnan Menderes kendisine “ Bizim suçumuz nedir?” diye sorduğunda kendileri , "sizi buraya tıkan güç böyle istiyor" diyerek kalemi kırmıştır. Evrensel hukukun "suçsuzluk karinesi" ilkesi, "doğal hakim" ilkesi ve "aleyhteki hükümlerin geçmişe yürümemesi" ilkelerini ayaklar altına alan hukukun yüzkarası, cunta kuklası.
İdama mahkûm ettiği Adnan menderes ve tabii diğerleri de halkın gözünde birer demokrasi şehidi iken, birer kahraman iken ve elli sene sonra dahi acıları hala halk tarafından en taze şekilde halk hissetmektedir.
Er zaman söylediğim gibi, bu dünyada hukuk herkesin ihtiyacıdır. Suçlu da, suçsuzda hukuktan zamanı gelince medet umar. Yeni yargı yılı geçtiğimiz günlerde başladı. Adalet bekleyen, hakkını arayan insanlar hukuk için adliye koridorlarına koşmaktadır. Eğer hukuk dünya normlarından, kanunlardan ayrı bir baskı altında kalırsa Hukuk olur “guguk”.
Dileyelim Hukuk bağımsız, çağdaş ve çağa uygun işlesin. Belki öyle zaman geliyor ki, Hammurabi kanunlarını bugün bile aramaktayız.
Eğer Yassıada’da hukuka uyulsa idi merhum Menderes ve arkadaşları mahkum edilemeyecekti. Yassıada’da darbe yanlısı yargıçların oluşturduğu bir mahkeme vardı. Adil yargılama görüntüsü vermek için o günkü Yargıtay Başkanı Recai Seçkin’i mahkeme başkanı yapmak istediler. Ancak O, bu görevi kabul etmedi ve yerine Yargıtay 1. Daire Başkanı olan Salim Başol’u tayin ettiler. Mahkeme hukukun temel ilkelerine aykırı olarak kurulmuştur.
Davanın devam ettiği o günlerde merhum Menderes duruşmada Salim Başol’a :
Reis Bey efendi !
Usule ait bir dilekte bulunacağım. Bir insanın haklarını müdafaa etmesi için belli şartlar olması gerekir. Bendeniz 5 aydır tecrit edilmiş vaziyette, bir tek oda içinde ve günün 24 saatinde her saat başı değişen bir subayın nezareti altında, tek kelime konuşmadan yaşadım. Bu şartlarda konuşma melikemi kaybettim.” Deyince Salim Başol merhum Menderes’in sözlerini keserek “ Böyle istenmektedir” diyerek Menderes’i azarlamıştır.
Evet, Merhum Menderes çok defa pencerelerinde kapalı olduğu ve perdelerinin açılmasının dahi yasak olduğu günlerde gece ve gündüzü bile seçemiyordu.
O dönemde Cumhurbaşkanı olan Merhum Celal Bayar ise Kayseri’de yaptığı dönemde, hatıralarında cezaevinde 15 gün yatmasına karşın avukatı Gültekin Başak ile görüştürülmemiştir.
Ne diyelim ?
Tarih bu tabloyu yargılamakta devam ediyor. Dileyeyim böylesi bir dönemi Türk Halkı bir daha yaşamasın ve demokrasi şehitlerine Allah rahmet eylesin.



 
Bu yazı toplam 33 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.