1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. ANNE-BABA TUTUMLARININ ÇOCUKLARA YANSIMALARI
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

ANNE-BABA TUTUMLARININ ÇOCUKLARA YANSIMALARI

A+A-

Çocuklarınıza karşı nasıl bir yaklaşım gösterdiğiniz onların tutumları, davranışları ve psikolojileri üzerinde doğrudan çok önemli etkisi ve belirleyici sonuçları olmaktadır. Hatta anne-baba tutumları çocukların benlik algısı, öz güven, iletişim ve sosyal becerilerini de etkilemektedir.

Çocuklarda, ailelerinde kendilerine nasıl davranıldığına göre kendilerini değerli-değersiz, sevilen-sevilmeyen gibi düşünceleri oluşurken kendileri ile alakalı olarak bir algı edinirler. Yani kendilerinin varlığına ilişkin bilgileri oluşmaya başlar. Örneğin; sürekli alay edilen ve düşünceleri küçümsenen çocukların öz güvenleri yetersiz olup benlik saygıları düşük olmaktadır.

Bireysel farklılıklar nedeniyle çocukların benzer özelliklere sahip olsalar da birbirlerinden farklı ve özel olmalarına neden olmaktadır. Bazı çocuklar sessiz, sakin, çekingen veya utangaç olurken bazıları da hareketli, girişken veya yaramazlık dediğimiz olumsuz davranışlar göstermektedir.

Bütün bu farklılıklar onların farklı olmalarının yanında erken dönem aile yaşantılarından da kaynaklanmaktadır. Çünkü her anne baba aynı davranmadığı gibi çocuğun kendi anne-babasının ebeveyn tutumları da tutarsız ve farklı olabilmektedir. Anne-baba tutumları da farklı şekillerde sınıflanmış olup aşağıdaki açıklandığı gibidir.

Tutarsız ebeveyn tutumunda, ebeveynler bazen aşırı hoşgörülü bazen de otoriter bazen de demokratik bir tutum izlemektedir. Bu süreçte çocuk hangi davranışlarının kabul ve onay göreceği konusunda ciddi bir belirsizlik yaşamakta ve ikileme düşmektedir. Bu nedenle bazen içe kapanma, yalan söyleme gibi davranış problemleri de görülebilmektedir. Annenin onayladığı davranış baba tarafından reddedilirse ya da tam tersi olursa burada da çocuk durumu kurtarmaya yönelik davranışlar geliştirecektir.

Otoriter Ebeveyn tutumlarında ise çocuk duygu ve düşüncelerini ifade etmekten korkar. Çünkü sert ve baskıcı bir anne-baba tutumu onların küçücük yüreğinde hoyratça izler bırakmakta ve onların potansiyelini tam olarak gerçekleştirmesine engel olmaktadır. Burada anne-babalar çocuklarda gördükleri olumsuz davranışlara kaba güç ve zorlama çözüm bulmaktadır. Fakat bu çözümler çocukların ruh dünyasında kabul görmek yerine gizli bir direnç ve inatlaşmaya neden olmaktadır. Baskı ve dayatma sorunları çözmez, sadece uygun bir ortamı buluncaya kadar erteler. Bu da çocuklarda olumlu davranış değişiklikleri sağlanmasında başarısızlığa neden olur. Bu ailelerin çocukları kendi düşüncelerinden ziyade akranlarının düşüncelerine daha fazla önem vermekte olup düşük benlik algısına sahiptirler. Benlik saygısı düşük çocuklar kendi istek ve ihtiyaçlarını ifade etmekte yetersizlik yaşamakta olup bu durum onlarda çevrenin beklentilerine uygun davranma eğilimini artırmaktadır. Çünkü ondan eleştirmesi ve sorgulaması değil itaat etmesi istenmiştir.

İlgisiz Anne-baba tutumlarında ise çocuğun istek ve ihtiyaçları gözardı edilir. Çocukların tek ihtiyacı fiziksel ve maddi değil duygusal ve psikolojik ilgiye de ihtiyaçları vardır. Bunun için onlarla zaman geçirmek, konuşmak, dertleşmek ya da bazı faaliyetlerin yapılması gerekir. Bunlara benzer yaşantısal zenginlikler çocukların anne-baba ile ilişkilerini güçlendirecektir. Eğer bütün bunlar yapılmazsa ya da ertelenirse çocuklar ergenlik dönemine geldiğinde anne-baba ile sağlıklı bir ilişki kuramayacak olup çatışma ve tartışmalar yaşanılması kaçınılmaz olacaktır. Çatışma her ergende görülmesi muhtemel olmakla beraber ergenlik öncesiiletişimi iyi olan ebeveyn ve çocuklarda çatışmalar daha kolay ve kazasız atlatılacaktır. Bu ailelerin çocuklarında da ilgisizlikten dolayı sorunlarını ifade edip paylaşma konusunda rahat değillerdir.

Aşırı ilgili anne baba tutumlarında ise çocuklar ailenin merkezindedir. Anne baba yaşantılarını çocuk merkezli planlamakta ve yaşamaktadır. Hatta rol çalarak onun arkadaşları yerine geçmeye çalışırlar ki böylece iyi bir anne baba olduklarını düşünürler. Oysa ihtiyaçlar adresinden karşılanmalıdır. Bir anne-baba arkadaşça iletişim kurmakta çok mahir olabilir fakat asla bir arkadaş olamazlar. Çocuklar arkadaş ihtiyacını komşu, okul ya da akraba çocuklarından arkadaşlar edinerek karşılamalıdır.

Bu ailelerin çocuklarında da bencillik, aşırı ilgi beklentisi, isteklerde aşırılık, karşılanmayan zamansız istekleri için ciddi sorunlar yaşanır. Özellikle ergenlik döneminde bu çocukları yönlendirmek ve ikna etmek çok zordur. Çünkü bu çocuklarda istek ve ihtiyaçlarının çok önemli olduğu bilinci oluşmuş olup ertelenmesine tahammül edemezler.

Demokratik kabul edici ailelerde ise çocuk gelişimsel ihtiyaçları önemsenir. Duygu ve düşüncelerini ifade etmesine fırsat verilir. Aşırı ve anlamsız istekleri iletişim kurularakmakul ve kabul edilebilir düzeye çekilerek orta yol bulunmaya çalışılır. Bu ailelerde sınırlar bellidir ve anne-babanın da çocukların da birbirlerine karşı saygıları vardır.

Bu ailelerde yetişen çocuklar kendilerine güven duyan, kendisiyle barışık ve sosyalleşmeleri daha kolay olmaktadır. Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 534 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.