1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Anneler Günü
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Anneler Günü

A+A-

BUGÜN Korana yok.

En azından benim sütunumda,yazımda yok.

İnşallah   tüm insanlığın üzerinden de Allah’ın yardımıyla, yöneticilerimizin çabasıyla, sağlıkçılarımızın çalışmasıyla ve sağduyulu insanların katkılarıyla  bu beladan kurtuluruz.

Bizi Yaratan Yüce Mevlam  derdini verdiyse, dermanını da verecektir.

Yine dün  sokağa çıkma kısıtlaması vardı.Ancak uzun bir aradan sonra 60 yaş ve üstü insanlara birkaç saat yürüme izni verildi. Bu da iyi oldu. İnsanlar evlerinde hapis hayatı yaşarken, hareketsizlikle adaleleri tutulmuştu.

Yine bu sütunda siyaset te yok.

Bugün sütunum canım annelerimize.

Önce rahmete eren, annemin mezarını ziyaret ettim.Fatiha okudum. Yattığı yer nur,mezarı  cennet olsun. Sonda bütün annelere dua ediyorum. Onlara da aynı dileğimi tekrarlıyorum.

Ülkemizde hemen her hafta,her gün için bir etkinlik var.Ben bunların pek çoğunu yerinde bulurken,bir çoğunu da gereksiz görmekteyim.

Ancak anneler günü doğru ve gerekli bir gündür. Annelerimize senede bir gün yeterli  değildir. Onların değerini ben de dahil,bir çok kişi bilmemekte ama,kaybettikten sonra biliyoruz ama,neye yarar ?

Buradan uyarıyorum.Dün sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle annenizle buluşamaz,gönlünü almamış olabilirsiniz. Bugün gidin annelerinizin ellerinden, ayaklarından öpün,hayır dualarını alın. Ahrete intikal edenlerinde mümkünse mezarını gidip,Fatiha okuyun. Çünkü onlar bizim bu dünya ya gelişimiz ve bizi bugünlere gelmemizi sağlayan sebeplerden en önemlisidir.

Eski bir ata sözümüz var :

“Bağdat gibi diyar, Ana gibi yar olmaz.”

Ya da :

“  Baba ocağı,ana kucağı.”

Annelerimiz için ne kadar hizmet etsek,ne kadar onlara yardımcı olsak,onların hakkını ödeyemeyiz.Bu konuda dinimizde de bir çok açıklama ve uyarı bulunmaktadır. Peygamber Efendimizin uyarıları kulağımıza küpe olmalıdır.

Ana kokusu taze,pişmiş ekmek kokusu,mis gibidir.

Bir canımız yandığında,ayağımıza taş değdiğinde  anam diye  feryat ederiz.Canımız yandığında,hasta olduğumuzda baş ucumuzdan ayrılmazlar annelerimiz. Küçük yaşlardan itibaren çok hasta oldum. Kulaklarımda hala anamın sesi çınlar.:

“Sana gelen hastalık bana gelsin yavrum.Allah ömrümden alsın,sana versin yavrum” derdi.

Babam rahmete erdikten sonra kendisinin küçük evinde küçük bir odada yaşardı. Hemen her gün gider ihtiyacı olup olmadığını sorar,gönlünü alırdım.Evime getirmek isterdim. Gelmek istemezdi. Vefatından bir hafta önce evime getirdim.Geçmişte yaşadıklarımızı birlikte anlatırdık,kah güler,kah üzülürdük.Belleği çok sağlamdı, 50-60 yıllık olayları  dün gibi anlatırdı.1900 doğumluydu. Osmanlının son günlerini,seferberliği canlı bir tarih gibi bilirdi.

Bazen de çok çile çektiğini 3 yaşında anasından, 6 yaşında babasından mahrum olduğunu söyler,

“ Çok çile çektik oğlum, evlat acısı kadar acısını görmedim.Allah senin acını bana göstermesin Allahim’ diye dua ederdi.

Ana için yazacaklarımız bitmez.

Bu vesile ile bir kez daha bu dünyadan göçüp gitmiş annelerimizi  saygı ve rahmetle anarken hayatta olan bütün  can annelerimizin  gününü kutluyorum.

Bu yazı toplam 495 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.