1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Arakanlı Müslümanlar kimliksizleştiriliyor
Arakanlı Müslümanlar kimliksizleştiriliyor

Arakanlı Müslümanlar kimliksizleştiriliyor

İHH İnsani Yardım Vakfı Konya Şube Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, Bangladeş’te bulunan Arakan kamplarına ilk günden bu yana kesintisiz yardım yaptıklarını ifade etti. Uysal, Konya İHH olarak 1 milyon 200 bin liralık yardım götürdüklerini bildirdi

A+A-

 

İHH insani Yardım Vakfı Konya Şubesi, Arakan’da zulüm gören ve kendi topraklarından çıkarılan Arakan’lı Müslümanlara yardım elini uzatmaya devam ediyor. 25 Ağustos tarihinde başlayan süreçten bu yana Bangladeş’te kurulan kamplara sürekli yardım gönderen tek vakıf olan İHH İnsani Yardım Vakfı, zor şartlar altında kamplarda yaşamaya çalışan Müslümanların yanında olmaya devam ediyor. İHH İnsani Yardım Vakfı Konya Şubesi Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, Bangladeş’te bulunan Arakan kamplarını 4 kişilik heyetle ziyaret ettiklerini ve gerekli yardımları dağıttıklarını bildirdi. Bangladeşte resmi olarak tanınan Arakanlı sayısının 40 bin olduğunu ama resmi olmayan rakamlara göre 700 bin Arakanlı’nın bölgede olduğunu aktaran Başkan Uysal, Bangladeş’in mültecilik hakkı vererek baskı altında kalmamak için Arakanlıları resmi olarak kayıt altına almadığını söyledi.

6-001.jpg
TÜRKİYE’DEN 50 YIL GERİDELER

Arakan’ın 1982 yılında Myanmar Budist yönetimi tarafından işgal edildiğini ve o tarihten bu yana Arakanlılara hiçbir hak verilmediğini dile getiren Başkan Uysal, “1982 yılından beri vatandaş olarak tanınmayan Arakan’lılar acı içerisinde ve çok zor şartlar altında yaşıyor. Kimliksiz ve hiçbir hakka sahip olmadan eziyet çekiyorlar” dedi. Bangladeş’te en büyük kamp olan Balukali kampını gezdiklerini kaydeden Başkan Uysal, “Balukali kampını ziyaret ettik ve günlük bin adet gıda torbası ve bin adet temizlik maddesi içeren torbalar dağıttık. Ayrıca branda dağıttık. Kaldıkları barınakların üstünü brandayla örtüyor, altına hasır sererek yaşıyorlar. Gazyağı ocağı kullanıyorlar ve bu durum en azından Türkiye’de 50 yıl geriden geldiklerini gösteriyor. Elektriğin olmadığı bir kampta kalıyorlar. Jeneratörle bazı önemli işleri yapabiliyorlar. Bu kampta 20 bin aile var ve en az 100 bin insan kalıyor. Her gün her aile yardım alamıyor. Bizim verdiğimiz yardım bir aileye 15 gün yetmez zorunda” şeklinde konuştu.

KİŞİLİKLERİ BOZULMAK İSTENİYOR

Arakanlı Müslümanların Bangladeş’te kaldıkları kampların mahremiyet noktasında büyük sorun teşkil ettiğini bildiren Uysal, “Barınaklar birbirlerine çok yakın ve araları branda ayırıyor. Mahremiyetin olmaması insanların kişiliklerini bozuyor. Mahremiyetin bozulduğu yerde insan utanmaz, yüzsüzleşir ve arsızlaşır. Neyse ki bu kardeşlerimiz daha bozulmamış ama uzun ve kötü bir gidiş var. Kişiliklerin bozulmasının ikinci nedeni de sürekli almaya alışmış insan kitlesinin olması. Üretecek ve çalışacak bir yerleri yok. Bu insanlar başkalarından almaya mahkum ve mecbur bırakıldılar” diye konuştu. 25 Ağustos’tan bu yana Konya İHH olarak 1 milyon 200 bin liralık yardım götürdük ifadesini kullanan Uysal, İHH’dan başka kesintisiz olarak orada bulunan başka hiçbir dernek ve vakıfın olmadığını vurguladı.

9-002.jpg
AMERİKA MİSYONERLİK FAALİYETİ YÜRÜTÜYOR

Amerika’nın, bu katliamdan oluşan felaketin ve dramın sonuçlarını kendi lehine çabası içine girdiğini vurgulayan Uysal, “Bu huzursuzluğu bölgeye yerleşmek için bahane olarak kullanma amaç güdüyor. İnsanları uzun süre içerisinde kimliksizleştirerek Batı kimliğine adapte ederek devşirmek istiyor. Birleşmiş Milletlerin ve uluslararası örgütlerinde temel amacı bu. Özellikle yetim çocuklar ve kadınlar üzerinde çalışıyorlar. Eğitimini biz yaparız diyorlar. Bangladeş hükümeti de batıcı bir düşüncede olduğu için bundan şikayetçi olmuyor. Birleşmiş Milletler ve yan kuruluşlarına eğitim verme hakkı tanınırken bizim sivil toplum örgütlerimize izin verilmiyor. Maddi varlık değil, manevi ve kültürel varlıkların kaybolmasına neden oluyor” dedi. Türkiye’nin Bangladeş hükümetinden eğitim için izin alması gerektiğinin önemine dikkat çeken Uysal, “Biz Türkiye’den, Bangladeş hükümetini her ne pahasına olursa olsun ikna ederek kamplardaki eğitimin kendi kültürel yapımıza ve değerlerimize uygun bir şekilde düzenlenmesi için izin almasını istiyoruz. Teşkilat olarak üzerimize düşen ne var yapmaya hazırız. Sorunların yakıcı sonuçlarını en aza indirmek için devletimizin de devreye girmesini istiyoruz. Bölge bizim için uzak değil çok yakındır. Bu insanlar ümmetimize sadık ve mazlum insanlar. Bize bu anlamda çok yakındırlar” dedi.  

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.