1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Asayiş Ber Namal mı?
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Asayiş Ber Namal mı?

A+A-
“Polis merkezine saldırı”
“Keleşle taradılar”
“Balık Hali'nde silahlar konuştu. Feridiye Polis Karakolu tarandı”
“Meram İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde bulunan sivil polis aracına uzun namlulu silahlarla saldırı yapıldı. Saldırının sebebi ise balıkçıların yaptığı kavga olduğu ortaya çıktı.”
 “Ölen ya da yaralanın olmadığı olayın aynı gün sabah saatlerinde balıkçıların yaptığı silahlı kavganın devamı olduğu öğrenildi.”
“Balık dağıtımı yüzünden balıkçılar arasında yaşanan husumet 16 yaşındaki bir çocuğun mescitten çıkan iki kişiye silahlı saldırısı ile büyüdü. Yaralanan iki kişinin akrabaları tarafından Konya'nın merkez Meram İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına uzun namlulu silahla ateş açıldı. Polis araçları ile binanın camlarının hasar gördüğü olay yerinde inceleme yapan Konya İl Emniyet Müdürü Hüseyin Namal, olayın terör saldırısı olmadığını, sabah saatlerinde balık halinde silahla yaralama olayının devamı niteliğinde olduğunu açıkladı.”
Haber başlıkları ve açıklamalar üç aşağı beş yukarı bu şekilde yansıdı kamuoyuna.
Sıradan bir olay gibi…
Ama işin içine uzun namlulu Kaleşnikof marka bir gerilla silahı girince, hedef olarak da ilçe emniyet müdürlüğü ve polis karakolu olunca, üstelik de güpegündüz bir şarjör mermi boşaltılınca farklı şeyler düşünmeye sevk ediyor insanı.
Asayişte bir gevşeklik mi var sorusunu akla getiriyor?
Konyamız’da güçlü, çalışkan, fedakâr, birçok başarılı operasyona imza atmış emniyet güçlerine nazar mı değdi, bir duraklama dönemine mi giriliyor? diye soramadan edemiyorum doğrusu.
Mafyavari çeteleşmeler, haraç toplamalar, her sabah işe giderken gördüğüm akşamdan kalma kaldırımlara saçılmış kadın isimleri ve telefonlarının yazılı olduğu pusulalar neyin nesi acaba?!
Zafer’de, okul kenarlarındaki kaldırımlarda benim gördüklerimi polis görmüyor mu?
Zafer gibi bölgelerden güvenle geçmemizi sağlayan o güler yüzlü Yunus’ları niçin göremiyoruz?
Bu uzun namlulu Kaleşnikof marka gerilla silahı hangi markette satılıyor? Yoksa doğum günü hediyesi falan mı?!
“Bakın sizin çok güvendiğiniz, asayişinizi sağlayan emniyet güçlerine güpegündüz uzun namlulu silahlarla gözümüzü kırpmadan saldırabiliyoruz! Ona göre ayağınızı denk alın!” mı demek isteniyor, diye de düşünmüyor değilim.
Benimkisi bir kuruntu da olabilir; ki, inşallah öyledir.
Sayın Valimiz Aydın Nezih Doğan’ın; “Konya’yı, Türkiye’de bir marka şehri haline getirdik; Dünyada da marka şehir olabilmesi için şehrine değer katmaya alışık belediye başkanlarına ihtiyaçları olduğunu ve bugün Konya'nın şehrine değer katmayı bilenlerle yönetildiğini” vurguladığı Konya’mız; gerçekten fiziksel, ekonomik, ulaşım, üniversiteler, belediye hizmetleri gibi alanlarda hızla gelişen bir şehir olmakla birlikte kültür, eğitim, maneviyat alanlarında hızla çöküşe giden bir fotoğraf sergilemektedir.
Bir tesisin dört kez açılışının yapıldığı dönemlerden dört tesisin, hatta onlarca tesisin bir törenle topluma kazandırıldığı dönemlere geldik. Modern, devasa spor tesislerimiz bir taraftan açılıyor bir taraftan yenilerinin temelleri atılıyor. Evimin karşısında ve girişi 50 TL olduğundan ben bile gidemiyorsam da yarı olimpik havuzlarımız var gelir düzeyi yüksek olanlara… Ama buna paralel olarak eğitim alanında da taşları yerinden oynatan gelişmeler yapılamaz mı, çocuklarımızın maneviyatlarını, hissiyatlarını yükseltecek, fıtratlarına uygun eğitim alarak yetişmelerini sağlayacak?
Çocukların ellerine oyuncak tabletler vermekle dindar gençlik yetişmez; ancak sömürü düzenine, teknoloji patronlarına sadık, bağımlı, tüketici köleler yetişir. Belirleyicinin, söz sahibi olduğun bir teknolojiyle bu mümkün olabilir; tabi ”benim oğlum binâ okur, döner döner bir daha okur” türünden bilgileri de yenilemen, güncellemen şartıyla… Daha da önemlisi bu öğrencileri yetiştirecek öğretmenleri yetiştiren donanımlı eğitim kurumlarına ihtiyaç var, diye düşünüyorum.
Bu vesileyle fedakâr Konya Emniyet güçlerine güveniyoruz, geçmiş olsun dileklerimizle birlikte “Asayiş ber Namal” olsun istiyoruz.
Bu arada bir basın mensubu arkadaşımızın, SunTv muhabiri İsmail Uğurlu’nun, haber için gittiği Konya Şeker’de özel güvenlik güçlerinin zorbalığı ile karşılaşması; elinden zorla kamerası alınarak darp edilmesi, silah çekilmesi, hakaretlere ve küfürlü sözlere hedef olmasını şiddetle kınıyoruz. Özel güvenlik elemanlarının bu tür fevri hareketlerde bulunmasının Konya’nın yıldızı konumundaki bir kuruma zarar verdiği unutulmamalıdır.
Üç yıl önce bir program için fabrika önünden geçen ana cadde üzerindeki bir üst geçitten, fabrika ile uzaktan yakından bir ilgisi olmayan şehir görüntüleri alırken, aynı güvenlik elemanları koşarak geldiler, şahsıma da müdahale ettiler ve beni üst geçitten indirerek çekim yapmamı engellediler. Bu olayı da bu vesile ile ilk kez burada zikrediyorum. Kraldan fazla kralcılığa soyunmanın, yalakalığın, kurumlara zarar vereceğini; kişilerin geçici, kurumların ise kalıcı olduğunu unutmayalım. Şeffaf, hesap verebilen; nasıl olsa eninde sonunda hesaba çekileceğinin bilinciyle işini yapan bireyler olalım.
Vesselam. 
 
 
 
 
Bu yazı toplam 433 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.