1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. ÂŞIKÇA MEVLÂNA’YA...
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

ÂŞIKÇA MEVLÂNA’YA...

A+A-
“Haydi yürü de insanların ruhunu taze bir hayat ve ölçemeyecek bir rahmete boğ, bu suret âleminin ölülerini kendi mânâ ve aşkınla dirilt!...” diyenHz. Mevlâna’nın çeşitli etkinliklerle anıldığı ve günümüz insanına mesajlar verildiği birçok programın yanında TYB de 2011 yılı etkinliklerinin kırk dördüncüsünde “Âşıklarının Gözüyle Mevlâna”yı sundu.
Kur’ân ve Sünnet kaynağından beslenerek kendi çağdaşı insanlara ve kıyamete kadar yeryüzünde nasibi olanlara verdiği vasiyet niteliğindeki binlerce mesajdan birisi de şöyledir:
“Ben size; gizlice ve açıkça Allah’tan korkmayı, Az yemeyi, Az uyumayı, Az konuşmayı, Günahlardan çekinmeyi, Oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmeyi, Daima şehvetten kaçınmayı, Halkın eziyet ve cefasına dayanmayı, Avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmayı, Kerem sahibi Salih kişilerle beraber olmayı vasiyet ederim.  Çünkü insanların hayırlısı, insana faydası dokunandır. Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır.”
Hz. Mevlâna(k.s), Peygamber(s.a.v) yolunun “Aşk Yolu” olduğunu söyler.
“Peygamberimizin yolu aşktır. Aşk çocuklarıyız biz, anamız aşktır. Baht sana yâr olur, yaver kesilirse
Aşk, seninle işe güce girişir. Aşksız ömrü hesaba sayma! O, sayıdan dışarıda kalacaktır çünkü…”
Halk Âşıklarının dillerinden ve gönüllerinden dökülenlerden bazılarını, ummandan birer damlacık olarak verelim:
“Mazhar-ı aşk-ı Hudâ Hazret-i Mevlâna'dır
Menba-i sıdk u safâ Hazret-i Mevlâna'dır
Sert eser hükmeden İklîm-i Fenâfillâh'a
Şeh-i evreng-i bekâ Hazret-i Mevlâna'dır.”
 
“Ziyaretim Mevlâna’yı
Kabul et Allah aşkına
Bu fakiri divaneyi
Kabul et Allah aşkına!
 
Eşiğine yüzüm sürem
El bağlayıp divan duram
Büyük lütfun eyle kerem
Kabul et Allah aşkına!”
 
“Evliya Rütbesi sende,
Yolun güzeldir Mevlana
Ney çalınır, mest olunur
Halin güzeldir Mevlâna.
 
Hak ilhamı sinesinde
Tekelinde, binasında
Onun iman bahçesinde
Gülün güzeldir Mevlâna.
 
Nur her yana saçılıyor
İyi kötü seçiliyor
Her bir yana açılıyor
Kolun güzeldir Mevlâna.
 
Çobanoğlu sana hayran
Bir canım var Hakk’a kurban
Yetişmiş bir ehli insan
Dilin güzeldir Mevlâna.”
 
“Konya’ya gelip de konak eyleyen
Gelir seni ziyarete Mevlâna.
Hiç sormaya lüzum etmez görünür
Yeşili başında güzel Mevlâna.
 
Selimiye Camisi var eklidir
Müritlerin birbirinden dertlidir
Şair Şem’î dışarıda bekçidir
Çünkü Medine’ye gitti Mevlâna.”
 
“Benzeri bulunmaz yalan dünyada,
Ben bir yâr yitirdim, görmediniz mi?
Duydum ki ne mekân tutmuş Konya'da,
Ben bir yâr yitirdim, görmediniz mi?
 
Karaman'dan gelmiş, geçmiş bu yana,
Gül yüzlü, kokusu benzer reyhana,
Şems Tebriz'in talebesi Mevlâna,
Ben bir yâr yitirdim, görmediniz mi?
 
Yârimin isminin manası inci,
Gece bekçileri, otelci, hancı,
Köşe başında oturan dilenci,
Ben bir yâr yitirdim, görmediniz mi?
 
Emanetim olsun, unutman beni,
On yedi yüzyılın şairi Şem'î,
Kayıbın arıyor Âşık İmamî,
Ben bir yâr yitirdim, görmediniz mi?”
 
“Hoca Fakih, Hocacihan’ın demi,
Üçler'le bakışır ol âşık Şem’î,
Mevlâna’nın aşkı sarar sinemi,
Âbâd edip gitmiş Pir Gonyamızı.”
 
“Gökyüzünde nurdan ayak izleri,
Sema sema taşırır denizleri.
Hakk'a davet eder çaresizleri
Asırlardan beri yüce Mevlâna.”
 
“Şahiner düştüm izine
Sarıldım Hakk’ın sözüne
Âşığın gönül sazına
Giren sensin ya Mevlâna.”
 
“Ulu âbit âriflerin sesiyle
Aldı ele erenlerin tasıyla
Yaktı Şems’i onu aşk badesiyle
Girdi sevda kucağına Mevlâna.
 
Azgın nefse yaman vurdu silleyi
O koymuştu Hak yoluna kelleyi
Tebrizi’yle doldururken çileyi
Gitti halkın merağına Mevlâna.”
 
“Düşün Mevlâna’yı Yunus Emre’yi
Gönlümüzde sevgi muhabbet olsun,
Güzel bakıp güzel görsek her şeyi
Gönlümüzde sevgi muhabbet olsun.”
 
“Sevda tohumunu cihana ekti
Öksüz Ozan sırrın sineye çekti
Yetişti imdada ecelin vakti
Vardı vuslat durağına Mevlâna.”
 
Şeref “Gerçekleri ara bul” demiş,
“Boş yaşama, ilim öğren, dol” demiş,
“Yeter ki dön, bu kapıya gel” demiş,
Konya’da Hazreti Mevlâna vardır.
 
“Mesnevi’yi okuyunca anlarsın
Mânâda Hazreti Mevlâna vardır.
Gök kubbede ney sesini dinlersin
Sînede Hazreti Mevlâna vardır.”
 
“Âşık Halil der ki, o öldüğünü
Sayardı yâr ile vuslat düğünü
Bin iki yüz yetmiş üçün bir günü
Kavuştu dostuna ulu Mevlâna.”
 
Son bir dörtlük de fakirden olsun:
“Bir gece tatlı rüyamda
Çaresiz yol ayrımında;
Sen bizdensin, gel!” demiştin
Hakk’ı buldum dergâhında…”
Bu yazı toplam 679 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.