1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ASIL BAĞIMSIZLIĞA KAVUŞMAK!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ASIL BAĞIMSIZLIĞA KAVUŞMAK!

A+A-

Her ne kadar bağımsız ülke olsak ta gerçek bağımsızlık olmadığını konuyu geniş açıdan değerlendirebilen okurlarım bilirler. Evet, kendi sınırlarımız içerisinde bir takım özgürlük alanlarında esnek davranarak özgür bir yönetim sürdürüyor olabiliriz. Ama gerçekte durum başka. 
Bağımsızlık, ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinim duymak, ilgi görmek ve yön seçmek bakımından başkalarına bağlı olmama durumu olarak değerlendirilebilir.
Dünyada 250 civarında ülke bulunmakla birlikte birçoğunun bağımsız ülke olarak değerlendirilmesi aslında bir komedidir. Dünyamızda bağımsızlık anlamında değerlendirebileceğimiz ülke sayısı iki elin parmaklarını geçmez.   
Rus devlet destekli yayın ağı RT'nin yazarı İgor Molotov, Türkiye’nin gerçek bağımsızlık yolunda adımlar atarak Ortadoğu’nun temel gücü haline geldiğini ve bunun Rusya için olumlu bir gelişme olduğunu belirtmişti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesinin ardından sohbetin iyi geçtiğini övünerek söylediğini herkes çok iyi hatırlıyor. Erdoğan o görüşmeden çıktığında yorgun gözüküyordu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmenin ardından ise tamamen farklı tablo izledik. Her iki lider Ortadoğu'nun yeni tarihini açtı. Bu tablonun seyrine doyum olmazdı: özenli Putin ve güç dolu Erdoğan. Hemen Donald'ın Erdoğan'la anlaşamadığı anlaşılmıştı.
Tam anlamıyla istenen bağımsızlığa ulaşmada etkin gayret göstermemiz, milletçe birbirimize tutkun olmamız, küçük hesaplar peşinde koşarken büyük hesaplardan olmak bugüne kadar ki net bağımsızlığı kazanamamamızda baş faktör olmuştu. 
Ne zamanki dünya gerçekliğinin farkına varıp, doğru gözle görme ve doğru mantıkla değerlendirme planlarına kalkışmamızla birlikte buz dağının görünmeyen yüzünde ki gerçeklerle yüzleşmeye başladığımızı kimse inkâr edemez.
15 Temmuz darbe girişiminin temelinde ki baş etken bu idi. Türkiye’nin gerçek bağımsızlığa giden yolda ki kararlı tutumu karşısında şaşkınlığa uğrayıp, ağzından salyalar saçarak sağa sola saldıran kuduz it misali batı dünyasının bu kadar üzerimize gelmesinin sebebi budur.
Son yaşanan rahip Brunson mevzusunun özünde ki ana sebep te budur. Bu adam ülkemizde papazlık yapmaktan öte çok daha fazlasını yapıyor, içimize yerleştirilmiş bir ajan olarak ülke bütünlüğümüzün bozulması için etkin gayret gösteren bir adamdı. Kilit noktada ki bu adamın keşfi ve yakalanması karşısında evanjelistlerin bir anda saldırıya geçmesinin sebebi bölgenin etkin gücü olarak Türkiye’nin ileri yürüyüşünü kesecek planlı bir çabaydı. 
Şu anki şaşkınlıklarının başlıca sebebi yolun yarısında enselenmelerinden ileri geliyor. 
Plan içinde plan var mıdır?
Bilemem, o kadar ileriden gidiyorlar ki bazen akli melekelerim tıkanıyor, mantıklı yorum yapabilme noktasında tıkanıp kalıyorum. 
Şu anda papaz bahanesiyle Türkiye’ye dangalakça tehditler atarak salya sümük konuşmaya devam eden Amerikan anlayışının orta ve uzun vadeli planları konusunda gayret gösteren ve çözüm üretebilen teknik bir mekanizmanın ülkemizin kurumlarına kazandırılması gerekiyor. 
Artık bazı kurallar koymak ve oyunu kuralına göre oynamak gerekiyor. Bunun içinse samimiyetine güvenebileceğimiz kaç İslam ülkesi çıkar? İşte o kısmı muammadır. 
Biz inandığımız yolda dimdik yürümeye azimli olduğumuz sürece gerçek dost ve düşmanlar ortaya çıkacak. Karşımızda atılan her adımı tüm yönleriyle değerlendirebilen güçlü bir yapıya artık sahibiz.
Biz milletçe ve devletçe sorumlu olduğumuzdan mesulüz. Üzerimize düşeni yapacak gereğini en büyük makam olan rabbimizin tasarrufuna bırakacağız. Bunda da fert fert her birimize görev düşüyor. 
Kaçamazsınız.
Kaçarsanız, yutarlar.

Bu yazı toplam 615 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.