1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Asırlık geleneği yaşattılar
Asırlık geleneği yaşattılar

Asırlık geleneği yaşattılar

Hadim’in Gerez mahallesinde atlı gelin alma ve geleneksel düğün merasimi gerçekleştirildi.

A+A-

Gerez mahallesi muhtarı Mevlüt Kılıç, oğlu Tolga'nın düğün törenini yüzlerce yıllık geleneklere göre yaptı. Mahalle Muhtarı Mevlüt Kılıç, yaptığı açıklamada, düğün geleneklerinin çok eskiden beri süregeldiğini, günümüzde de aslına uygun şekilde devam ettirmeye özen gösterdiklerini söyledi.

DÜĞÜN ALAYI

Mahallelerinde 5 gün süren düğünün, "zahmetli ama tatlı bir telaş" olduğunu anlatan Kılıç, şöyle devam etti: "Düğünlerimiz perşembe günü oğlan tarafının evine bayrak asılmasıyla başlar. Ardından aynı gün 'heybe iletme' yapılır. Heybe iletmenin gayesi; oğlan tarafının, yani damadın kız evine ilk davetiyesidir. Düğüne özgü bayrağımızın ardında, tüm mahallelilerin katılımıyla düğün alayı oluşturulur. En önde düğün bayrağı, arkasında sırasıyla davulcu, delikanlı başı, tüfekçi, oğlan tarafının yakınları, heybeci, tefçi ve köylülerden oluşan düğün alayı ile heybe iletilir. Gelinin giyeceği, hediyeler ve takıları heybe içerisinde kız evine götürülür. Oğlan tarafının yakın akrabaları, 'dünürcü' adı altında kız evinin damında heybedekileri sergiler. Bu, bir nevi düğünün ilk günüdür."

Ertesi gün yöre halkını davet etmek için "okuntu" adı verilen gömlek, kumaş, havlu, çorap gibi hediyelerin dağıtıldığını dile getiren Kılıç, cumartesi günü ise gelin ve damadın evinde ayrı ayrı düzenlenen eğlencelerle düğünün devam ettiğini ifade etti.

Kılıç, akşam kız evinden gelen "hazırız" haberi üzerine, oğlan evindeki düğün alayının, bayrağın arkasından kız evine gittiğini, burada kına yakıldıktan sonra takı takıldığını aktardı.

GELİN ATLA ALINIR

Düğünlerinin bir şenlik havasında geçtiğini belirtti. Çocukluğundan beri düğünlerin hep aynı şekilde yapıldığını dile getiren Kılıç, "Düğünlerimizde gelinin atla alınması, dünürcülerin beyaz çarşaf giymesi, yüzlerini renkli yazmalarla kapatarak ata binmesi, düğün alayının oluşturulması gibi adetlerimizi devam ettiriyoruz" dedi.

Düğünlerde pazar gününün kazanlarda pişirilen et haşlaması, bulgur pilavı ve ayran ikramı ile devam ettiğini anlatan Kılıç, şunları kaydetti: "Yemek sonrası düğün alayı tekrar kurularak, kız evine doğru yola çıkılır. Yol boyunca davulcu davulunu çalar, tefçi de tefini. Eğlenceler düzenleyerek kız evine ulaşırız. Gelini, özel olarak süslediğimiz ata bindirerek oğlan evine yine eğlencelerle götürürüz. Ertesi günü sabahtan buğday, nohut ve fasulye ile hazırlanan yöresel yemeğimiz 'gölle' ikramımız olur. Kadınlar kendi arasında 'yüz açımı' yapar. Gelin yöresel gelinliğini giyer, oynar, davetlilerce takı takılır.

Perşembe günü bayrağın asılmasıyla başlayan düğün, pazartesi yine bayrağın indirilmesiyle sona erer." (Haber Merkezi)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.