1. HABERLER

  2. KONYA

  3. ASKON yeni döneme daha güçlü başlıyor
ASKON yeni döneme daha güçlü başlıyor

ASKON yeni döneme daha güçlü başlıyor

ASKON Konya Şubesi geçmiş dönem değerlendirilmesi ve yeni dönem planlamasını içeren Çalıştay Programı’nı Antalya’da 3 günlük bir program kapsamında gerçekleştirdi

A+A-

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği(ASKON) Konya Şubesi 2016 yılı Çalıştay Programı, Antalya Wind Of Lara Hotel’de gerçekleşti. 3 gün süren çalıştayda, faaliyetler, hedefler, geçmiş projeler masaya yatırılırken, katılımcılara eğitim programları verildi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekeriya Mızırak ile Ses Sanatçısı Ramazan Danış da çalıştayda katılımcılara eğıitim verdi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan ASKON Konya Şube Başkanı Yakup Yıldırım, şehrin en fazla üyeye sahip iş dünyası STK’sı olarak, yeni dönemde yine ses getirecek çalışmalar yapacaklarını ifadeetti. Yıldırım, “ASKON olarak yakın zamanda genel kurulumuzu tamamladık. Yeni yönetim kurulumuz oluşturduk. Çok programdan ziyarde, az ama nitelikli programlar yapmayı hedefledik. Geçtiğimiz dönem Konya ve ülke ekonomisine yönelik çalışmalarımızı yaptık. Dernek olarak, her alanda faaliyet gösterdik. İş dünyası ile ilgili çalışmalarımız yaparken, sosyal sorumluluktan taviz vermedik. Organize Sanayi Bölgesi projemizde önemli bir mesafe kat ettik. Bugünde bu çalıştayda, ne yaptığımız ve neler yapabileceğimizi ayrıntıları ile konuşuyoruz. İşadamları olarak ASKON çatısı aldında Konyamız ve ülkemiz için yine lokomotif olmaya devam edeceğiz” dedi. Çalıştayların son derece faydalı organizasyonlar olduğunu dile getiren Başkan Yakup Yıldırım, “Burada herşeyi ayrıntalıları ile konuşma fırsatı bulduk. Ben katılan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Yine eğitimler için buraya kadar gelip bizlere faydalı bilgiler veren Doç. Dr. Zekeriya Mızırak hocamıza ve Ramazan Danış beye teşekker ediyorum” dedi.

GÜÇLENDİĞİMİZDEN DOLAYI RAHATSIZLAR

Başkan beyin konuşmasının ardından eğitimlere geçildi. Doç. Dr. Zekiraya Mızırak, ‘Darbenin Ekonomiye Etkisi’ isimli sunum yaptı. Mızırak, “Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Petrol güzergahının merkezindeyiz. Her tarafımız kaynıyor. Olaylar hiç bitmiyor. Bu noktada darbeler, gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerin bir kaderi.1960’tan bu yana baktığmızda ülkemizde de darbe senaryolarını yaşadık. Türkiye’nin son yıllardaki yükselişi de üzerimizde kurulan oyunları artırdı. Mazlumların umudu olan ülkemiz, Afrika’da Asya’da, Arap Yarımadası’nda, Balkanlar’da heyecanla karşılanan bir ülke oldu. Her gittiğimiz yerde insanların umudu olduk. Cumhurbaşkanımız Somali’ye gidiyor, THY çalışanları öldürülüyor, bombalar patlıyor. Neden, çünkü Batı korkuyor. ‘Burayı biz sömürüyoruz, siz buranın umudu olamazsınız, burası bizim’ mesajı veriyor. TİKA’nın çalışmalarını zorlaştırıyorlar. Çünkü artık korku sardı. Biz tüm mazlum coğrafyara el uzatıyoruz, Müslümanlar’ın yanında oluyoruz diye bize rahat vermiyorlar” dedi.

15 TEMMUZ’DAN GÜÇLÜ ÇIKTIK

Darbelerin krizler getirdiğini ifade eden Mızırak, şunları kaydetti: “Ekonomik kriz darbeler kadar tehlikeli. Çünkü insanların hayalini çalıyorsnuz. Bütün kazancını bir gecede elinden alıp, götürüyorsunuz. Darbeler ekonomik kriz de getirdi.28 Şubat ülkemizden 300 milyar dolar kaybettirdi. 15 Temmuz’a gelirsek. Çok şükür ekonomide çok büyük etki oluşturmadı. Çekler dönmüyor, daralma var ama onlar genel şeyler. Şükür ortada bir iş var. Üretim var, satış var. Kredi notlarımız daha iyi olacak. 2001 yılında bir kitapçık atıldıdiye alt üst olan ekonomi,yüzlerce insan şehit oldu, kaos ortamı yaşatılmaya çalışıldı ama şimdi bir şey olmadı. Bütün darbelerin sebepleri şu;
Türkiye’nin imajını kurtarıp, sıkıntıları çözmek diye gerekçe gösterilir. Ama her darbenin mutlaka ve mutlaka ekonomik sonuçlarının olduğunu biz görüyoruz. 25 yılda bir hastane yapamayan bir ülke, 800 günde hastane yapan, 3 yılda hızlı tren yapan bir ülke haline geldi. 2002’den bu yana süren bu gelişim, faizlerin düşürülmesi, ekonominin sağlam olması 15 Temmuz’da bizi dik tuttu. Sömürülen halkımız, yatırımlara kavuştu. Ranta dayalı ekonomiden kurtulduk.”

PROTOKOL KURALLARI UYGULANMALI

Çalıştay’da ses sanatçısı Ramazan Danış da, protokol kuralları ile ilgili seminer verdi. Ramazan Danış, “3 yerde yaşarız. Özel alan, sosyal alan, kamusal alan. Özel alanda nezaket ve görgü kuralları geçerlidir. Kimse müdahele edemez. Sosyal alanda da nezaket ve görgü kuralları geçer. Otobüste, çarşıda bunları uygulamayız. En önemli alan kamusal alandır. Özel dikkat gerektirir. Protokol her yere ayak uydurabilmektir. Konya’da Konyalı, İtalya’da İtalyalı olmalı. Gitmeden önce kültürünü bilmelisiniz gittiğniz yerin. Gittiğiniz yere uyum sağlayın. Köye gittiğiniz de kravat takmayın mesala. Bugün anlattığım kurallar dünyada kabul görmüş kurallardır ve Osmanlı’dan doğmuştur. Protokolde bir insan imajını kıyafetiyle, nezaketini davranışıyla, bilgisini konuşmasıyla, görgüsünü yeme ve içmesiyle verir. Protokol hiyerarşik bir sıralama değil, itibar sıralamasıdır” dedi.
Çalıştay’ın basına kapalı kısmında, hedefler, projeler konuşuldu. Program soru-cevap ve kapanış bildirisi ile sona erdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.