1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. ATATÜRK’ün KONYA’YA GELİŞİ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

ATATÜRK’ün KONYA’YA GELİŞİ

A+A-

Bugün Ulu Önder Atatürk’ün Konya’ya gelişinin yıl dönümünü kutlamaktayız.
İsterseniz sevin, isterseniz takdir edin, isterseniz sevmeyin, o sizin bileceğiniz bir iş ama  Atatürk’ün Konya’ya gelişi sırasında yaşanan bir olayı size aktarmak istiyorum.
Atatürk yurt gezileri sırasında plan dışı bir şekilde Konya civarında treni durdurur. Yaverleri ve diplomat çevresine rayların karşısında duran küçük bir köyü gösterip :
Siz beni burada bekleyiniz, ve sakın peşimden gelmeyiniz. Yanımda Yunus bey olduğu halde gidip geleceğim köyü görmem lazım der !. Tüm itirazlara rağmen yanında Yunus Nadi bey ile köye doğru gider.
Köy yedi hanelik bir camisi olan oldukça fakir bir köydür. Atatürk ve Yunus bey sağa sola bakarlar köyde kimse yoktur. Sadece genç bir kızın sırtına alıp taşıya taşıya getirdiği, zayıf cılız yaşlı bir adam onları karşılar.
Yaşlı köylüye selam veren Atatürk : 
Biz uzun yoldan gelen Tanrı misafirleriyiz efendi dediğinde, yaşlı köylü : 
Hoş gelmişiniz ağalar ,başımız üstüne açsanız sofra kurayım ,değilseniz bir ayranımızı ikram edelim der.
Atatürk, Yunus Nadi beyle teşekkür ederek aç olmadıklarını ama ayran içebileceklerini iletir.
Yaşlı köylü genç kıza işaret ederek ayran ikram eder.
Atatürk ayranı içtikten hemen sonra neden köyün boş olduğunu sorar ; 
Yaşlı köylü kaşlarını çatarak : Bilmez misiniz ağalar Gazi paşa geliyor kasabaya, ahali onu karşılamaya gitti.
Atatürk gayet ciddi şekilde: Peki sen niye gitmedin bu kızcağızı alıp bak paşa geliyormuş.
Yaşlı köylü : Beni götürmediler, çok görmek istedim onu, yalvardım yakardım onca yolu çekemezsin dediler. Bir ayağımı Balkan harbinde bir ayağımı da Çanakkale’de yaraladım. Bu kızcağız torunumdur, annesi babası hastalıktan ölmüştür. Bana bakar benim elim kolum ayaklarımdır der.
Atatürk'ün gözlerine hüzün çökerek sorar :
Peki ola ki Gazi paşayı görseydin ona ne derdin ?
Yaşlı köylü genç kızın elini tutarak : Ne derdim biliyon mu ağa, hiç bir şey demezdim. O bize şu torunum gibilere İngilizin ,Fransızın ,Yunanın belasından kurtarıp aç da olsa namusuyla yaşayacağı bir vatan vermiş, bizi gavurun zulmünden kurtarmış.Bak ağa şu camiden gönül rahatlığı içinde ezan dinlememize sebep olmuş..
Ben Gazi paşaya ne derim.. Ha ayaklarım tutmaz amma yine çağırsın aha bu torunumu alır onun emrinde savaşa koşa koşa gelirim.
Bunu dinleyen Atatürk hüzünlü gözleri ile elini yaşlı köylünün omzuna koyup :
Benim milletim başkadır benim milletim bambaşkadır.Bu milletin bir ferdi olmak bambaşkadır... der.
O sırada Yunus Nadi bey gözyaşlarını mendili ile silmektedir....
+++
Tarkan Kırbıyık isimli bir okuyucum bana elektronik  bir ileti göndermiş. Okudum ve duygulandım. Bende sizinle  bu günde paylaşıyorum.
Tatil için İrlanda’ya gelmiştim ve buranın Millet Meclisini ziyaret ettim.
Millet meclisinde Atatürk’e minnet anıtı vardı. Çok şaşırdım!..
Girişler 55 EURO, sıraya girdim. Pasaportumu hazırladım. O esnada kapıda çok insan birikti. Ve polis bana içeri girebilirsiniz dedi.Bende ödemeyi çıkışta yapacağımızı düşündüm.
Birkaç saat geçtikten sonra çıkışa yöneldim ve borcumuz ne kadar diye sordum.
Polis elini uzattı ve “Türkiye pasaportuna sahip dostlarımızın borcu yok, Kemal Atatürk borcunuzu ödedi” dedi.
Nasıl bir zekadır ki, sayesinde 81 yıl sonra bile dış politikasının etkisini ve itibarını görüyoruz.
Bilmem anlatabildim mi?

kose888.jpg

Bu yazı toplam 2107 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.