1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Atatürk’ün Ölümü
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk’ün Ölümü

A+A-
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder, büyük lider Mustafa Kemal Atatürk’ün bugün ölüm yıl dönümü. Bu büyük insan ahrete intikal  edeli tam 77 yıl geçmiştir. Ruhu şad olsun.
Bugün tüm yurtta ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ve dış temsilciliklerimizde Atatürk anılacak. Fikirleri, Devlet yönetim şekli ve onun eserleri, onun devrimleri anlatılacak.Bugün Atatürk’ü anlayanlar var. Atatürk’ü istismar edenler var. Bunları iyi ayırt etmek lazım. Atatürk’ün arkasına saklanıp, belki de Atatürk’ün istemediği şeyleri yapanlar var. Kim bilir bu tür insanları Atatürk yaşayıp görseydi, sopa ile kovardı.
Atatürk yaşamında diyordu ki,''Beni görmek demek, behemehal yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi,benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.'' Modern, çağdaş bir okuyan bir millet meydana getirme yolundaki adımları unutulmaz.
İşte yaşadığı bir olay  :
Kral Edward İstanbul'a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı'na yanaşır. Atatürk de rıhtımda onu beklemektedir. Deniz dalgalı olduğundan, kralın bindiği motor, sürekli inip çıkmaktadır. İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sırada, eli yere değerek tozlanır.O sırada Atatürk elini uzatmış bulunduğundan, kral da ona elini uzatmadan önce mendiline silmek ister. Ama Atatürk hemen devreye girer ve:''Yurdumun toprağı temizdir, o elinizi kirletmez.'' diyerek kralı elinden tutup rıhtıma çıkarır.Atatürk, yurdumuzu ziyaret etmekte olan Yugoslav Kralı Aleksandr ile İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda konuşurken, konuk Kral şöyle der:
''Ekselans. Biz Türkleri çok severiz. O kadar çok ki, vaktiyle Cihan harbinin sonunda Lloyd George Batı Anadolu'yu Yunanistan'a teklif etmeden evvel bize teklif etmişti. Fakat biz Yugoslavlar, Türkleri çok sevdiğimiz için George'un bu önerisini kabul edip Anadolu seferine çıkmadık.''
Atatürk, Kral'ın bu sözlerine şu cevabı verir:
''Haşmetmap, evvela bize karşı olan sevginize teşekkür ederiz. Sonra büyük geçmiş olsun! ''
Muzaffer Kılıç anlatıyor:
Erzurum'dan kongre için Sivas'a geldiğimizde, Mustafa Kemal'in karargahı olarak, Sivas lisesini hazırlamışlardı. Paşa, kendisine hazırlanan odaları dolaşırken, yatak odasında, karyolanın arkasında bulunan sarı satırlı atlas yastık gözüne ilişti. Yastığın üzerinde, koyu renk bir ibrişimle işlenmiş şu beyit vardı:
Cihanın cahına mağrur olup incitme insanı. ( Dünyanın şaşasıyla gururlanıp incitme insanıları)
Süleman-ı zaman olsan bırakırsın bu eyvanı (Zamanın Süleymanı da olsan bırakırsın bu dünyayı)
Atatürk, yazıyı okuduktan sonra durdu. Mazhar Müfit Bey'i çağırttı. Beyti ona okuttu. Mazhar Müfit:
''Paşa'm, bu sizin için yazılmış değil.'' deyince, Atatürk:
''Bu uyarı hepimiz için ve her şey için bir prensip olmalıdır.'' cevabını verdi.
Sene 1938, 10 Kasım... İstanbul Üniversitesi'nde saat 9'u 5 geçenin meşum haberi duyulmuş... Bir alman profesör var, Hukuk Fakültesi'inde, o da duymuş, şaşırmış. Derse girsin mi, girmesin mi, bir türlü karar veremiyor. O sırada aklına rektöre müracaat etmek gelir. Kalkar, yanına gider. Aralarında şu konuşma geçer:
''Efendim, mütereddidim. Acaba ne yapsam? ''
''Sizde büyük bir adam ölünce ne yaparlarsa, onu yapın.'' İşte o zaman Alman profesör kollarını iki yana sarkıtarak:
''Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki....''der.
UNESCO’da Atatürk’ü şöyle tarif ediyor:
Uluslar arası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi; Olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş. Sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder; İnsan haklarına saygılı, Dünya barışının öncüsü; Bütün yaşamı boyunca insanlar arasında;
Renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen, eşsiz bir devlet adamı. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu.
  
Bu yazı toplam 94 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.