1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. ATEİST BİRİNİN AYASOFYA VE RUHBAN OKULUNU ZİYARETİ
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

ATEİST BİRİNİN AYASOFYA VE RUHBAN OKULUNU ZİYARETİ

A+A-

Elen’lerin(Yunan’lıların) Başbakanı Aleksis Çipras( bir zamanlar hani şu bizim bazı siyasi partilerin yere göğe sığdıramadığı Yunanlı Siyasetçi var ya işte o), Türkiye ziyareti ile olay oldu. Ayağının tozu ile Ayasofya ve Heybeli Ada Ruhban(papaz) okulunu ziyaret edeceğini açıklayıverdi. Oysa bu Çipras, normalinde bir ateistti. Çünkü Aleksis Çipras, başbakanlığa geldiği günlerden itibaren kendisinin bir ateist olduğunu açık ve net bir şekilde her platformda açıkladı durdu. Hatta Ocak 2015 tarihinde başbakanlık vazifesini üstlendiği zaman, Yunanistan’da bir buçuk asırdan bu yana devam ettirilen geleneği, yani Atina Başpiskoposu’nun huzurunda İncil’le el basarak yemin etmeyi, ben bir ateistim diyerek ret etmiş ve Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas’ın önünde “Yunan halkının çıkarlarına hizmet edeceğine” dair “lâik” bir yemin etmeyi tercih etmiştir. Elen’lerin ateist başbakanı o zamanlar bununla da yetinmemiş olacak ki Yunan hükümeti’nin ertesi gün yapılan göreve başlama töreninde de Atina Başpiskoposunun bulunmasına izin vermemiş, bakanlarının da kendisi gibi İncil’e el basmadan ant içmelerini istemiş ve böylece bu tören de 150 seneden bu yana ilk defa dinî unsurların yer almadığı bir tören olarak icra edilmişti. Elen Başbakanı Çipras ile kilisenin ilişkileri sonraki günlerde de bir hayli şenlikli geçmeye başlamıştı. Mesela 2018 yılı Temmuz ayında Mora adasında çıkan bir yangında çok sayıda Yunanlının ölmesinden sonra bir piskopos Çipras’ı suçlamış ve “Yangın Çipras’ın ateist olması yüzünden çıkmıştır. Onun ateist bir başbakan olmasından dolayı, Tanrı’nın gazabını çekiyor” diye açıklamalarda bulunmuştu!.. Yunanistan’ın ateist olduğunu her fırsatta açıklayan Başbakanı Aleksis Çipras, Türkiye’ye gelmiş ve 5 asır cami olarak kullanılmasına rağmen bugün hala Ortodoks dünyasının “en kutsal mâbed”i olarak kabul ettikleri Ayasofya’ya ve yine Ortodoks inancının en önemli dinî otorite merkezi olarak kabul ettikleri İstanbul Patrikhanesi’ne ve 1970’li yıllara kadar din adamı yetiştirmekle meşhur olmuş Heybeli Ada Ruhban Okulu’na ziyaretler de bulunmuştur. Ateist olan birisinin bu dini mabetler de ne işi vardır acaba? Bir kaç saatliğine de olsa İstanbul’da inanmış bir Hristiyan gibi davranma hevesi değildir gerçekler. “Yunan kimliği”nin gereklerini yerine getirme mecburiyetidir. Bazı kavramlar vardır iç içe girmiştir ve birbirinden ayrı düşünemezsin. Hatta bu imkansız gibi bir şeydir. Mesela bizde öne çıkan kimlikler vardır. Bu da Türk ve Müslüman kimliği. Türklük bedense Müslümanlık ruhtur ve birbirinden ayrılamazlar. Biri diğerine muhtaçtır ve beden yoksa ruh yoktur, ruh yoksa beden yoktur. Yani Müslüman Türk, İslamsız Türk olamaz, Müslümanlıkta Türk’lersiz olamaz. Türklerin veya kendini Türk hissedenlerin neredeyse hemen hemen hepsi aynı zamanda da Müslümandır. Bizde aklı başında olan herkes kendi kimliğini teşkil eden bu iki vasıftan birinin kendisinde olmamasını veya varlığını ortadan kaldırılmasını veyahut da dışarıdan bunlara bir müdahale olmasını asla kabul etmeyiz hatta böyle bir ihtimalin varlığını dahi düşünmeyiz. Ortodosksluk da Elenler(Yunanlılar) için hemen hemen aynı şeyleri ifade eder. Sosyal hayatlarını daima kontrol altında tutar. İtikattan ve inançtan folklorlarına kadar her şeylerine hâkim durumdadır ve bu dini unsur bize karşı 19. asrın ilk çeyreğinde başlayan Yunan bağımsızlık hareketinden İstiklâl Harbi’ne ve Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar her silahlı mücadelede derin bir rol oynamıştır. Bizim İstiklâl Savaşı’nda cephelerde askerlerimize öncülük eden manevî kahramanlar” kavramımız Yunan tarafında da “Türkler’e karşı savaşan azizler” olarak kabul görür ve Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı giriştiği savaşlar sırasında yapılmış bütün eski çizimlerde de mutlaka “papaz” ve “haç” motifleri ile süslenir. Ateist olan Elen Başbakanı Aleksis Çipras, Ayasofya’yı ve Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nu işte bu kimlikten dolayı, yani “Yunan” kimliğinin beraberindeki “Ortodoks” hüvviyetinin getirdiği zorunluluktan dolayı ziyaret etmiştir. Selam ve Dua İle! 

Bu yazı toplam 1779 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.