1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. ATEŞE DALIP YANMAYAN ALLAH DOSTU
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

ATEŞE DALIP YANMAYAN ALLAH DOSTU

A+A-

Yaşanan bir yangında ateşin içine dalıp yanmayan bir Allah (c.c) dostu ve ateşin yakmamasının sırrı…
Bağdat’ta bir yangın çıkmış, bir üstâdın iki oğlu ateş içinde kalmıştı. Feryâd ü figândan başka bir şey yapmaya kimsenin gücü yetmiyordu. O sırada oradan geçmekte olan Nûrî Hazretleri, hâdiseyi görünce hemen büyük bir şefkat ve merhametle ateşin içine daldı. Herkesin hayretli bakışları arasında ateş, sanki ona gülistân oluverdi ve Hazret-i Pîr, çocukları alevlerin ortasından hiçbir şey olmadan Cenâb-ı Hakk’ın izniyle çıkardı.
Bu durum üzerine çocukların babası son derece sevindi ve Nûrî Hazretleri’nin önüne bir kese altın koydu. Hazret-i Pîr, birden kaşlarını çattı ve şöyle dedi:
“–Eğer ben şu yaptığım yardımı Allah için değil de, bir ücret karşılığında yapmış olsaydım, senin oğullarını ateşin içinden kurtaramazdım!”
Ateşe girip yanmamanın sırrı nedir? Zîrâ ateşe girebilmek, ancak Allâh’a Halîl olan Hazret-i İbrâhim’in hâli ile hâllenmekle, yâni İbrâhimlikle mümkündür. Çünkü Hazret-i İbrâhim -aleyhisselâm-’ın ateşten korkup çekinmeyişi, kendisindeki Allah aşk ve muhabbeti ile teslîmiyetine mukâbil Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu yüce bir ikramdır.
Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri de, Hazret-i İbrâhim’e lutfedilen bu ikrâm-ı ilâhîden mülhem olarak kendisindeki vuslat arzusunun taşkınlığı dolayısıyla şöyle derdi:
“Eğer benim ile Allah arasında ateşten bir deniz olsaydı Rabb’ime olan iştiyâkımdan dolayı kendimi o ateşe atardım.”
Ancak şuna dikkat etmek lâzımdır ki;
Hazret-i İbrâhim’i yakmayan ateşi örnek alarak, herkesin kendisi hakkında da aynı neticenin zuhûrunu beklemesi, haddini bilmemek olur. Bunun sonu ise hüsrandır.
Hazret-i Mevlânâ, bu husûsu şöyle açıklar: “Allah yolunda ateşe girmek vardır. Lâkin ateşe atılmadan önce, kendinde İbrâhimlik olup olmadığını araştır! Çünkü ateş seni değil, İbrâhimleri tanır ve yakmaz!..”   Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mesnevî Bahçesinden bir testi su, Erkam Yayınları
GAFLET
Hazret-i Mevlana, Gafleti şu teşbihle ne güzel açıklamıştır:
"Kuzunun kurttan kaçmasına şaşılmaz! Zira kurt, kuzunun düşmanı ve avcısıdır! lâkin hayret edilecek şey; 
kuzunun kurda sevdalanmasıdır!" yani şeytanın insanı gaflete düşürmek istemesi tabiîdir! Çünkü şeytan, insanın düşmanıdır! İnsanın, Sırat-ı Müstakimden ayrılması ve cennetten mahrum olarak cehenneme duçar olması için uğraşır! lâkin tabiî olmayan, hayret edilecek husus, insanın düşmanına kendi rızasıyla boyun eğmesi, onun tuzaklarına koşa koşa gitmesidir! İşte bu ahmaklık gaflettir! 
Ya Rabbi! 
Bizleri nefsimizin gafletinden kurtar! Habib-i Edibi'nin muhteşem ahlâkından hisse alarak, gerçek bilenlerden olabilmeyi lütfeyle! istikametsizlikten, sebatsızlıktan, kararsızlıktan, tembellikten ve gafletten 
sana sığınırız! âmin!
İNSAN HAYATINDA TESİR EDEN ŞEYLER
İnsan şahsiyet ve karakterine tesir eden iki Tesir vardır:
1. Helâl kazanç, helâl gıda!
Herkes parayı kendisinin kullandığını zanneder! Hâlbuki ekseriyetle irade paradadır, sahibinde değil! Yani paranın manevi keyfiyeti, insanın şahsiyetine yön verir! Zira para yılan gibidir! Geldiği delikten gider! 
2. Beraberinde bulunduğun insan!
Eğer; dost edindiğin kişi, hayırlı bir kimseyse, seni hayra götürür! Fakat şerli bir kimseyse, o zaman seni şerre duçar eder! Bu hâle misal olarak; Kehf sûresi'nde anlatılan Kelbin, Salihlerle beraber oluşunun neticesi, ne güzel hikmetlerle doludur! Bunun tam tersi olarak da Nuh (a.s.)'ın karısının asilerle beraberliği yüzünden helâk olması, ne kadar ibretlidir! Demek ki; bugün, internetin kirli sokaklarından ve televizyonların menfi yayınlarından evlâtlarımızı korumak, ne kadar mühim ve elzemdir! 
Cenab-ı Hak! Gönlümüzün ve gözümüzün nuru, yüzümüzün akı ve tebessümü olacak; dinine, vatanına ve bayrağına sahip çıkacak bir nesil yetiştirmeyi nasip eylesin! Bu istikamette feyizli, bereketli ve rızayı ilâhîsine muvafık bir hizmet ömrü içinde yaşamaya muvaffak kılsın!

Bu yazı toplam 450 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar