1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. “Avrupa! Avrupa! Duyma Sesimizi!”
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

“Avrupa! Avrupa! Duyma Sesimizi!”

A+A-

Tanzimat’la resmen başlayan “Avrupa’yı üstün kendimizi geri görme hastalığı” asırlar sonra tümden tedavi edilmek üzere. İnşallah yakında (millet olarak, ümmet olarak) bu “illetten” tamamen kurtulacağız. Niye böyle oldu? Daha doğrusu Batıyı (Avrupa’yı) milletin gözünde, ümmetin gönlünde kimler, nasıl yüceltti? Sonra neler oldu da Ümmetin, milletin nezdinde batı sevgisi, batı hayranlığı, batı severliği çöktü/çöküyor.

Asırlarca Dünyayı, Avrupa’yı adaletle ve en güzel şekilde yöneten Osmanlı,  önce durakladı, sonra gerilemeye başladı. Bu “Sevgi İmparatorluğu” her devlet, her imparatorluk gibi zamanla yaşlanmaya ve dolayısı ile zayıflamaya başladı. (Dünyanın değişmez kanunu bu zaten)  Gerileme(yaşlılık) Döneminde askeri ve ekonomi alanlarında batıya karşı üst üste yenilgiler aldı.  Osmanlının, asırlarca küçümsediği, adam yerine koymadığı Batı (Avrupa),  Rönesans, Reform, Coğrafi Keşifler ve bilimde elde ettiği başarılar ile önce zenginliği ve ardından her alanda gücü elde etti.  Ardından başlayan sömürgecilik ve işgaller batıyı “dev ve acımasız” bir güce dönüşürdü. İşte bu dönemde başladı batı dışındaki coğrafyalarda, Batı(aşağılık) kompleksi. Bir zamanlar Batının Osmanlı karşısında yaşadığı bu manevi/psikolojik hastalık şimdi doğunun/ Osmanlının yakasına yapışmıştı. Bu dönemde Batı sürekli ilerledi. 24 Milyon km karelik Osmanlı, üç kıtada toprak sahibi olan İmparatorluk,  sürekli toprak kaybetti, sürekli mağlup oldu. Artarda Avrupa’daki,  Balkanlardaki, Karadeniz Kıyılarındaki, Ortadoğu’daki topraklar  elden çıktı. 1. Dünya Savaşından sonra ise elimizde kala kala 783  bin km kare toprak kaldı.    

Gün soldu devran döndü. Batı, tüm gücüne tüm gelişmişliğine rağmen,(tabi olarak)  hastalanmaya, zayıflamaya başladı. Tüm insanlığı, asırlarca büyük yalanlarla( adalet, eşitlik, özgürlük, medeniyet, insan hakları …) kandıran Batının hastalığı o kadar ilerledi ki gizlenemez hale geldi. Batının bu zafiyetini ilk önce keşfeden Osmanlının torunları, Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşları oldu. Çünkü bu vatanda yaşayan insanlar hiçbir zaman sömürgeye tabi olmadılar, fiilen köle olmadılar. Bazı yöneticilerimiz, bazı zenginlerimiz, bazı (güya) elitistlerimiz… Batıya hayranlık duysa da milletin çoğunluğu bu illetten kendisini korumayı bildi, Batının güç egemenliğini tanımadı. 

Bu dönemde batı o kadar büyük, o kadar açık fauller yapmaya başladı ki milletimiz şaşırdı kaldı.  Savunur gözüktüğü değerleri birbir çiğneyen Batı, artık bu milletin gözünde bir yalancı, bir ikiyüzlü, bir sahtekâr. Eli kanlı, karnı masum insanların kanları ile dolu, gönlü, dünyanın tümünü ateşe verecek kadar acımasız bir hırsla dolu kapitalist, katil ve emperyalist Batı, artık yolun sonuna yaklaşmak üzere. O da adaleti, iyiliği erdemi kaybeden tüm devletler gibi tarihin çöplüğüne gitmek üzere. Bu gidişte en büyük rolü inşallah bu millet üstlenecek. Batının Afrika’da, Amerika’da, Uzakdoğu’da, Ortadoğu’da tarih boyu yaptığı zulümler, gerçekleştirdiği emperyalist ameliyeler ümmet tarafından, mazlum milletler tarafından, birbir görülmeye ve dolayısı ile lanetlenmeye başlandı. “Demokrasi demokrasi” deyip Mısırda darbeyi savunan, sözünü dinlemeyen ve halkının çıkarlarını Batının çıkarlarından üstün tutan yöneticileri, değişik kumpaslarla alaşağı eden, “millet egemenliği en üstün güç”  deyip sömürdüğü krallıkları, sultanlıkları el üstünde tutan, “ülkeleri o ülkenin vatandaşlarının seçtiği insanlar yönetecek” deyip halkın seçtiklerini işine gelmeyince indiren, terör örgütlerine verdiği destekle Ortadoğuyu kan gölüne çeviren, Almanya’da, Hollanda’da, Avusturya’da terör örgütleri eli ile Cumhuriyetini tırpanlamaya, zayıflatmaya çalışan, “din ve vicdan özgürlüğü” bayrağını hiç elinden düşürmediği halde kendi ülkelerinde  sürekli camilere ve Müslümanlara karşı saldırılara çanak tutan … Batının gerçek yüzü kabak gibi görünmeye başladı. Tüm bu gelişmelerden sonra Türk milleti Türk halkı batıya dönüp haykırıyor :” Elveda Batı sana ebediyen elveda…” “Avrupa Avrupa Duyma sesimizi! Çünkü senin gerçek yüzünü, yalancı, kanlı, vahşi özünü, olaylara, hadiselere şaşı bakan gözünü… Gördük.” 

Bu yazı toplam 393 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.