1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. AVRUPA BİRLİĞİ’NDE ALGI SORUNU...
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

AVRUPA BİRLİĞİ’NDE ALGI SORUNU...

A+A-

Avrupa Birliği ülkelerinin bazı yetkilileri açıklamalarıyla şaşırtmaya devam ediyor. Gerçekleri sanki anlatamıyoruz gibime geliyor. Ya da diledikleri gibi anlamak ve algılamak istiyorlar. Avrupa Birliği’ne girmek için mabadını yırtan bir toplum değiliz. Olursa olur, olmazsa yolumuza bakarız modunda milletçe kararlı bir tutum içerisindeyken çıkıyor Juncker: "Mevcut şartlar altında Türkiye'nin hemen üye olması mümkün değil" diyor. Tamam, o halde adam gibi çıkın; “Türkiye’nin üyelik başvurusunu AB olarak reddediyoruz.” deyiverin de olsun bitsin bu iş… Sizde kurtulun bizde kurtulalım. Bu “Ne şiş yansın ne kebap!” mantığıyla attığınız adımlar bizi fazla kasmıyor. 
Allah sizi öyle bir duruma sokmuş ki iki ara bir derede kıvranıyorsunuz. AB masallarıyla dilediğiniz tarafa çekip çevirebileceğiniz Türkiye planlarınız tutmadığı için şaşkınlıktan ne yapacağınızı şaşırmış durumdasınız. 
Bugün Türkiye’de AB referandumu yapılsa halkın büyük çoğunluğu birliğe girmeyi açık ve net yüreklilikle reddeder. 
Bulgar medyasına konuşan Juncker ne buyurmuş: "Türkiye ile konuşmayı sürdürmeliyiz. Türkiye büyük adımlarla AB'den uzaklaşıyor ancak yeniden AB'ye yakınlaşmak isterse tabii ki yardım ederiz" ifadelerini kullanmış. Aslında buradan çıkan anlam şudur: Türkiye’nin AB üyeliği açıkçası askıya alınmıştır. Buradan bunu resmi ağızla açıklamak işimize gelmiyor. Ama olur ya, Türkiye yeniden bizimle yakınlaşmak isterse bizde bir ucundan tutarız” anlamında ki açıklamasının karşılığı; PKK ve FETÖ’ye sağladığımız onca desteğe rağmen Türkiye devlet olarak tüm bu tehditleri bertaraf ederek sıyrılmasını bildi. Ama bizde oyun bitmez. Sizi AB’ye alacağız masalıyla yeni bir sayfa daha açarak başka planları uygulamaya koyarız. Ola ki hedeflediğimiz Türkiye’nin parçalanması, İstanbul’un Bizans kültürüyle donatılması, doğuda ki adına Kürt devleti diyeceğimiz ama Ermenilere kurduracağımız Hristiyan devleti, KKTC’nin tamamen dindaşlarımız olan Rumlara peşkeş çekilmesi gibi planlarımızı gerçekleştirme uğruna yeni bir oyalama süreci başlatırız.” düşüncesiyle yeni manevralar planlama hayali kurmaya devam ederler. 
Türkiye’nin tüm bu kirli planlardan haberi var. Avrupa Birliği’nin aslında dine dayalı bir oluşum olduğunun da farkında… Ama bölgesel dengeler açısından yanaşmaya çalıştığımız bu toplulukta pek tabi ki dini olgularından taviz vermeye pek yanaşacak gibi görünmüyor. Gerçeği açık bir dille ifade eden bir remi ağız da çıkmıyor. Bunu yaptıkları takdirde karşılarına dikilecek dev İslam sancağının korkusu ve paranoyasıyla yaşıyorlar. Kendilerince Türkiye’ye karşı takınılacak tavrın karşılığının İslam ülkeleri ittifakının ortaya çıkması ihtimali bile uykularını kaçırıyor. 
Vakti zamanında İngiltere başta olmak üzere farklı Avrupa ülkelerinden gönderdikleri misyonerler fitneleriyle devindirdikleri İslami hassasiyet çizgisinde sapmaların yeniden ters yüz olmasıyla İslam toplumlarının hilafet çatısı altında şahlanmasının endişesini yaşıyorlar. Uzun yıllar vererek yozlaştırmak suretiyle insanlarımızın, uzaklaştırıp yabancılaştırıldıkları İslami değerlerle yeniden bütünleşme adımları atması kâbusuyla yatıp kalkıyorlar.
Gelinen noktada Türk halkının bu garabete girmeyi istemediğini biri şunlara açıklasın. Bundan 30 yıl öncesi için geçerli olan düşüncelerin açıkçası bugün karşılığı yok. 
Eğer referandum yapılırsa açık ve net düşüncem; Avrupa Birliğine Hayır doğrultusundadır.
Bizim yerimiz İslam ülkelerinin uyanışına vesile olacak ve kalkınmasında motor rol oynayacak İslam Birliği’dir. Mevcut şartlar altında İslam ülkeleri olarak tanımladığımız bazı devletlerin düşünce ve mantık açısından bakıldığında bahsi geçen çizgiden fersahlarca uzak olduğunu da biliyoruz. Şu gerçeğin de farkındayız; İslam ülkelerinin yönetimini üslenmiş adına Devlet Başkanı ya da Cumhurbaşkanı denilen ama gerçekte birer diktatör olan liderlerin arkasında halkları yok. Üfürseniz yıkılacakları dış güdümlü saltanatlarının da geçerliliği olamaz.
O halde çizgimiz İslam’ca bir sistemle tesis edilmiş birlikteliğin ortaya konmasıdır. Hayal veya fantezilerle atılacak ucuz kahramanlık adımlarının İslam ümmeti üzerinde oynanan oyunlara merhem olmayacağı, kan ve gözyaşının kesilmeyeceği bir yapının devam edeceği gün gibi ortadadır.   
Başlığı bir kez daha okur musunuz?
Aslında her şeyin farkındalar. Korkuları; atacakları yanlış bir adım, bugüne değin dejenerasyonla zayıflatarak aciz konuma düşürdükleri bir ümmetin şuurlanmasıdır.  

Bu yazı toplam 931 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.