1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. AVRUPA BİRLİĞİNE GİREBİLİR MİYİZ?
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

AVRUPA BİRLİĞİNE GİREBİLİR MİYİZ?

A+A-

Avrupa Parlamentosu son oturumunda Türkiye’nin üyelik müracaatını şimdilik kaydıyla durdurdu. Aslında Avrupa Birliğine alabilmeleri için bazı konularda yeterli (!) görmedikleri Türkiye’nin o konularda göstereceği ilerlemeye göre değerlendirerek karar vereceklerini bildirmişler, biz de o konularda gösterdiğimiz gelişme faaliyetlerine göre onlardan onay alarak yenilerini tamamlamaya çalışıyorduk.

Fakat bir de ne görelim? 2005 yılının ekim ayında başlayan üyelik müzakere süreci, tamamlanan her dosyanın ardından maalesef, olumsuzluk raporları ile kesintiye uğruyor ve bir yenisinin açılmasına izin verilmiyor.

Bu durum günümüze kadar böyle devam edip geldi ve böyle gideceğe de benziyor.

Bunun tabii olarak bir sebebi olmalı. Daha önceki yazımda da söylediğim gibi, Avrupa Birliği başlangıçtan beri bir Müslüman Ülke olarak bizi aralarında görmek istememektedirler. Bu doğru. Fakat buna rağmen müzakere sürecini de başlatmış bulunuyor.

Aslında onlar, bu süreç içinde Türkiye’nin kendilerinin beklediği gelişmeyi gösteremeyeceğinden emin oldukları için bu süreci başlatmışlardı. Fakat bu konuda yanıldıklarını gördüler.

Bu durum karşısında ‘sizi almak istemiyoruz’ da diyemiyorlar. Buna mukabil işi savsaklama yolunu tercih etmiş görünüyorlar.

Geçmişe şöyle bir bakacak olursak: Müzakere sürecinin başladığı 2005 yılından bu yana Türkiye’nin, beklemedikleri şekilde bir gelişme gösterdiğini ve standartlarını yükselttiğini söyleyebiliriz.

Bu durum ise onları sadece şaşırtmakla kalmadı. Çünkü Türkiye bu süre sonunda yükselen bir güç olarak karşılarına çıktı. Bu durum hem beklemedikleri ve hem de asla istemedikleri bir durum idi.

Onlar ise sözde Türkiye’nin yükselmesini istermiş gibi görünseler de aslında asla bunun yanında yer alamazlardı.

Bu durum karşısında radikalliklerini hatırladılar ve olmayacağını söylemek yerine oyalama taktiklerine devam ettiler.

Bu sefer de Türkiye uzun yıllardan beri yaşadığı terörle mücadeleyi bitirme yoluna girmişti. Bu da onların işine gelmiyordu. Yine aynı terane ve bu sefer de açılan dosyaların yetersiz olduğu bahanesine sığınmaya çalıştılar.

Feto’yu açığa düşüren ve fetö ile mücadeleyi başarılı bir şekilde sürdüren Türkiye onların istemedikleri ve beklemedikleri bir olay olarak karşılarına çıktı. Bu sefer de bu durumdan rahatsız oldular.

Üstelik anarşistleri sınırımızın güneyinde yerleştirerek bizi her fırsatta rahatsız etmeyi hedeflemişlerken, Türkiye ‘Fırat Kalkanı’ harekâtını başlattı ve bunda da muvaffak oldu. Bu da onların beklemedikleri ve istemedikleri bir gelişme olarak karşılarına çıktı. Bundan daha çok rahatsız oldular.

Hâsılı Türkiye gelişen ve yükselen bir değer olarak karşılarına çıkmış bulunuyor. Bütün bunları görmezden gelerek ‘Ey Türkiye sana helâl olsun, gel bizim içimizde yerini al’ diyecek değiller.

Kendilerine yakışanı yaptılar ve yeni bir dosya açmak yerine engellemenin çeşitlerine müracaat etmeyi daha uygun buldular.

Sonuç: Türkiye bir Hıristiyan Lobisinin içinde yer alamaz. Doğrusu onlar bunu istemez.

Bu yazı toplam 261 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.